İŞKUR GENEL KURULU TOPLANDI

13 Kasım 2013 14:00, Haberler


İŞKUR GENEL KURULU TOPLANDI

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 13 Kasım 2013 tarihinde düzenlenen İŞKUR'un 7. Genel Kurul toplantısına katıldı. Genel Başkan Yardımcımız Settar Aslan’ın da katıldığı Genel Kurula, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, AK Parti Ordu Milletvekili ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, İŞKUR Genel Müdür Nusret Yazıcı, TİSK Genel Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Türk-İş Genel Sekreteri Pervul Kavlak, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, DİSK Genel Başkanı Kani Beko ilgili bürokratlar ve uzmanlar katıldı.

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, İŞKUR Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, HAK-İŞ’in, İŞKUR’u kilit bir kurum olarak gördüğünü ve önemsediğini belirterek, “İŞKUR’un faaliyet alanına giren konularda çalışmalarını artan bir başarı ivmesiyle gerçekleştirmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz.  Özellikle kadınların, gençlerin ve dezavantajlı kesimlerin İŞKUR çalışmalarından yararlanma oranlarında yaşanan artışı geleceğe umutla bakmamızı sağlayacak olumlu gelişmeler olarak değerlendiriyoruz” dedi.

 

Kadınıyla erkeğiyle, gençleriyle, engellileriyle, dezavantajlı kesimleriyle, işsizlerimizi, çalışanlarımızı, işverenlerimizi kısacası tüm ülkemizi ilgilendiren bu adımların ve İŞKUR çalışmalarının daha etkin sonuçlar verebilmesi için sosyal paydaşların bu süreçte daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ifade eden Arslan, öncelikli olarak İŞKUR’un yönetim kurulu yapısının daha demokratik ve katılımcı olması gerektiğine dikkat çekti. Arslan, “ İŞKUR yönetim kurulu ve genel kurulu sürelerinin uyumlaştırılması, yönetim kurulunun genel kurulda demokratik bir seçimle belirlenmesi, yönetim kurulunun yapısının sosyal paydaşların daha fazla sorumluluk almasına imkan sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Son yıllarda iş piyasası açısından son derece önemli yasal düzenlemelerin hayata geçirildiğini ancak bunun işsizlik rakamlarına yansımasının beklenen düzeyde olmadığını ifade eden Arslan, “Ekonomik hedeflerle sosyal hedefleri örtüştürerek işsizlik oranının %5 seviyesine inmesi için çaba sarf etmeliyiz. Taşeron işçilik uygulamasının yaygınlaşması, gizli işsizlik, düzgün olmayan işlerin yaygınlığı, eğitim istihdam arasındaki bağın hala yeterince kurulmamış olması, istihdam-güvence-güvenlik dengesinin sağlam bir temelde olmaması, asgari ücretin düşüklüğü gibi önemli sorunların çözümü içim işçi-işveren ve devlet sosyal diyalog temelli çalışmalarına hız vermelidir” dedi.

Arslan, ülkemiz işgücü piyasasına ilişkin sorunların çözümü, eksikliklerin giderilmesi için politika ve araçların bütüncül bir yaklaşımla hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu çerçevede Türkiye’nin 2023 yılına kapsayıcı ve akıllı bir sosyal model geliştirilerek yürümesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde sürdürülebilir, istikrarlı ve adil bir iyileşme yaşanabilecek, ekonomide yaşanan iyileşmenin keyfini tüm toplum kesimleri birlikte yaşayabilecektir” dedi.

Genel Başkanımız Arslan, HAK-İŞ’in işsizlik sigortasından yararlanma koşullarının, fonun kuruluş felsefesi ve amacı dışına çıkılmadan iyileştirilmesi, işsizlik ödeneğinin miktarının ve yararlanma süresinin uzatılmasına ilişkin talebini ifade etti. Arslan, işsizlik sigortasına ilişkin yapılacak çalışmaların sosyal diyalog çerçevesinde sosyal tarafların görüşleri alınarak uzlaşı ile hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

İşsizlikle mücadele, yeni istihdam imkanlarının yaratılmasına yönelik son yıllarda aktif istihdam uygulamaları, pasif istihdam politikaları ve teşvikler gibi birçok argüman eş zamanlı olarak uygulamaya girdiğine dikkat çeken Arslan, sağlanan teşviklerin sonuçlarını ve etkinliğini düzenli olarak izleyecek mekanizmalar oluşturulması gerektiğini ifade etti.

İşsizlikle mücadele çerçevesinde işgücü piyasasına ilişkin sosyal politika önerilerinin “esnek çalışma düzenlemeleri” ekseninde tartışılmasını eksik bir bakış olarak değerlendiren Arslan, şunları söyledi:

“Bugün ülkemizdeki esnek çalışma modellerinin “güvence” boyutu bulunmamakla birlikte, “sosyal güvenlik” bağlantısı tam olarak kurulmamıştır. Hali hazırda 4857 sayılı İş Kanunu’nda birçok esnek çalışma modeli yer almaktadır. Bu çerçevede yeni esnek çalışma modelleri yerine, mevcut esnek çalışma uygulamalarının örgütlenme, güvence ve sosyal güvenlik boyutunun tartışılması gerektiğine inanıyoruz. Mevcut yapıda esnek çalışan bir işçinin yaşlılık aylığına, malullük aylığına, işsizlik ödeneğine hak kazanması imkânsız, genel sağlık sigortasından faydalanması mümkün değildir. HAK-İŞ olarak esneklikle ilgi yeni uygulamaları hayata geçirmeden önce sosyal güvenlik mevzuatımız esnek çalışma modelleriyle uyumlaştırılması ve esnek çalışma modellerinin sosyal güvence boyutunun hukuki alt yapısının güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.” 

Çalışma hayatının önemli gündem maddelerinden bir diğeri de geçici istihdam büroları olduğunu ifade eden Arslan, “HAK-İŞ olarak, bu çalışma şeklinin suiistimal edileceğini düşünüyoruz. Çalışanların kıdem tazminatı, yıllık ücretli izinleri, sendika üyeliği ve ücretleri konusunda mağduriyetler meydana gelecektir. Bu konuda da temel referansımız ILO ve AB’dir. Suiistimalleri engelleyecek şekilde güçlü şekilde denetlenecek bir düzenleme için; ILO’nun 181 sayılı sözleşmesi ile konuya ilişkin ab yönergeleri dikkate alınarak, ev işçileri ve geçici tarım işçilerinin çalışma koşullarının düzeltilmesi amacıyla konuyu tartışabiliriz” dedi.

Ülkemizde yaklaşık 800 bin işçi güvencesiz koşullarda taşeron işçi olarak çalıştığını söyleyen Arslan, “Kölelik sistemiyle eş değer bir hale gelen ve kabul edilemez bulduğumuz alt işverenlik uygulamasını teşvik eden politikaların terk edilmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi. Arslan, “HAK-İŞ olarak, kamudaki asli görev ve süreklilik arzeden işlerin kamu işçileri eliyle görülmesini, taşeron çalıştırılmamasını ve kamudaki geçici işçilere kadro verilmesini talep ediyoruz” dedi.

Kıdem tazminatı konusuna da değinen Arslan, “Biz, kıdem tazminatı haklarımızın garanti edilmesinden yanayız.kıdem tazminatının kaldırılması, yok edilmesi, düşürülmesi gibi bir yaklaşımı asla kabul etmeyiz. Hak-iş olarak, kıdem tazminatının alınması konusunda yaşanan sorunları ortadan kaldıracak, 30 gün üzerinden kıdem tazminatını istisnasız her bir çalışan için güvence altına alacak, haksızlıkların, adaletsizliklerin olmadığı, uygulanabilir ve sürdürülebilir güçlü bir sistemin kurulmasından yanayız” diye konuştu.

  

 

 

  

 

 

HABERE AİT GÖRSELLER :

13 Kasım 2013 14:00, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu