ARSLAN BOYDAK HOLDİNG TİS İMZA TÖRENİ’NE KATILDI

21 Mart 2015 14:00, Haberler


ARSLAN BOYDAK HOLDİNG TİS İMZA TÖRENİ’NE KATILDI

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 21 Mart 2015 tarihinde Boydak Holding merkezinde gerçekleştirilen konfederasyonumuza bağlı Çelik-İş Sendikası, Öz Ağaç-İş Sendikası ve Öz İplik-İş Sendikası ile Boydak Holding arasında yaklaşık 10 bin işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imza törenine katıldı.

Törene Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve Boydak Holding Yönetim Kurulu üyesi ve CEO’su Memduh BOYDAK’ın yanı sıra, Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Cengiz Gül, Öz Ağaç-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp Karadereli, Öz İplik iş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Settar Aslan ve HAK-İŞ Genel Sekreteri Dr. Osman Yıldız ile Üst düzey yöneticiler ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

Boydak: “  TİS İş Barışına Yönelik Model Oluşturabilecek Bir Çalışmanın Sonucu”

İmza Töreni’nin açılış konuşmasını gerçekleştiren Boydak Holding Yönetim Kurulu üyesi ve CEO’su Memduh Boydak, Türkiye’nin iş barışına yönelik model oluşturabilecek bir çalışmanın sonucunda bir araya gelindiğini ifade etti.

Boydak, “ Bildiğiniz üzere bir süredir devam eden Toplu İş Sözleşmelerinde sendikalarımız ve şirketlerimiz arasında mutabakat sağlanmış ve süreç sonucunda çalışanlarımıza ortalama %20 zam oranı verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu yıl ve gelecek yıl uygulanacak olan bu zamlar, günümüz ekonomik koşulları düşünüldüğünde BOYDAK Holding’in en önemli paydaşı olarak gördüğü çalışanlarına verdiği önemin bir göstergesidir” dedi.

Her zaman için işin merkezine işçilerini koyduklarını dile getiren Boydak, “ hedeflerimizi ideallerimizi daima çalışanlarımızla paylaştık, iç anadolunun en büyük şirketi olan Boydak Holding olarak 14 bin çalışanımız ile geçmişten beri omuz omuza iş barışını zedelemeden ve büyük bir aile olmanın tüm sorumluluğunu hissederek bugünlere geldik” dedi.

“Endüstriyel Barışın Sürekliliği İçin İçtenlikle Çaba Harcayan HAK-İŞ’e Teşekkür Ederim”

Çalışanları ve HAK-İŞ Konfederasyonu’na teşekkürü borç bildiğinin altını çizen Boydak, “ Hepinizin huzurunda 58 yıldır yüzümüzü kara çıkarmayan bizlerle birlikte yürüyen çalışanlarımıza endüstriyel barışın sürekliliği için içtenlikle çaba harcayan HAK-İŞ’e teşekkür ederim. Bugünden sonra da el ele yan yana yürüyerek hem faaliyet gösterdiğimiz bölgelerimizde hem de ülkemize hizmet etmeye devam edeceğimizi belirtirim” dedi.

Arslan: “Kayseri Ve Türkiye  Bir Sevdayı Temsil Ediyor”

Kayseri ve Türkiye’nin bir sevdayı temsil ettiğini ifade eden Arslan, “ Kayseri ve Türkiye bizim sevdamız, bu sevdamızın bir yönü ülkemizin birliğini, bütünlüğünü, geleceğini, barışını ve kardeşliğini tesis etme sevdası, bir yönüyle de üretimi, verimliliği, insanca yaşamayı, hakça adaletle paylaşılmış bir çalışma hayatını, endüstriyel ilişkiler sistemini oluşturma sevdası” dedi.

Bu iki sevdanın bir sonucu olarak imzalanacak olan Toplu İş Sözleşmesini gösteren Arslan, “ Bugün burada, bu masada gerçekten zor bir süreci başarılı bir şekilde sonuçlandırmanın gururunu onurunu yaşıyoruz. Gerçekten zor bir süreçti. Bu süreçte Sayın Başkan ve Holding’in yönetim kurulunun ortaya koyduğu samimiyet ve sorunu çözme iradesi, öteki tarafta da sendikalarımızın gerçekten sorumlu davranışları sürecin bu noktaya gelmesinde büyük pay sahibi olmuştur.  Konfederasyonumuz Genel Başkan Yardımcısı Settar Aslan ve Genel Sekreterimiz bu süreçte aktif olarak yer aldılar. Bu sürecin sonuçlandırılmasında da katkıları ve emekleri oldu. Onlara da gerçekten teşekkür ediyorum” dedi.

“HAK-İŞ Her Zaman İşçi ve İşveren İlişkilerini Bir Aile Olarak Görüyor”

HAK-İŞ’in her zaman işçi ve işveren ilişkilerini bir aile olarak gördüğünü vurgulayan Arslan, “ BOYDAK HOLDİNG’te bizim ailemizin bir parçası, burada iş barışının sağlanması, işyerlerinde üretimin artması, çalışanlarımızın insanca yaşayabilecekleri, asgari ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, namerde muhtaç olmadan hayatını idame ettirebilecekleri bir ücret talebimiz oldu. Biz işletmenin şartlarını, rekabet gücünü, verimini ve geleceğe ait hedeflerini de dikkate alan bir sendikal anlayışı temsil ediyoruz. Sadece ücret talep eden sadece daha fazla zam isteyen ve sadece kendi bakış açısı ile kendi taleplerini dile getiren sendikalcığı biz HAK-İŞ’in sendikacılığına uygun bulmuyoruz. Tam tersi taleplerimizi haklarımızı, sonuna kadar savunacağız ama geleceğimizi ekmeğimizi aşımızı gördüğümüz bu işletmeye de sahip çıkacağız. Biz bu anlayış içerisinde hareket ediyoruz. Bu anlayış doğrultusunda uzun yıllardır. Buradayız ve olmaya da devam edeceğiz” dedi.

“ Kayıtdışı İle Mücadele Konusunda Türkiye İstenilen Noktada Değil”

Türkiye’nin yeni bir sürece girmesine rağmen bir çok konunun hala eskide kalmasının anlam verilemeyecek olduğunu kaydeden Arslan, kayıtdışı ile mücadele konusunda Türkiyenin istenilen noktada olmadığını, TÜİK tarafından açıklanan son istatistiklere göre %33 civarında olan kayıtdışı istihdam sorununun OECD ve AB ülkeleri arasındaki en yüksek rakam olduğunu, Dünya’nın en büyük 16. Ekonomisi olan Türkiye’ye yakışmadığını belirtti.

Ülkemizde kayıtdışılığın adeta teşvik edildiği ve ödüllendirildiği bir modelin HAK-İŞ tarafından kabul edilemez olduğunun altını çizen Arslan, kayıtdışılığın en önemli mücadele araçlarından birisi olarak sendikal mücadeleyi işaret etti.

“ Sendikaların Olduğu Yerde Kayıtdışılık Olamaz”

Arslan, “ Sendikaların olduğu yerde kayıtdışı olamaz. O yüzden sendikalaşmanın önünde de en büyük engel olarak bunu görüyoruz. Kayıtdışı ile mücadelenin en büyük enstrümanı sendikacılık, ama sendikacılığa karşı maalesef bir cephe oluşturuluyor. O yüzden sendikasız iş yerlerinde hem kayıtdışılığın olması hem de haksız rekabet ile karşı karşıya kalınması açıkçası bizi üzüyor. Bunun için biz bütün kurumları, işletmeleri birlikte mücadeleye etmeye davet ediyoruz. Biz kayıtdışı mücadelede ne kadar başarılı olursak, sendikalı iş yerlerinin sayısını ne kadar arttırırsak, haksız rekabeti o oranda azaltmış olacağız. Bu bir ülke meselesidir. Türkiye’nin ihracatının, büyümesinin, üretiminin arttırılmasının, istihdamın arttırılmasının, en temel hususlarından bir tanesi bu konu ile mücadele etmektir” dedi.

Devletin ücretliler ve kayıtlı işletmeler üzerinde yürüttüğü vergi politikalarını eleştiren Arslan, “ Bizim  bu konuda itirazlarımız var. Buradaki itirazımız kayıtlı iş yerlerinin sayısının arttırılarak vergi dilimlerinin azaltılmasında bir kısım teşviklerle kayıtlı iş yerlerinin desteklenmesini istiyoruz.  TİSK ve TOBB ile yaptığımız görüşmelerde de bu amacı yineledik.  Bu konuda birlikte çalışarak kayıtlı ve sendikalı iş yerlerinin bir kısım kayıpları teşviklerle geri almak hususunda birlikte çalışmamız gerekiyor. Bu sendikal yaşamın geleceğini de derinden etkiliyor” dedi.

Ülkemizde sendikalara üye sayısının az olduğunu belirten Arslan, “Maalesef şu an Türkiye’de 13 milyon sigortalı var ve bunların sadece 1 milyon 300 bini sendikaya üye. Bu da çok düşük bir rakam.  Türkiye’nin bölgede bir dünya gücü olabilmesi için bu hususları aşması gerekiyor” dedi.

“ BOYDAK Holding Sendikalı Yaşam Konusunda Hassas Davranıyor”

BOYDAK Holdin’in bu konuda hassa davrandığını ifade eden Arslan, “ Kayseri’de bu konuda BOYDAK’ları kutlamak istiyorum. Uzun süredir sendikal örgütlülük olan bir işletmedeyiz. Burada bulunmaktan ve birlikte çalışmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Heryerde olduğu gibi BOYDAK Holding bünyesindeki çalışanlarında, işletmeninde sorunları olacağına dikkat çeken Arslan, asıl önemli olan hususun sorunlarla mücadele şekli olduğunu kaydetti.

Sorunların çözümünde barışçı yöntemlerle ve empati kurularak başarının yakalanacağının altını çizen Arslan, “ Birbirimizle empati kurarak, çalışanlarıyla, çalıştıranlarıyla ve sendikasıyla topyekün olarak aile gördüğümüz BOYDAK ve sendikalarımızın aile içerisinde olabilecek ufak sorunları çözebilme iradesini de ortaya koyması gerekiyordu. Bence bu Toplu İş Sözleşmesi’nin en önemli tarafı bütün bu olumsuzluklara rağmen bir çözüm noktasında buluşmamız. Sayın Başkan’ında ifade ettiği gibi hedefledikleri rakamların çok üzerinde bir zamma ulaştık. Tabii ki arkadaşlarımızın beklentileri ve talepleri daha yüksek ücret alma ve daha fazla sosyal hak kazanımıdır. Bu da doğal, onların taleplerini de saygı ile karşılıyoruz. İşverenimizin bu konudaki fedakarlığını ve geldiğimiz noktayı önemsiyoruz” dedi.

“ TİS Çalışmalarında Gelinen Nokta Kayseri’ye Armağan Olsun”

Toplu İş Sözleşmesinin 21 Mart tarihine denk gelmesinin de anlamlı olduğunu ifade eden Arslan, “ Bu gün hem Türkler hem Kürtler hem de Orta Asya’daki bütün kavimler için önemli bir gün olan nevruzun  kutlandığı zaman. Bu vesile ile bayramımız kutlu olsun, nevruzumuz kutlu olsun.

Toplu İş Sözleşmesi’nde gelinen noktanın Kayseri armağan olması dileğini vurgulayan Arslan, “ Toplu sözleşmemiz hayırlar getirsin inşallah. Sendika olarak burada emeği geçen bütün arkadaşlarımı ve işverenlerimizi kutluyorum” dedi.

“ HAK-İŞ Barış Demektir, Kardeşlik Demektir”

Kayseri’deki bütün çalışanları ve işletmeleri HAK-İŞ çatısı altında toplanmaya davet eden Arslan, “ Burada organize sanayi bölgesindeki sendikasız Toplu İş Sözleşmesiz, iş yerlerindeki bütün emekçilerimize de buradan çağrı yapıyoruz. Gelin HAK-İŞ bünyesinde sizinle birlikte çalışacak HAK-İŞ kadroları ile buluşun. İşverenlerimize de çağrı yapıyoruz. HAK-İŞ barış demektir. Kardeşlik demektir. Dayanışma demektir. HAK-İŞ ile olmaları konusunda onlara da davette bulunuyoruz. Umuyorum ki Organize Sanayi Bölgesinde sadece Boydak Grubu ve bir kısım gruplarlarla değil bütün sanayideki işletmelerle kısa zamanda buluşma imkanımız olur” dedi.

Tören, Toplu İş Sözleşmesi imzalanması ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

HABERE AİT GÖRSELLER :

21 Mart 2015 14:00, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu