ARSLAN, ÖZ-PETROL-İŞ GENEL KURULUNA VİDEO KONFERANS İLE KATILDI

11 Temmuz 2020 12:31, Haberler


ARSLAN, ÖZ-PETROL-İŞ GENEL KURULUNA VİDEO KONFERANS İLE KATILDI

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 11 Temmuz 2020 tarihinde Konfederasyonumuza bağlı Öz Petrol-İş Sendikası 5. Olağan Genel Kurulu’na video konferans yöntemiyle katıldı.

Öz Petrol-İş Sendikasının 5. Olağan Genel Kurulu, 11 Temmuz 2020 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Genel Kurula Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ Genel Başkanvekili Av. Hüseyin Öz, Öz Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Kudret Örgel,  HAK-İŞ İstanbul İl Başkanı Mustafa Şişman ve Konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın Genel Başkanları ve Yönetim Kurulu üyeleri, Şube başkanları ile Öz Petrol-İş Sendikası delegelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Arslan: “Pandemiyle mücadelede öncülük yapıyoruz”

Genel Başkanımız Arslan, video konferans yöntemiyle katıldığı Öz Petrol-İş Sendikası 5. Olağan Genel Kurulu’nun petrol ve kimya emekçileri için hayırlı olması dileğinde bulundu.

Pandemiden dolayı Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini belirten Arslan, genel kurulun sosyal mesafe kuralına uygun olarak başarıyla toplanmasının önemine vurgu yaptı.

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız ile bir toplantı gerçekleştirdiklerini ve kendisine, yeni normalleşme sürecine geçişte uyulması gereken kurallar hakkında teklifte bulunduklarını ve tekliflerin kabul gördüğünü hatırlatan Arslan, “Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Bakanlarımız ve ilgili muhataplarımız, bizden hem teşkilatımızın hem de kamuoyunun bilgilendirilerek uyarılması ve sıkıntıların en aza indirilmesi hususunda destek beklediklerini ifade ettiler. Biz en baştan bu yana üyelerimiz ve halkımızın salgın konusunda duyarlılık göstermesi için çaba sarf ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

Henüz Covid-19’a karşı bir aşının bulunamadığına dikkat çeken Arslan, “Tüm kardeşlerimizden istirham ediyorum; tedbiri elden bırakmayalım. İş sağlığı, iş güvenliği konusunda ihmalkar davranmayalım, iş yerlerimizin ve işverenlerimizin ihmalkar davranmalarına izin vermeyelim” uyarısında bulundu.

“7 Milyona Yakın Emekçiye Ulaşmamız Gerekiyor”

Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in önümüzdeki Ekim ayında, mücadelesinde 45 yılı dolduracağını belirten Arslan, şunları kaydetti: “HAK-İŞ’in 45 yıllık mücadelesi hem çalışma hayatına hem ülkemize hem de insanlığa çok değer katmıştır. 2011 yılında 150 bine yakın üyesiyle Türkiye’nin önemli bir sivil toplum örgütü, önemli bir işçi Konfederasyonu olan HAK-İŞ, bugün üye sayısını 700 bine yaklaştırarak önemli bir başarıya imza atmıştır. Ancak bu, HAK-İŞ için yeterli değildir. 14 milyona yakın kayıtlı çalışanın olduğu ülkemizde, 700 binleri asla ve asla yeterli göremeyiz. Bizim 7 milyona yakın emekçiye ulaşmamız gerekiyor.”

“Kıdemle ilgili itiraz ve taleplerimizi yaparken rasyonel olmaya çalışıyoruz”

Genel Başkanımız Arslan, devam eden kıdem tartışmalarına da değindi. Arslan, kıdem tazminatı tartışmalarının yaklaşık bir buçuk aydır devam ettiğini belirterek, şunları söyledi: “Kıdem tazminatı konusu yeniden gündemimize geldi. Bu süreç içerisinde HAK-İŞ bazı farkındalıkları ortaya koydu. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve ilgili siyasilerle tek tek görüşerek kıdem tazminatı konusundaki hassasiyetlerimizi ifade ettik. Diğer taraftan, sivil toplum örgütleri ve sendikalar olarak birlikte hareket ederek, bu sorunun çözümü konusunda öncülük ve liderlik yaptık. Bir taraftan da kamuoyunu doğru bilgilendirerek yanlış anlamaları gidermeye çalıştık. HAK-İŞ’ten beklenen, her zaman olduğu gibi makul ölçüler içerisinde içerisinde hareket etmesidir. İtiraz ve eleştirilerimizi yaparken dengeli ve hakkaniyetli bir tutum sergilemeye çalıştık. Türkiye Koronavirüs salgını karşısında büyük bir sınav vermektedir.  Bu salgını en az hasarla, en az kayıpla atlatmak konusunda birlikte büyük bir sınav veriyoruz. Bu sınavda önemli başarılara imza attık. Hem sağlık alt yapımızın güçlü olması hem sağlık çalışanlarımızın tecrübeli olmasından dolayı, hem de ülke olarak erken tedbir alarak önemli bir başarıya imza attık. Bu başarının elde edilmesinde emekçilerin payı çok büyüktür.  İş başında kaybettiğimiz kardeşlerimiz var. Onlara Allah’tan rahmet diliyorum. İşini kaybeden, kısa çalışmak zorunda olan, ücretsiz izne çıkarılan veya hala çalışmaya başlayamayan pek çok arkadaşlarımızın sorunları çözüm beklerken, kıdem tazminatı tartışmalarının zamanı olmadığını her platformda ifade ettik.

“Kıdem Tazminatı’nda yapılmak istene değişiklik aceleye getirilmemeli”

HAK-İŞ olarak kıdem tazminatı konusundaki görüşlerimiz diğer konfederasyonlardan farklıdır. Biz kıdem tazminatı mevzuatında bazı zorlukların olduğunu ve bunların giderilmesini istiyoruz. Örneğin bir yılınızı tamamlayamazsanız kıdem tazminatı alamıyorsunuz, kendi isteğinizle istifa ederseniz kıdem tazminatı alamıyorsunuz ya da 25/2’inci maddenin düzenlemelerinden dolayı kıdem tazminatı alamıyorsunuz. Diyoruz ki, başta tavan uygulamasının kaldırılması, sürelerin yeniden gözden geçirilmesi ve insanların kendi isteğiyle ayrılsalar bile çalıştıkları süre kadar kıdem tazminatına ulaşmaları gerekiyor. Bunlar mevcut mevzuattaki eksikliklerdir. Bunların düzeltilmesi için kıdem tazminatında yeni bir düzenlemeyi ihtiyaç var, var olan haklarımızın güvence altına alındığı, kazanılmış haklarımızdan geriye gitmeden eksiklikleri giderilmesi için müzakereye hazırız. Bunu her platforma ifade ettik, ancak bugün zamanı değil. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımıza doğrudan mesajlarımızı ilettik ve bu konuya müdahil olmasını istedik. Ülkenin bu kadar sorunu varken, bu kadar zor bir süreçten geçerken, kıdem tazminatı gibi toplumun yarıdan fazlasını doğrudan ilgilendiren bir konuda alelacele düzenleme yapılmaya çalışılmasının doğru olmadığını ifade ettik.

“Kıdem tazminatında mücadelemiz, kazanılmış haklarımızdan geriye gitmeden yeni hedeflere ulaşmaktır”

HAK-İŞ olarak açık, şeffaf, dürüst ve samimi davrandık. Bunun elbette bedelleri oldu. Meydanlarda başka masada başka konuşmadık. Riyakâr davranmadık.  Getirilmek istenen düzenlemelerin bizim taleplerimiz ile uzaktan yakından alakası olmadığını bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu düzenleme hem yöntem hem usul hem de içerik olarak bizim taleplerimizden uzaktır. Bizim mücadelemiz kıdem tazminatı konusunda var olan kazanılmış haklarımızı korumak ve hakların daha ileriye götürülmesi mücadelesidir. Kıdem tazminatı konusu makul bir dönemde taleplerimizi dikkate alan bir şekilde önümüze gelirse bunu konuşmaya ve tartışmaya hazırız.  HAK-İŞ olarak kırmızıçizgimiz kazanılmış haklarımızdan geriye gitmeden yeni hedeflere ulaşmaktır.  Bizim sendikal mücadelemiz sadece savunma yapmaktan geçmiyor. Bizim mücadelemiz atılım yapmaktan, atak yapmaktan geçiyor. Sadece savuma hattında kaldığımızda mevzilerimizin ve kırımızı çizgilerimizin tek tek ele geçirileceğini biliyoruz. Türkiye’nin son yıllarda terörle mücadelede izlediği başarılı yol gibi bizde bu konuda savunma hattımızı daha ileriye kurarak, yeni taleplerde bulunacağız. 12 Eylül Darbesi yüzünden kıdem tazminatı konusunda geriye gidildi. 12 Eylül Darbesi yönetimine genel sekreterlerini bakan verenlerin o gün kırmızı çizgilerinden bahsetmezken, bugün bahsetmeleri hiç de anlamlı gözükmüyor.”

“İş kazalarının önlenmesinde zihniyet değişimine ihtiyacımız var”

HAK-İŞ’e bağlı sendikaların iş güvenliği ve iş sağlığı konusunda yaptıkları çalışmaları taktir ettiğini belirten Arslan, şöyle konuştu: “Özellikle sendikalarımızın HAK-İŞ MEYEB ile yaptıkları işbirliği ile iş kollarındaki sorunların somut hale getirilmesi ve sorunların çözümü noktasında irade ortaya koymaları bizleri sevindirmektedir. En son Sakarya Hendek’te havai fişek fabrikası patlamasında kaybettiğimiz kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Aslında bu kazanın muhatapları ile görüştüğümüzde, fabrikanın uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi konusunda çalışma yapıldığını öğreniyoruz. Ancak standartlara rağmen bu vahim olayın yaşanması düşündürücüdür. Bu konuda tedbirsiz davrananlar ve gereken önlemleri almayanlar hakkında gerekenlerin yapılmasını istiyoruz. Gencecik evlatlarımızın hayatlarını kaybetmesine neden olanlardan gereken hesabın sorulmasını istiyoruz. İş kazalarının yaşanmaması için ülkemizde düzenlemeler oldu, yasalar çıkartıldı, ama ne yazık ki hala iş kazalarının önüne geçemiyoruz. Burada toplum olarak zihniyet değişimine ihtiyacımız var. Bu zihniyet değişiminin de en iyi yolu örgütlenmedir. Gerçekleşen tüm felaketler örgütsüz ve toplu iş sözleşmesiz iş yerlerinde meydana geliyor.  Geleceğimiz için, sağlığımız için, gencecik kardeşlerimizi kaybetmememiz için mutlaka örgütlülüğe ihtiyacımız var. Daha güçlü örgütlülük için HAK-İŞ’e ihtiyaç var. HAK-İŞ’in güçlü olması, Türkiye’nin güçlü olmasıdır. O yüzden sizlerden ricam, mazeret üretmeden mücadele etmeye devam etmenizdir.”

Genel Başkanımız Arslan, Öz Petrol İş Genel Başkanı ve ekibine çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, genel kurulun hayırlara vesile olması diledi.

HAK-İŞ Genel Başkan Vekilimiz Av. Hüseyin Öz,  Öz Petrol-İş Sendikası 5. Olağan Genel Kurulunda Divan Başkanlığını yaptı.

HAK-İŞ Genel Başkan Vekilimiz Av. Hüseyin Öz, Sakarya’nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasından patlayıcı maddeleri taşıyan ekibin yaşamış olduğu patlamanın yürekleri yaktığını belirterek, bir emekçinin canının yanması, hepimizin canının yanması demektir. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı bakımından gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının takipçisi olacağız. Dünyanın en zor işlerini yaparak hayatını idame ettirmeye çalışan, her gün evinden çıkıp işine giderek elini taşın altına koyan emekçi kardeşlerimizin hakkını savunmak bizim boynumuzun borcudur” dedi.

“Bir emekçinin iş kazasında canının yanması, hepimizin canının yanması demektir”

Patlamanın ardından olay mahalline ulaşarak incelemelerde bulunduklarını hatırlatan Öz, “Hizmet-İş Sendikamız üyesi yaralı emekçi kardeşlerimiz ile patlama yerinde görev yapmakta olan Jandarma timine mensup askerlerimizi hastanelerde ziyaret ettik. Sağlık durumları ile ilgili bilgi aldık, aileleri ile bir araya gelerek onların acılarını ve üzüntülerini paylaştık. Biz HAK-İŞ Konfederasyonu olarak büyük bir aileyiz. Üyelerimizden birini canının yanması, hepimizin canının yanması demektir. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı bakımından gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının takipçisi olacağız. Dünyanın en zor işlerini yaparak hayatını idame ettirmeye çalışan, her gün evinden çıkıp işine giderek elini taşın altına koyan emekçi kardeşlerimizin hakkını savunmak bizim boynumuzun borcudur” diye konuştu.

“Öz Petrol-İş ilkeli bir sendikamızdır”

Öz Petrol-İş Sendikası’nın bundan 8 yıl önce, duruşunu “İşçilerin Sosyal ve Ekonomik Özlük Haklarını Güçlendirmek İçin Varız” sloganıyla netleştirmiş, ilkeli bir sendika olduğunu belirten Öz, “Öz Petrol-İş Sendikamız çok zor bir sektörde, güçlü rakiplere karşı örgütlenmeye çalışıyor. Petro-Kimya ve lastik sektöründe kendine özgün bir yer edinmeye çalışıyor. Öz Petrol-İş’in giriştiği bu mücadeleyi takdir ile karşılıyoruz” dedi.

“Ayasofya’nın tekrar camiye dönüştürülmesi bizi mutlu etti”

Ayasofya’nın tekrar camiye dönüştürülmesin kararını değerlendiren Öz, karanın mutluluk verici olduğunu söyledi.

Öz, şöyle konuştu: “Ayasofya Camii’nin müzeye dönüştürülmesine ilişkin geçmiş dönemlere ilişkin bakanlar kurulu kararı, Danıştay 10. Dairesinin kararı ile iptal edilmiş ve Sayın Cumhurbaşkanımızın kararı ile de Ayasofya, yeniden asli misyonuna kavuşturulmuştur. Fatih Sultan Mehmet Han ve şanlı ordusu tarafından fethedilen İstanbul’un sembolü olan Ayasofya’nın tekrar camiye dönüştürülmesi bizi mutlu etti. Ayasofya’nın tekrar camiye dönüştürülmesi sürecinde katkısı olan Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Adalet Bakanımıza, Danıştay 10. Dairesinin çok kıymetli başkanına ve üyelerine, sürecin bugüne getirilmesinde katkısı olan tüm STK temsilcilerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

Öz’den Mescid-i Aksa ve Endülüs Emevi Camii hatırlatması

Ayasofya’nın asli misyonuna dönüştürülmesine kararına karşı çıkmanın anlamsız olduğunu ifade eden Öz, karara karşı çıkanlara Mescid-i Aksa ile Endülüs Emevi Camii’nin durumunu hatırlattı. Öz, şu ifadeleri kullandı: “Karara itiraz edenlere, Miracın sembolü Mescid-i Aksa’yı ve İspanya’nın Fethi’nin sembolü Endülüs Emevi Camii’nin bugünkü durumunu hatırlatmak istiyorum. Mescid-i Aksa ile Endülüs Emevi Camileri bugün hala işgal altındadır ve gerçek misyonlarını yerine getiremez durumdadır. 700 yıllık Endülüs Emevi Devleti’nin hakimiyeti döneminde inşa edilen Endülüs Emevi Camii’nin içerisine şapel yerleştirilmiştir. Bugün, orada ibadet etmeyi bir tarafa bırakın, dua etmek bile Müslümanlara yasaklanmış durumdadır. Ayasofya Camii’ne karşı çıkanları, Müslümanların bu miraslarına sahip çıkmada da hassas olmaya davet ediyorum.”

5. Olağan Genel Kurulun hayırlı olmasını dileyen Genel Başkan Vekilimiz Öz, seçilenlere yeni görevlerinde başarı diledi.

Öz Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Kudret Örgel de yaptığı konuşmada, “Önümüzdeki dönem sendikamız için çok önemli. Yeni üyelerimiz ve yeni iş yerlerimizin verdiği itici güçle sendikamızı büyütmeli ve geliştirmeliyiz. Kardeş sendikalarımızın bu konuda bizlere vereceği destekler için şimdiden teşekkür ediyorum” dedi.





HABERE AİT GÖRSELLER :

11 Temmuz 2020 12:31, Haberler


© 2020 HAK-İŞ Konfederasyonu