ARSLAN, “ULUSAL İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KONSEPTİ OLUŞTURULMALI”

12 Eylül 2014 14:00, Haberler


ARSLAN, “ULUSAL İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KONSEPTİ OLUŞTURULMALI”

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Türkiye’nin bir ulusal iş sağlığı ve iş güvenliği konseptini oluşturması gerektiğini belirtirken, iş sağlığı ve güvenliği başta olmak üzere yapılacak bütün çalışmalarda insanın temel alınması gerektiğini ifade etti.

 

Arslan, 11 Eylül 2014 tarihinde Kanal A Haber Bültenine ve Kanal 24’de Elif Çakır’ın sunduğu Söz Bitmeden programlarına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından 12 Eylül tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda düzenlenecek olan toplantıya değinen Arslan, “Şu ana kadar ayrıntılar verilmedi ama öyle zannediyorum ki başta iş kazaları olmak üzere çalışma hayatının sorunları istişare edilecek. Biz de bu konuda HAK-İŞ olarak hem çalışma hayatının genel sorunları, hem de iş sağlığı ve iş güvenliği konusundaki HAK-İŞ’in görüşlerini Sayın Başbakana sunmak istiyoruz” dedi.

İş sağlığı ve iş güveliği ile ilgili hazırlanacak olan eylem planında istişare makamı olarak sendikaların görüşlerinin önemli olduğunu ifade eden Arslan, “Birincisi Türkiye Cumhuriyeti devleti, hükümeti, sosyal taraflar, işçiler, işverenler ve millet olarak bir ulusal iş sağlığı ve iş güvenliği konseptini oluşturmamız gerekiyor. Bu konseptin oluşturulmasında, bütün tarafların özgür biçimde düşüncelerini, fikirlerini, görüşlerini ifade edebildiği bağımsız bir kurula dönüştürülmesi gerekiyor” dedi.

 

Şu anda bir iş sağlığı ve iş güvenliği konseyi ve mevzuatının olduğunu, ama bunun sorunu çözmeye yetmediğini, ortada bir zihniyet sorunu olduğunu dile getiren Arslan, “Bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunun altını çizmemiz gerekiyor. Maalesef dünyadaki gelişmeler de bunu gösteriyor. Eğer siz bazı tedbirleri almazsanız insanı kaybedersiniz. Onun için biz diyoruz ki bütün çalışmalarda iş sağlığı ve iş güvenliği başta olmak üzere bütün mevzuatımızın temeli, esası insan olmalı. İnsan için yapıyoruz bunları” dedi.

 

Şu andaki uygulamada insanın bir meta haline getirildiğini üzüntü ile ifade eden Arslan, “İnsan maalesef makinanın bir parçası, kömürün parçası. İnsan nerede? Maalesef inşaatın bir parçası olmuş. Üretimin, karın daha çok kazancın bir parçası haline getirilmiş. Adeta bir makine parçası gibi değerlendiriliyor. Böyle baktığınız zamanda insan önemini kaybediyor. Buradan sonra öne çıkan Rezidansın fiyatı oluyor. Daha ucuza bina yapmak daha pahalıya satmak geliyor. Sonuçta bu zihniyetle iş kazaları kaçınılmaz hale geliyor” dedi.

 

İstanbul’da gerçekleşen ve 10 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan asansör kazasına dikkat çeken ve inşaat alanına asansörün kurulması konusunda izlenecek prosedür hakkında bilgi veren Arslan, asansörün projelendirilmesi, imalatı ve işletmesi konusundaki prosedürün eksiksiz yerine getirilmesi halinde bu kazanın olmayacağını söyledi. Bu tür rezidansların bütün dünyada yapıldığına, ancak benzer kazaların oralarda olmadığına dikkat çeken Arslan, “Ortada bir sorun var. Olayda sadece oradaki firma sahibi hata yaptı dersek olayın başını kaybetmiş oluruz. Önemli olan proje-imalat ve işletme” dedi.

 

Türkiye’de 1 milyon 500 bine yakın işyeri olduğunu, ancak bunları denetleyecek iş sağlığı ve güvenliği müfettişi sayısının bin civarında bulunduğunu ifade eden Arslan, İşyerlerini denetleyecek iş sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarının ücretlerini denetledikleri kurumlardan alması çok yanlış. Bizim bununla ilgili önerilerimiz var. Bunların işletmenin bütçesinden bağımsız bir yerden maaş alması gerekiyor. Görevlerini yapabilmeleri için işletme sahiplerine mahkum olmamalı” dedi.

 

Sendikaların Örgütlü olduğu iş yerleri ile örgütlü olunmayan iş yerleri arasındaki iş kazalarında büyük farklılıklar olduğunu belirten Arslan, “İş kazaları örgütlü olduğumuz yerlerde minimize edilmiş oluyor. Çünkü sendika o işletmenin patronunun elemanı değil” dedi.

 


HABERE AİT GÖRSELLER :

12 Eylül 2014 14:00, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu