YILDIZ, AB KOMİSYONU ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTISINA KATILDI

24 Ocak 2014 14:00, Haberler


YILDIZ, AB KOMİSYONU ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTISINA KATILDI

 

Konfederasyonumuz Genel Sekreteri Dr. Osman Yıldız, 21 Ocak 2014 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen AB Komisyonu, Türkiye’de Sendikal Haklar Üst Düzey Çalışma Grubu toplantısına katıldı.

 

Genel Sekreterimiz Dr. Osman Yıldız Türkiye’den işçi ve memur konfederasyonları temsilcilerinin ’de katılımıyla Brüksel’de gerçekleştirilen ve sendikal hakların ele alındığı toplantıda yapığı konuşmada, 19. Faslın açılması gerektiğini; 6356 sayılı kanunun olumlu ve olumsuz yönlerini, olumsuz yönleri hakkında yapılması gerekenleri açıkladı. Yıldız, HAK-İŞ’in Türkiye’de sendikal örgütlenme açısından yeni önerisini sundu.

 

19. Faslın açılmasına yönelik Çalışma Grubunun kurulmasını önemsediğini belirten Yıldız, Kanunun onaylandığı gün HAK-İŞ’in bu konuda yaptığı açıklamaları hatırlattı. Yıldız, HAK-İŞ’in yeni kanunu isteyen ve çok farklı mücadeleleri ortaya koyan sosyal taraf ve kararlı davranan erk sahibi bir konfederasyon olduğunu belirterek, diğer sosyal taraflardan farklı ve öncü bir rol oynadığını söyledi. Yıldız 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun olumlu yönlerini şu şekilde sıraladı.

 

“1. Noter şartı kalkmıştır. İşkolu sayısı 28’den 20’ye düşürülüyor.

 

2. Sendika kurucusu olmak için ‘işçi’ olmak yeterli sayılacaktır. Türkçe okur-yazar olmak ve aynı işkolunda çalışıyor olmak şartları aranmayacaktır.

 

3. Sendika üyeliği yaşı 15’e indirilmiştir.

 

4. Sendikalar, ‘üyelik’ ve ‘dayanışma’ aidatlarını eşitleyebilecektir. Mevcut durumda, sendikaya üye olmayan işçi, daha az dayanışma aidatı ödeyerek sözleşmeden yararlanabiliyordu.

 

5. Yetki davalarıyla ilgili süreçler kısalıyor.

 

6. İşkolu itirazları, Toplu İş Sözleşmesi için ‘bekletici sebep’ sayılamayacaktır.

 

7. Sendika işyeri temsilcilerinin güvencelerinde iyileştirmeler yapıldı. Sendika ve şubenin amatör yönetim kurulu üyeleri de güvencelerden yararlanabilecektir.

 

8. Sendikalar, yeminli malî müşavirlerden denetim raporu alacaktır.

 

9. Yüksek Hakem Kurulu’na, Türk-İş’in yanında HAK-İŞ ve DİSK temsilcileri de kendi konfederasyonları ile ilgili uyuşmazlıklarda katılabilecektir.

 

10. Grev gözcüleri için barınak ve çadır yasağı kaldırılmıştır.

 

11.Sendika kuruluşuyla ilgili eksikliklerde, Valiliklerce doğrudan kapatma davası açmak yerine süre verilerek düzeltme istenecektir.

 

12. Sendika üyeliğinde noter şartı gecikmeyle kaldırılıyor.

 

13. Aynı işkolunda ve aynı işyerinde birden fazla sendikaya üyelik yasağı korunurken; farklı işyerlerinde farklı sendikalara üyelik mümkün hale gelmiştir.”

 

Yıldız, kanun süreci ile ilerlemeci bir sürecin başladığını vurgularken noter şartının kalkmasını bir kanıt olarak gösterdi. Yıldız, “Noter Şartının kaldırılmasıyla birlikte bilinçsiz bir örgütlenme sorunu yaşanmamıştır” dedi. Yıldız, kanunun 2 temel konuda negatif özelliğe sahip olduğunu belirterek şunları kaydetti.

 

“Barajlar akla ziyan bir şekilde zaman içinde yükselen özelliğe sahiptir. Bunu izah etmek mümkün değildir. %1'in üzerindeki barajlar tartışma konusu değil, savunulabilir ve sürdürülebilir değil. %1 barajda sendikalar devre dışı. Brüksel'de hiç izah edilemiyor. SGK kayıtları sistemine geçtik. Hedefimiz olmayan kitlenin baraj olarak faturasını ödüyoruz.

 

Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra 1,5 yıl geçti. Ortaya çıkan deneyim 100 sendikanın yarısının baraj altında kalması olmuştur. %2 ve %3 tartışma konusu bile değildir. HAK-İŞ olarak sıfır bara istiyoruz. Ancak tek karar verici aktör biz değiliz. Aktörlerden biriyiz. Uzlaşma adına %1'in altında makbul bir baraj konuşulabilir.

 

Diğer negatif boyut ise "Sendika Özgürlüğü Güvencesi" başlığı altında örgütlülük çalışması taşıyan 25. Madde ile getirilen sınırlamadır. 30 kişinin altında işçi çalıştıran iş yerlerindeki sendikal güvenceyi kaldıran anlayışı kabul etmek ve anlamak mümkün değildir.

 

Yıldız, artık çözümün adının konması ve bir takvim oluşturulması gerektiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:

 

“Çözümün adı konsun. Bunu bir eylem planı veya takvimiyle yapabiliriz. Brüksel'e ÇSGB, AB Bakanları, HAK-İŞ, TÜRK-İŞ, TOBB, TİSK Başkanları olarak ortak ziyaret ettik. Bu komitede bu sosyal diyalog girişimlerinin bir yansıması olarak ortaya çıkmış oldu. Sosyal diyalog her zaman olumlu sonuçlar doğurur. Kanun değişikliği açılış kriteri olarak yapılsın, ancak kapanış kriteri olarak barajlar ve 25. Maddenin değişiminin gerçekleştirilmesini istiyoruz.

 

Çözüm odaklı bir gayretin içerisinde olmalıyız. 19. Faslın açılmamasının hiç kimseye faydası yoktur. KİK'te de önemli bir karar aldık. Bir perspektif dâhilinde 19. Fasıl müzakereye açılsın dedik. Barajlar konusunda Konfederasyon başkanları arasında informal arayışlar var. Çözüme katkı sağlayacağını umuyorum. TİSK'in de yaklaşımları genelde olumludur”

 

Yeni Kanun sendikal zincirleri kırmadı. Sendikal Rönesans’ın önünü açamadı. Kanun, hiç kimseyi tam olarak tatmin etmedi. Dolayısıyla benim üzerinde durmak istediğim yeni bir husus bulunmaktadır.

 

Barajları çözsek önemli bir aşama kaydederiz. 25. Maddede Sendikal özgürlüğü sağlarsak bir ayıbı ortadan kaldırırız. Ancak Türk sendikal hareketinin iki sorununun çözümü Türk işçi sendikal hareketinin çözümünü tam olarak çözmüş olmalıyız”

 

SENDİKAL ÖRGÜTLENMEDE YENİ BİR YAKLAŞIM

 

Sendikal örgütlenmede yeni bir anlayışın gerekliliğini vurgulayan Yıldız, bunun için HAK-İŞ tarafından hazırlanan yeni bir öneriyi Çalışma Grubuna sundu. Yıldız, “TİS düzenini tartışıyoruz. Artık bir işyerinde iki sendika olmalıdır. Yeni bir anlayışı ortaya koymalıyız. İkinci sendika da aidat alabilmelidir. TİS'e, Avrupa örneklerinde olduğu gibi her sendika katılabilir veya katılmayabilir ama aidatını mutlaka almalıdır. Bir işyerinde tek sendika ile yola devam etmek sürdürülebilir ve barışçıl değildir. Kanuna göre şimdiki örgütlenme stratejisi ya hep ya hiç anlayışıdır. Herkesin kendi üyesini alması ve temsil etmesi gerekir. Sendikalar arası ilişkiler ve rekabet çatışmalı bir niteliğe sahiptir.

 

Ayrıca Avrupa ülkelerinde olduğu gibi barışçıl ve istikrarlı olmalıdır.

 

Tek sendika, tek tip insan tipi oluşturma anlayışının uzantısıdır. Tekelci anlayışa sahiptir. Sendikal hareketin üzerindeki demokrasi kılıcıdır. Sendikal hareket, barışçıl ve istikrarlı rekabete açılmalıdır.

Sendikal örgütlenmede;

 

- Sıfır toplamlı anlayıştan pozitif toplamlı anlayışa yada

 

- Hiç kimsenin kaybetmeyip herkesin kazandığı, Pareto Optimaliti anlayışına geçilmelidir” dedi.

 

Yıldız, mevcut sendikal örgütlenme anlayışının yurtiçinde ve yurtdışında kavgacı bir resim ortaya koyduğunu bunun değiştirilmesi gerektiğini, 19. Faslın açılmasının gerekli olduğunu çözüm odaklı bir gayretin içerisinde olunması gerektiğini söyledi.


HABERE AİT GÖRSELLER :

24 Ocak 2014 14:00, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu