ZENGİN, ÇALIŞMA ORTAMINDA İŞ VE AİLE YAŞAMININ UYUMLAŞTIRILMASI PROJESİ EĞİTİM TOPLANTISINA KATILDI

17 Ekim 2019 17:18, Komite Etkinlikleri


ZENGİN, ÇALIŞMA ORTAMINDA İŞ VE AİLE YAŞAMININ UYUMLAŞTIRILMASI PROJESİ EĞİTİM TOPLANTISINA KATILDI


HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin, 17 Ekim 2019 tarihinde konfederasyonumuza bağlı Öz İplik-İş Sendikamız tarafından yürütülen, “Çalışma Ortamında İş ve Aile Yaşamının Uyumlaştırılması” Projesi eğitim toplantısına katıldı.


Zengin toplantıda yaptığı konuşmada şunları kaydetti:


“Sayın Genel Başkanım,

Öz İplik-İş Sendikamızın kıymetli başkanı ve yönetim kurulu üyeleri,

Memur-Sen Konfederasyonunun kadın komisyonu başkanı,

kadın komitelerimizin kıymetli başkanları ve yardımcıları,

kıymetli hocalarımız,

sendikamızın değerli üyeleri,

basın mensupları ve değerli konuklar

hepinizi saygıyla selamlıyorum

kıymetli misafirler,

cinsiyet eşitsizliği konusu tarihsel süreç içerisinde hemen her toplumda var olan, günümüzde de var olmaya devam eden bir olgudur.  

bu eşitsizlik, yaratılış ve biyolojik farklılıkların zaman içinde toplumsal farklılığa dönüşmesinden,                                    

kadın ve erkek için ayrı roller biçilmesinden kaynaklanmıştır. 

kadınlar, tarihsel süreç içinde, her dönemin koşul ve niteliklerine göre değişen biçim ve statülerde çeşitli ekonomik faaliyetlere katılmış olmalarına karşın,

ilk kez sanayi devrimi ile birlikte, "ücretli" olarak ve "işçi" statüsü altında çalışma hayatı içinde yer almışlardır.

kadınlar iş hayatında gerçek anlamda 1950’lerden sonra kırdan kente yönelik göçün beraberinde getirdiği kentleşme sonucunda daha aktif şekilde yer almaya başlamıştır.  

kırsal alandan ayrılıp kente göç etme, kent yaşamının özelliklerine uyum ve zihniyet değişmeleri, aile yapısında ve aile içi ilişkilerde de bir takım değişiklikleri beraberinde getirmiştir.

ve bu durum kadının toplumsal konumu ve çalışma yaşamındaki yerini etkilemiştir. 

günümüze kadar gelen süreçte kadının çalışma hayatında varolması herşeyden önce bir insan hakkı olarak değerlendirilmiştir.

bu gerçeklikten hareketle, gerek ulusal düzeyde gerekse uluslararası düzeyde yeni politikalar üretilmekte, uygulama ve izleme mekanizmaları kurulması ve güçlendirilmesi yönünde çabalar artarak sürmektedir.

insan refahını ve iyilik halini temel alan, insanı kadın ve erkek olarak kendi içindeki farklılıkları ile güçlendirilmesine ve eşit fırsatlardan yararlanması için sosyal, kültürel ve ekonomik hakların iyileştirilmesine yönelik politikalar temel hedef olarak önümüzde durmaktadır.

bu bağlamda, Türkiye çok hızlı bir değişim yaşamakta ve özellikle yasal açıdan çok önemli gelişmeler kaydedilmektedir.

kıymetli konuklar,

“Güçlü Toplum”un oluşturulmasının temelinde güçlü aile bulunmaktadır. 

bu çerçevede ailenin güçlendirilmesi için her türlü sosyal ve ekonomik önlemlerin alınması önem arz etmektedir. 

bu hususta temel öncelikler, ailenin ebeveyn ve çocuklarla birlikte bir bütün olarak asgarî yaşam standartlarını sağlayacak önlemlerin, politikaların oluşturulması olmalıdır.  

bu anlamda sosyal koruma sitemlerinin güçlendirilmesi gerekmektedir. 

kıymetli misafirler

işgüne katılma oranları dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de artışını sürdürmektedir. 

kadınlarda işgücüne katılma oranı Türkiye’de 10 yılda yüzde on artış göstermiş ve %34,9 a yükselmiştir.

HAK-İŞ kadın üye oranımız %24 olup 700 bine yakın üyemizin 170.000 i kadındır.

başta kadın üyelerimiz olmak üzere, 700 bin üyemiz, aileleri ve çalışanlar için yapmamız gereken görevlerimiz ve sorumluluklarımız var,  yolumuz uzun ve meşakkatli. 

bu amaçla kurulan kadın komitemiz bugün hem hak-iş genel merkezi özelinde hem de sendikalarımızda güçlü yapısıyla çalışmalarını sürdürmektedir.

HAK-İŞ kadın strateji belgemiz, projelerimiz, ulusal ve uluslararsı arenadaki kadın odaklı faaliyetlerimizle, çalışmalarımızı artan bir etkinlikle sürdürmekteyiz.

HAK-İŞ olarak fıtratta farklılık haklarda eşitlik diyoruz. 

herkes varlık yapısına uygun iş görür ve çalışma hayatının da kadının fıtratına uygun düzenlenmesi zorunludur.

eşit haklar, eşit işe eşit ücret hakkı, ayrımcılığın uygulanmaması, kadınların çalışma koşullarının adaletli bir şekilde düzenlenmesi, işyerinde terfi için fırsat eşitliği tanınması, anneliğin korunması, annelerin sosyal haklardan yararlanmaları önceliğimizdir. 

“insan ve kadın odaklı” yeni politika ve stratejilere ihtiyacımız bulunmaktadır.

anne, eş ve iş kadını olma misyonunu birlikte yüklenen kadınlarımızın,  iş ve aile hayatı arasında dengenin sağlıklı bir şekilde kurulması için çalışma yapılması gerekmektedir. 

kadının güçlü olduğu bir toplumda aile de güçlü olacaktır. 

bizim inancımızda ve kültürümüzde aile kadınla erkeğin ortak sorumluluğunda teşekkül eden ve yaşayan hayati bir müessesedir. 

kadını iş hayatından, erkeği de evden dışlayan bir anlayış aile birliğine darbe vurmaktadır.

hepsinin hem fikir olması gereken gerçek, fıtratın farklı, hakların ise eşit olduğu gerçeğidir.

aile konusunda yapılanlar yetersizdir. oluşturulan söylemler olumsuz cümleler üzerine inşaa edilmiş çalışmalarla olumlu sonuç beklemektedir. bizdeki tek olumlu söylem aile toplumun temelidir. 

batıya entegre modern toplumda modern söylemler geliştirmeliyiz. 

modern dünyada bizi temsil edecek ifade ya da ifadeler bulmamız gerekiyor. burada eksiğimiz var. 

bizler HAK-İŞ olarak “Fıtratta Farklılık Haklar Eşitlik” ilkesini benimsiyoruz. bu gibi olumlu yapıcı söylem geliştirilmesi gerekir.

kıymetli konuklar,

insan beyninin en hızlı geliştiği dönemin erken çocukluk dönemidir. insan beyninin %95’i 0-3 yaş arasında tamamlanır.  

eğer 0-3 yaş döneminde çocuk ihmal edildiyse bu beyin gelişimde geriliğe yol açarak ileriki yaşlarda telafisi olmayan durumlara neden olabilir. 

bizler yaradılış olarak kadına verilmiş annelik vasfının korunmasını sağlamakla aslında bireylerin gelişimlerini, aile ve toplumun geleceğini şekillendirmekteyiz. 

bugün öz iplik iş sendikamızın da yaptığı gibi, kadını, erkeği ve çocukları bir bütün olarak ele alan proje ve politikalarımızla çoğulcu yaklaşımı güçlendirmeliyiz. 

örneğin 100 ve 150 arası kadın çalışanın olduğu işyerlerinde kreş açma zorunluluğu her ne kadar olumlu bir çaba olsa da temelinde cinsiyet ayrımcılığı yaparak çocukları sadece kadınınmış gibi göstermekte ve hatta erkek çalışanların çocuklarını dâhil etmeyerek iki taraflı negatif ayrımcılık yapmaktadır.

bizim bu konudaki önerimiz kreş planlaması yapılırken çocuk sayısına göre işyerinde kreş kurulması veya yakındaki bir kreşle anlaşma yapılması veya yakın kurumlar arasında ortak kreş kurulması gibi çözüm odaklı çalışmalar yapılmasıdır.

ayrıca Türkiye’de bir ilk olarak, konfederasyonumuza bağlı medya-iş sendikamız tarafından üyelerimizin çocuklarının uygun fiyatla kaliteli hizmet alacağı kreş hizmete sunulmuştur.

bu ve benzeri mevzuat düzenlemelerinde pozitif ayrımcılık yapmak adına cinsiyet ayrımcılığı yapılmamasını öneriyoruz.

ayrıca konulan müeyyidelerin çaydırıcı olması gerekliliği göz ardı edilmemelidir. 

sürdürülebilirliği olmayan pozitif ayrımcılığın değerlendirilmesini istiyoruz.

kadının kendi kimliğinde ayrımcılığa ihtiyacı yoktur. 

bugün baktığımız zaman kadına yönelik şiddet başta olmak üzere birçok sorunun temel nedeni, kadınlarla erkekler arasındaki eşit olmayan güç ilişkisi yani “toplumsal cinsiyet eşitsizliği”dir.

bu bağlamda HAK-İŞ Kadın Komitesi olarak işyerinde toplumsal cinsiyet temelli yaklaşımları, eşitsizlikleri tespit etmek, bu konuda farkındalık oluşturmak ve çözümüne yönelik politika geliştirmek amacıyla bir proje hazırladık ve sözleşme makamı olan isveç başkonsolosluğuna sunduk. 

inşallah projemizin kabul edilmesi halinde çalışmalarımıza başlayacağız.

değerli misafirler,

sendikalar olarak bizlere düşen görev, kadınların çalışma hayatını aileyi de koruyacak güçlendirecek şekilde düzenlemektir.

sendikalarımızın toplu iş sözleşmelerinde kadın haklarını ileriye taşıyacak kadınların istihdamda kalmalarını kolaylaştıracak maddeler ekliyoruz.

bu bağlamda almış olduğumuz maddelerden bir kaç örnek vermek istiyorum.


1. vardiya usulü çalışan eşlerin hafta tatilini aynı günde kullanabilmeleri sağlanması, 

2. kreş yardımı, çocuk, evlenme, doğum yardımı verilmesi,

3. doğum izni ve emzirme izni gibi analık haline bağlı izinlerin artırılması, 

4. analık nedeniyle işten ayrılmak isteyen anneye annelik teşvik ikramiyesi ödenmesi,

5. kadına şiddet uyguladığı mahkemece tespit edilen üyelerin sendika işyeri ve kurullarında hiçbir şekilde görev verilmemesi,

6. çalışanın ölü doğum yapması halinde, psikolojik olarak ta iyileşmesi sürecine destek olması için, raporun bitimine ek olarak 15 iş günü ücretli izin verilmesi,

7. gibi ilave haklarla kadının iş ve aile hayatını kolaylaştırıcı maddelerle destekliyoruz.


ayrıca hak-iş bağlı hizmet-iş sendikamızın öncülüğü ile üç sendikamız tüzüklerinde kadın üye sayısı ile orantılı olarak kadın delege seçilme zorunluluğu getirdiler. 

HAK-İŞ’li kadınlar adına, sendikal harekette kadın çalışmalarına verdiği destekten dolayı kıymetli genel başkanımıza huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum.

kıymetli misafirler,

Öz İplik-İş Sendikamız yıllardır iş ve aile uyumu konusunda eğitimler vermekte, projeler üretmekte ve bu konuda öncü rol oynamaktadır. kadın komitesi en aktif olan sendikalarımız arasında yer almaktadır. bugün de bu vesileyle bu anlamlı eğitimde bizleri bir araya getirdiler.

Öz İplik-İş Sendikamızın kıymetli başkanı ve yönetim kurulu üyelerine, 

kadın komitesi başkanı olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor,

sizleri Allah'a emanet ediyorum.”

HABERE AİT GÖRSELLER :

17 Ekim 2019 17:18, Komite Etkinlikleri


© 2019 HAK-İŞ Konfederasyonu