HAK-İŞ 81 İL TEMSİLCİSİNİ ANKARA’DA TOPLADI

17 Nisan 2012 14:00, Haberler


HAK-İŞ 81 İL TEMSİLCİSİNİ ANKARA’DA TOPLADI

 

TOPLU İŞ İLİŞKİLERİ YASA TASARISINI MASAYA YATIRDI

 

HAK-İŞ Konfederasyonu 81 İl Temsilcisini 14-15 Nisan 2012 tarihinde Ankara’da toplayarak, çalışma hayatını yeniden dizayn edecek olan Toplu İş İlişkileri ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarıları ile 1 Mayıs, örgütlenme, temsil ve iletilişim ile sağlık kampanyası gibi çalışma hayatını yakından ilgilendiren konuları masaya yatırdı.

  

  

HAK-İŞ’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile işbirliğinde gerçekleştirdiği toplantıya Genel Başkanımız Mahmut Arslan, TBMM İdare Amiri, Ak Parti Çorum Milletvekili ve HAK-İŞ Onursal Genel Başkanı Salim Uslu ile Sağlık Bakan Yardımcısı Agah Kafkas ile HAK-İŞ Yönetim Kurulu, HAK-İŞ’e bağlı sendikaların başkan ve yöneticileri katıldı.

 

Başarılı ve Sonuç Odaklı Bir Genel Kurul Yaptık

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan,  toplantının açılışında yaptığı konuşmada, HAK-İŞ tarihinde ilk kez İl Temsilcileri toplantısı yapıldığını belirterek, bunun önemine değindi. Arslan, HAK-İŞ’in 12. Olağan genel Kurulu ve 36. Kuruluş Yıldönümü kutlamalarının, Konfederasyonumuzun misyonuna vizyonuna, geleceğe ait hedef ve öngörülerine uygun olarak, kapsamlı; katılımlı, seviyeli ve sonuca odaklı bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtirken, “Önümüzdeki dört yıllık döneme ilişkin yol haritamızı oluşturan önemli kararların alındığı Genel Kurulumuz, ulusal ve uluslarası alanda örnek gösterilen, başarılı, geleceğe ait umutlarımızı, beklentimizi boşa çıkarmayan, heyecanımızı, enerjimizi daha çok yoğunlaştırdığımız bir genel kurul olarak karşımıza çıkmıştır” dedi.

 

 

 

HAK-İŞ’in Genel Kurulunun hemen ardından, HAK-İŞ’in başarılı çalışmalara imza attığını belirten Arslan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde ''81 Renk, Tek Ses Oluyor'' başlıklı uluslararası bir konferans düzenlendiğini ve bu etkinliklerin devamının geleceğini söyledi.

 

HAK-İŞ Gençlik Komitesi Başkanı Tuğba Balcı'nın, PERC Gençlik Komitesi Başkanlığına seçildiğini anımsatan Arslan, bu kapsamda bu yıl Uluslararası Gençlik Zirvesi düzenlemek için çalışmalar yapıldığını da kaydetti.

 

HAK-İŞ’in Anayasadan, sendikal mevzuatın değiştirilmesine ve 1 Mayıs’a kadar yoğun bir gündemle karşı karşıya kalındığını ifade eden Arslan, çalışmalar hakkında bilgi verdi.

 

HAK-İŞ’in Anayasa Çalışmaları

 

HAK-İŞ Konfederasyonunun gündeminde öteden beri yeni ve demokratik bir Anayasa talebi bulunduğunu ifade eden Arslan, “Türkiye’nin değişmesinin ve dönüşmesinin yolunun demokratik hak ve özgürlükleri daha da geliştiren Yeni bir Anayasa’dan geçtiğini biliyoruz” dedi. HAK-İş’in yeni anayasa çalışmalarına aktif bir katılım gösterdiğini ifade eden Arslan, HAK-İŞ’e bağlı sendikalarımızın yönetici, uzman ve avukatlarından oluşan HAK-İŞ Anayasa Hazırlık Komitesinin HAK-İŞ’in T.C. Anayasa Önerisini hazırladığını ve bu önerinin TBMM Başkanlığı tarafından oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunulduğunu kaydetti.

 

HAK-İŞ olarak, başta üyelerimiz olmak üzere çalışanların Anayasa yapım sürecine katkı ve katılımlarını sağlamak için bir Anket çalışması yapıldığını belirten Arslan, bu anket çalışmasında HAK-İŞ İl Temsilcilerinin de aktif olarak görev aldığını ve başarıyla tamamladıklarını söyledi. Arslan, İl Temsilcilerine bu süreçte verdikleri katkı ve katılımdan dolayı teşekkür ederken, önümüzdeki dönemde HAK-İŞ’in bu ve benzeri çalışmaların artarak devam edeceğini, bundan sonraki çalışmalara da aynı katkıyı vermelerini beklediklerini söyledi.

 

 

Arslan, HAK-İŞ’in bir taraftan kendi bünyesinde yeni ve sivil bir anayasa çalışması yaparken, diğer taraftan da Anayasa Platformu, Sivil Dayanışma Platformu, Ortak Akıl Hareketi gibi diyalog temelli oluşum ve çalışmalarda da etkin şekilde yer aldığını ve alamaya da devam ettiğini söyledi.

 

 HAK-İŞ Konfederasyonu’nun da aralarında bulunduğu Anayasa Platformu’nun “Türkiye Konuşuyor” sloganıyla başlattığı, Ankara, Konya Edirne, Diyarbakır, İzmir, Antalya, Samsun, Bursa, Trabzon ve Gaziantep’te önümüzdeki haftalarda da Erzurum ve İstanbul’da gerçekleştirilecek olan “Anayasa Vatandaş Toplantıları”na da katılım sağlandığını anlatan Arslan, “Bu toplantılara il temsilcilerimiz olarak sizler de aktif olarak katılım gösterdiniz ve anayasa yapım sürecine bizzat katkı verdiniz. Bu katkınız ve emeğinizden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

 

“Özgün ve İnsanı Temel Alacak Bir Anayasa”

 

Arslan, “HAK-İŞ olarak, özgün ve insan hayatını ele alacak bir anayasa için mücadele edeceğiz. Taslak ile demokratik sürece katkı sağladık. Referandum oylamasında da tavrımızı açık ve net olarak ifade ettik. Bunun için her türlü riski göz önüne aldık” dedi. Arslan, HAK-İŞ’in 12 Eylül Anayasa referandum sırasında desteğini açıklamak için bilboardlara astırdığı “Darbelerin Karanlığından Demokrasinin Aydınlığına EVET” afişleri dolayısıyla Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinde HAK-İŞ Yönetimi olarak yargılandığını anımsattı.  

 

12 Eylül ve 28 Şubat Davaları

 

HAK-İŞ’in 12 Eylül davasına müdahil olmak için başvurduğunu ve başvurusunun kabul edildiğini söyleyen Arslan, “HAK-İŞ mahkeme safhasında da kararlı duruşunu sergileyecektir. 12 Eylül davasında bir zihniyet yargılanmaktadır. Bu yapılan darbenin yargılanmasıdır” dedi.

HAK-İŞ’in 28 Şubat soruşturması için de tavrının net olduğunu kaydeden Arslan, ''HAK-İŞ, bundan sonra da hangi iktidar olursa olsun demokrasiye müdahalelere karşı kararlı tutumunu ortaya koyacaktır'' diye konuştu.

 

İş Kası Değil, İş Cinayetleri Yaşanıyor

 

Arslan, son günlerde meydana gelen iş kazalarına da dikkat çekerek, "Türkiye'de meydana gelen iş kazaları canımızı yaktı. 2011 yılının son üç ayında yaşanan 21 bin 500 iş kazasında 15 bin kişi yaralanırken, 499 kişi ise hayatını kaybetmiştir. Bunlar canımızı yakmıştır. Buna iş kazası denemez, bunlar bir cinayettir. İşverenler daha çok kazanmak ve daha az harcamak için bu iş kazalarına sebep olmaktadırlar. Milyarlık iş merkezi yapacaksınız, işçileri ise naylon barakalarda yatıracaksınız. Bu topluma yakışmıyor. Kaybettiğimiz bizim çocuklarımız. Bize göre bu iş kazalarının hepsi göz göre göre işlenen bir cinayettir. Buradan işverenlere sesleniyorum, 'Ne olur, insanı ve emeği merkeze koyun. İnsan olmazsa üretim olmaz” diye konuştu.

 

 

Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısı Biran Önce Yasalaşmalı

 

Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Arslan, mevcut kanunun 12 Eylül'ün yani 30 yıl önceki darbeci zihniyetin bir ürünü olduğunu söyledi. Yasanın tek konfederasyonlu bir yapıyı gözettiğini, HAK-İŞ’i yok saydığını ifade eden Arslan, yüzde 10 barajı ve noter şartının da bu amaçla konulduğunu söyledi. HAK-İŞ olarak, bu yasanın değişmesi için büyük çaba sarf ettiklerini, Başbakan, bakanlar ve işveren örgütleri nezdinde yoğun görüşmeler yürüttüklerini anlatan Arslan, bütün çabalara karşın, Komisyon görüşmeleri tamamlanan Tasarının TBMM Genel Kurulunda görüşülemediğini kaydetti.

 

Arslan, “Bütün taleplerimiz karşılanmasa bile, 12 Eylül askeri darbesinin ürünü mevcut düzenlemeden çok ileri düzenlemeleri içeren Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısının Komisyon’da görüşülen ve kabul edilen halinden herhangi bir geriye gidiş söz konusu olmadan, biran önce TBMM Genel Kurulunda görüşülerek yasalaşmasını istiyoruz” dedi.  İşveren örgütlerinin Tasarının yasalaşmamasına ilişkin olarak kamuoyunu aldatmaya yönelik, haksız iddialarda bulunduklarını ifade eden Arslan, “Hatta bazı işverenlerimiz bunu Türkiye’deki yatırımlarını iptal edeceği ya da başka ülkelere taşıyacağı yönünde tehdide kadar ulaştırmış durumdadır. Bunun karşısında pes artık diyoruz. Maalesef bu tehditleri yapan işverenlerin yüzde 99'unun işyerinde ise sendika dahi yok. Sendikaları olmadığı halde baskı ve tehdit yapmaktadırlar. Zor bir iş ama başaracağız” dedi.

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde Üçlü Danışma Kurulu toplantılarında Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısının çalışmalarının büyük bölümüne katılan DİSK ve tamamına katılan TÜRK-İŞ'in Tasarıya karşı tutumunu eleştiren Arslan, ''Her zaman olduğu gibi zorluklarla mücadele etmek, kendisiyle çelişmeden, istikrarlı ve kararlı bir duruş sergilemek bize düşüyor. Biz bunu da başaracağız. Bu yasanın çıkmaması halinde çalışma hayatı ciddi şekilde etkileyecek'' diye konuştu

 

HAK-İŞ 1 Mayıs’ta Alanlarda Olacak

 

1 Mayıs kutlamaları ile ilgili olarak diğer 6 sivil toplum örgütüne birlik ve kardeşlik içerisinde bir kutlama yapmak için birer mektup yazdıklarını belirten Arslan, buna karşılık bazı sendikaların farklı düşünceler ortaya koyduğunu kaydetti. Türk-İş ile yapılan görüşmelerde de bir anlaşma sağlanamadığını belirten Arslan, "İster Taksim, ister Ankara Tandoğan, yer önemli değil. Geçen yıllarda olduğu gibi 1 Mayıs HAK-İŞ üyesi işçilerin katılımıyla kutlanacaktır. Şuan için bir yer anlaşması yok. Fakat HAK-İŞ 1 Mayıs tarihinde alanlarda olacaktır. Tüm İl Temsilcilerimiz illerinde en az bir basın bildirisiyle veya çeşitli etkinlikle bu günü kutlayacak " dedi.

 

HAK-İŞ’in Örgütlenme Çalışmaları

 

Arslan, HAK-İŞ’in 12. Olağan Genel Kurulunda, yeni faaliyet dönemi için örgütlenme konusunda önüne büyük bir hedef koyduğunu belirterek, “Biz, örgütlülüğün ne kadar önemli bir hak ve sorumluluk olduğunu çok iyi biliyoruz. Örgütlenemeyen bütün emekçilerin üzerimizde hakkı olduğunu düşünüyoruz. Biz Konfederasyon olarak, bütün emekçilere ulaşma sorumluluğumuz olduğunu biliyoruz. Bu inançla hareket ediyoruz. HAK-İŞ’li olan ya da olmayan alınteri akıtan bütün emekçi kardeşlerimize HAK-İŞ olarak açık bir davette bulunuyoruz. Bütün çalışanlarımızın, emekçilerimizin hepsini, sendikalı olmaya, HAK-İŞ’li olmaya davet ediyoruz. Biz hem örgütlü Türkiye, hem de örgütleyen bir HAK-İŞ hedefini koyuyoruz. Bu hedefi teşkilatımızla birlikte başaracağımıza inanıyoruz” dedi.

HAK-İŞ Genel Kurulumuzun üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen, Öz Maden İş Sendikamızın kuruluşunun tamamlanarak HAK-İŞ’e katılım başvurusunun gerçekleştiğini ifade eden Arslan, “HAK-İŞ’in sendikası olmayan diğer işkollarına yönelik örgütlenme ve sendika kurma çalışmaları da hızla devam etmektedir” dedi.  Arslan, örgütlenme konusunda HAK-İŞ İl Temsilcilerine de büyük görev ve sorumluluk düştüğünü belirterek, “Başta İl Temsilcilerimiz olmak üzere bütün teşkilatımızdan HAK-İŞ’in örgütlenme çalışmalarına destek vermesini istiyoruz” dedi.

 

Sendikalar ve sendikacıların, sorunları çözmek ve sürekli daha iyisini aramak için var olduklarını kaydeden Arslan, “Sendikaların varlık nedeni, toplumsal iyiyi aramak ve ona katkı yapmaktır. Sendikalar ve sendikacılık başlı başına bir iddiadır. Bu yüzden sendikalar olarak örgütlenmenin önündeki önce ciddi sosyal kabul sorununa ve ardından da katı mevzuatlarla kurulmuş barikatlara rağmen önemli badireler atlatarak, çok özel tecrübeler yaşayarak bugünlere geldik. Toplumsal bir aktör olarak biz sendikaların ve sendikacıların, genel merkez yönetiminden il temsilcisine, şube başkan ve yöneticilerinden işyeri temsilcilerine kadar hepimizin kapasitemizi gözden geçirmemiz, donanımımızı artırmamız, kendimizi gelişen koşullara göre hazırlamamız ve politika üretmemiz gerekmektedir” dedi.

 

USLU, “HAK-İŞ MÜCADELESİ VE ÖZVERİSİYLE ÖNEMLİ BİR ÖRGÜT”

 

TBMM İdare Amiri AK Parti Çorum Milletvekili ve Hak-İş Onursal Genel Başkanı Salim Uslu, HAK-İŞ'in prensipleri, kuralları, mücadelesi ve özverisiyle önemli bir örgüt olduğunu söyledi. Uslu, “12 Eylül HAK-İŞ’i yok edemedi. Hele iktidarda darbelerle, muhtıralarla hesaplaşan bir siyasi parti varsa, HAK-İŞ’e bir haksızlık çıkmaz, çıkmaması gerekir. HAK-İŞ’e Türk demokrasisinin, sendikal hareketin büyük ihtiyacı var. Bu ihtiyacı akıl ve vicdan sahibi herkes görmekte, hissetmekte,  yaşamaktadır. 12 Eylül ruhunu ve hukukunu devam ettirmek adına, sendikal mevzuatın değişmesini kimse engellemeye kalkışmasın. Statükocuların süreci uzatarak sendikal mevzuatın kendilerine sağladığı imtiyazlardan vazgeçmeme çabasını hayretle izliyoruz” dedi.

 

 

 

 

 

 KAFKAS: “HAK-İŞ’İN ÇALIŞMALARI ÇOK ÖNEMLİ”

 

 Sağlık Bakan Yardımcısı Agah Kafkas da toplantıya katılarak bir konuşma yaptı. HAK-İŞ’in bütün illerde ve sektörlerde örgütlenme çalışmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Kafkas, “HAK-İŞ’in çalışmalarının bizim bıraktığımız yerden artarak devam etiğini görmekten büyük mutluluk duydum” dedi. HAK-İŞ İl Temsilcilerinin çok şanslı olduğunu ve onurlu bir görevi yerine getirdiğini ifade eden Kafkas, “Sendikalarınızı ve sendikacılığın daha güçlü bir noktaya gelmesi için çalışacağınızdan eminim. Çünkü sendikacılıkta şahılar değil, sendikalar ve sendikal hareket önemlidir” diye konuştu.

 

 

 

HAK-İŞ’in 12. Olağan Genel Kurulunda hayata geçirilen ve işçi konfederasyonlarında bir ilk olma niteliği taşıyan Profesyonel Genel Sekreterlik sisteminin önemine değinen Kafkas, Dr. Osman Yıldız’ın Genel Sekreter olarak görev yapmasının da son derece isabetli bir karar olduğunu söyledi. Kafkas, Yıldız’ın ulusal ve uluslararası anlamda sendikal hareketin tarihi, gelişimi ve geleceği konusundaki bilgi, birikim ve donanımıyla son derece önemli bir isim olduğunu söyledi.

 

İl Temsilcileri Toplantısında sırasıyla Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Şahin HAK-İŞ Yeni Dönem Politikaları, Genel Başkan Yardımcımız Settar Aslan HAK-İŞ ve Mali Konular, Genel Başkan Yardımcımız H. Ferudun Tankut  HAK-İŞ ve Dış İlişkiler, Genel Sekreterimiz Dr. Osman Yıldız HAK-İŞ Tüzüğü ve İl Temsilcileri Yönetmeliği, Genel Başkan Yardımız Mustafa Toruntay, HAK-İŞ Örgütlenme Çalışmaları, 1 Mayıs Hazırlıkları ve HAK-İŞ’in Etkin Kutlaması, Anayasa Kampanyası hakkında değerlendirmelerde bulundu.

 

Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısının İçeriği ve Son Gelişmeler hakkında Öz Büro İş Sendikası Genel Başkanı ve Av. Muharrem Özkaya ile HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Av. Semih Temiz İş Sağılığı ve Güvenliğine İlişkin Gelişmeler hakkında İSG Uzmanı Sabahattin Korkmaz, Erken Teşhis Hayat Kurtarır: Kanserle Mücadele Kampanyası hakkında ise Uzman Jülide Sarıeroğlu sunumlar yaptılar. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Akupunktur Kliniği Sorumlusu Dr. Hüseyin Arslan Bireysel Enerji Kullanma ve Zindelik, İletişim Uzmanı Adnan Erbaş ise İl Temsilciliği ve İletişim Teknikleri konusunda eğitim verdiler.

 

 

 

 Toplantı sırasında Öz Orman-İş Sendikamızın 5. Kuruluş Yıldönümü de kutlandı. Kuruluş yıldönümü için hazırlanan pasta HAK-İŞ Yönetim Kurulu Üyeleri, Sendika Genel Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile İl Temsilcilerinin katılımıyla kesildi.

   

 

 HAK-İŞ İl Temsilcilerine yönelik olarak gerçekleştirilen ve iki gün süren toplantının ardından bir sonuç bildirisi yayınlandı. Bildiride şunlar kaydedildi: 

 

HAK-İŞ KONFEDERASYONU 

İL TEMSİLCİLERİ TOPLANTISI

SONUÇ BİLDİRİSİ

15 Nisan 2012, ANKARA

 

HAK-İŞ, 81 İl temsilcisini 14-15 Nisan 2012 tarihilerinde Ankara'da toplayarak, Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı, 1 Mayıs, örgütlenme, temsil ve iletilişim ile sağlık kampanyası gibi çalışma hayatını yakından ilgilendiren konuları masaya yatırmış ve aşağıdaki konuları karar altına almıştır.

 

1) HAK-İŞ İl Temsilcileri, Toplu İş İlişkileri Kanununun biran önce yasalaşması konusundaki ısrarlı talebini ortaya koymuştur.

 

HAK-İŞ Yönetim Kurulu, Genişletilmiş Başkanlar Kurulu ve 81 il temsilcisi olarak, kaygılarımıza ve eksik bulduğumuz yanlarına rağmen Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısının biran önce yasal zemine kavuşmasına ilişkin kararlılığımızı bir kez daha kamuoyuna ifade ediyoruz.

 

2) HAK-İŞ İl Temsilcileri, Tasarının yasalaşması için başlattığı girişim, faaliyet ve eylemlerini devam ettirme kararlılığındadır.

 

HAK-İŞ, insan odaklı sosyal politika, insan onuruna yaraşır düzgün işlerin artması, güçlü birey, güçlü toplum, daha fazla sendikal hak, özgürlük ve örgütlülük talepleri için mücadele verme kararlılığındadır. 

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile sosyal tarafların yoğun çalışmaları sonucunda hazırlanan ve 31 Ocak 2012 tarihinde TBMM’ye gönderilen Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısının TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonundaki görüşmeleri 12 Mart 2012 tarihi itibariyle tamamlanmıştır.

 

HAK-İŞ olarak, bütün taleplerimizi karşılanmasa bile, 12 Eylül askeri darbesinin ürünü mevcut düzenlemeden çok ileri düzenlemeleri içeren Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısının Komisyon’da görüşülen ve kabul edilen halinden herhangi bir geriye gidiş söz konusu olmadan biran önce TBMM Genel Kurulunda görüşülerek yasalaşmasını istiyoruz. HAK-İŞ, Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısının biran önce yasalaşmasının endüstriyel ilişkiler sisteminin gelişimine katkı sağlayacağına inanmaktadır.

 

 

3) HAK-İŞ İl Temsilcileri, çalışanların bütün ülkede Toplu İş Sözleşmesiz kalma kaygısını vurucu bir şekilde dile getirmektedir.

 

HAK-İŞ, Toplu İş İlişkileri Kanununun çıkmamasına bağlı olarak işkolu istatistiklerinin yayınlanamaması dolayısıyla çalışma hayatında bir kaosun kapıda olduğuna dikkat çeker. 1 Şubattan bu yana sendikalara yetki tespitleri verilememesi nedeniyle toplu iş sözleşmesi müzakereleri yapılamamaktadır. HAK-İŞ, işçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısının biran önce yasalaşmasını beklemektedir.

 

HAK-İŞ olarak, bu yasanın çıkmaması için başından beri uğraşan kimi işveren çevrelerinin kamuoyunu aldatmaya yönelik abartılı, suni görüşlerini kaygıyla izliyoruz. 

 

1976 yılından itibaren ülkemiz çalışma hayatının temel bir aktörü olarak varlığını sürdüren Konfederasyonumuz, temelinde yanlış ya da eksik bilgi ve geçmişten bugüne süregelen önyargıların olduğuna inandığı söz konusu görüşleri haksız ve çağdışı bulmaktadır.

 

Kamuoyu ile paylaşılan görüşlerde Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı’nın yasalaşması halinde sendikaların; işyerlerini savaş alanına çevireceği, işçiler arasında çatışma ve kavga ortamı yaratacağı, işyerlerindeki çalışma barışını ve huzuru bozacağı hatta daha da ileri gidilerek, ihracat yapan ülkemiz firmalarının uluslararası rakipleri ve dış kaynaklarla işbirliği yaparak üyelerinin ekmek teknelerini yok etmeye çalışacağı, “e-devlet”  üzerinden yapılacak sendikal üyeliklerde sahtekârlık yapacağı belirtilmektedir.

 

Sendikaları adeta vatan haini, kötü niyetli,  işbirlikçi, sermaye düşmanı haline getiren bu görüş ve ağır ithamlar, işçilerin gönüllü olarak tercih ettikleri sendika ve konfederasyonları rahatsız etmektedir. İşverenlerin amacı kayıtdışı ve çifte bordro uygulaması ile yapılan vergi kaçırma işlemlerini perdelemektir. Çünkü sendikaların olduğu yerde kayıtdışı da çifte bordro da olmaz.

 

Temel amacı çalışanların hak ve menfaatlerini korumak olan sendikaların birçok gelişmiş ülkenin aksine oldukça kısa olan tarihçesine bakıldığında işletmelerin yok olmasına neden olacak, ülkemizin gelişimini olumsuz yönde etkileyecek tavır ve tutumlarına rastlanmayacağından eminiz.

 

4) HAK-İŞ İl Temsilcileri, çalışanlara haksız saldırı yapılmasından rahatsızdır.

 

Dünyanın 16.  büyük,  Avrupa’nın 6. Büyük ekonomisi olan ülkemiz işverenlerinin geçmiş yüzyılın gerici anlayışını yansıtan ve bilgiye dayalı hiçbir gerekçesi olmayan bu ithamlarda bulunmasını büyük bir talihsizlik olarak nitelendiriyoruz.

 

HAK-İŞ olarak tüm kesimleri, Toplu İş sözleşmesi Kanun Tasarısına ilişkin eleştiri ve söylemlerinde altyapısı güçlü ve doğru argümanlar kullanmaya davet ediyoruz.

 

Yaşanan bu süreçte HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, endüstri ilişkiler sistemimizin geleceği ve gelişimi için çaba sarf ettiğimiz sosyal diyalog temelli çalışma kültürünün sekteye uğramaması adına ilkeli, sorumlu sendikal anlayışımızın da gereği olarak yapıcı tutumumuzu sürdürme konusunda kararlılığımızı koruyoruz.

 

5) HAK-İŞ İl Temsilcileri, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu istemektedir.

 

Çalışma hayatının en önemli gündem maddelerinden birini kuşkusuz sosyal ve ekonomik bir yara olarak iş kazaları oluşturmaktadır. HAK-İŞ'in artık iş kazalarında can kaybı yaşanmasına tahammülü yoktur. HAK-İŞ, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı, sosyal tarafların görüş ve önerileri de dikkate alınarak biran önce yasalaştırılarak, sorumluluk alacak ve çözüm üretecek bir mekanizmanın kurulmasını, sorumluların tespit edilerek yargı önüne çıkartılmasını beklemektedir.  

 

Her yıl onlarca insan, koruyucu önlemlerin alınmadığı ya da ihmal edildiği işyerlerinde ortaya çıkan “kazalar” sonucunda hayatını kaybetmekte, sakat kalmakta ya da meslek hastalıklarına yakalanmaktadır.

 

Gerekli önlemler alınmadığı, denetim zaafı giderilmediği, cezalar caydırıcı olmadığı sürece bu tür kazaların gündemimizden hiç düşmeyeceği bir kez daha ortaya çıkmıştır.

 

Sosyal tarafların da katkısıyla uzun bir çalışmanın ardından İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı’nın TBMM’ye sevk edilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.

Tasarının, sosyal tarafların görüş ve önerileri de dikkate alınarak biran önce yasalaştırılarak, sorumluluk alacak ve çözüm üretecek bir mekanizmanın kurulmasını, sorumluların tespit edilerek yargı önüne çıkartılmasını beklemekteyiz.

 

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasına karşı direnen kimi çevreler de yaşanan bu trajedi sonrasında tavırlarını bir kez daha gözden geçirmelidir.

 

İş Sağlığı Güvenliği Yasası ile yeni teknik düzenlemeler yapmak elbette gerekli olmakla beraber yeni bir felsefeye, kamu kurumları arasında koordinasyona ve denetim zaaflarının süratle giderilmesine ihtiyaç vardır. Zira, İş Sağlığı Güvenliği tedbirlerinin alınmasının maliyetinden, tedbirsizliğin ve sorumsuzluğun yol açtığı maliyetler daha yüksek ve daha yakıcıdır.

 

İş kazaları ve meslek hastalıkları gibi sorunların sendikal işletmelerde daha az görüldüğü gerçeği örgütlülüğün önemi ve gerekliliği konusunda ilgililere öğretici ve yol gösterici bir gerçek olarak görülmelidir. Sendikalaşma ve örgütlenmenin önü açılmalı, denetimler artırılmalı ve iş cinayetlerinin önüne geçilmelidir.

 

6) HAK-İŞ İl Temsilcileri, sağlıklı toplumun oluşturulması ve önleyici sağlık konusunda toplumsal kampanyalar yürütme konusunda heyecan ve kararlılık duymaktadır.

 

HAK-İŞ son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış gösteren kanserle mücadele çalışmalarına katkı vermek, farkındalık artırmak için "Erken Teşhis Hayat Kurtarır" sloganıyla yeni bir kampanya başlatacaktır. Türkiye çapında HAK-İŞ üyelerine ve aile bireylerine yönelik bilinçlendirme ve eğitim faaliyetlerini içeren kampanya çerçevesinde kanser taramalarının gerçekleştirileceği belirtilmiştir.

 

7) HAK-İŞ İl Temsilcileri, 1 Mayıs'ı bütün Türkiye'de kutlama heyecanı yaşamaktadır.

     HAK-İŞ 1 Mayıs Kutlamalarına Etkin Bir Şekilde Katılacaktır.

 

HAK-İŞ Konfederasyonu, 1 Mayıs’ın adına yakışır şekilde çatışma görüntüsünden uzak, birlik ve dayanışma içinde kutlanmasından yanadır.

 

HAK-İŞ tüm teşkilatıyla birlikte, kutlamaların nerede kimlerle yapılacağı konusunda herhangi bir tartışmaya girmeden, gerilimin tarafı olmadan 1 Mayıs kutlamalarına Türkiye çapında katılma ve katkı verme kararlılığını teyit etmektedir.

 

HAK-İŞ, bu yıl istisnasız bütün illerde 81 ildeki il temsilciliklerine paralel olarak belli bir model çerçevesinde kutlayarak, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirecektir. Eskiden beri 1 Mayıs'ın şablonların ötesinde, emeğin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda kutlanmasını sağlayan HAK-İŞ, bu yıl bu hedefini gerçekleştirmek için program geliştirmektedir.

 

8) HAK-İŞ İl Temsilcileri, her sektörde ve her ilde örgütlenme kararlılığını bir kez daha vurgulamaktadır.

 

9) HAK-İŞ İl Temsilcileri etkin sendikal temsil açısından sendikalar arası sivil toplum, kamu ve özel sektör ile etkin diyalog ve iletişim yoluyla etkin temsil konusunda kurumsal ve bireysel kapasitenin geliştirilmesi heyecanını ortaya koymuştur.

 

 

 

 

 

HABERE AİT GÖRSELLER :

17 Nisan 2012 14:00, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu