ARSLAN, TOKYO’DA L20 ZİRVESİNDE KONUŞTU

31 Ağustos 2019 17:56, Haberler


ARSLAN, TOKYO’DA L20 ZİRVESİNDE KONUŞTU


Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 29-30 Ağustos 2019 tarihlerinde Japonya’nın Başkenti Tokyo’da gerçekleştirilen L20 toplantısına katıldı.

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, L20 toplantısı kapsamında düzenlenen “Yeni Sosyal Sözleşmeye Doğru: Sendikaların Eylemi” konulu oturumunda panelist olarak bir konuşma gerçekleştirdi.

Arslan, ITUC’un L20’deki rolünün ve misyonun her gün biraz daha yükselmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“Çok Uluslu Şirketlerin Sorumluluk Üstlenmemesi Temel Sorunumuz”

Son zamanlarda dünyanın refah seviyesini düşüren önemli değişikliklerin yaşandığını dile getiren Arslan, “Bu değişikliklerden bazıları işçi haklarının yok sayılması, Neo-liberal politikalar sonucunda özelleştirmenin artmasına rağmen özel sektörde örgütlenmenin düşük seviyede olması, dijitalleşmenin ortaya çıkardığı belirsizlikler ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda çok uluslu şirketlerin sorumluluk üstlenmiyor olması temel sorunlarımızdır. Tüm bu sorun alanlarının çözümü için başta hükümetler olmak üzere sosyal taraflara önemli görevler düşmektedir. Bu kapsamda temsili demokrasinin diyalog demokrasisine dönüştürülmesi son derece önemlidir” dedi.

“Yeni Sosyal Sözleşme İçin Güçlü Sendikalara İhtiyaç Var”

Hükümetler açısından bakıldığı zaman işçi ve işverenler arasındaki güç ilişkilerindeki farklılıkların hukuksuzluğa dönüştürülmemesi için eşitliğe dayalı, yasal koşullarla birlikte pozitif ortamlar oluşturulması gerektiğini vurgulayan Arslan, “Yeni bir sosyal sözleşme ancak eşitlik ve adalete dayandırılırsa başarılı olacaktır. Önemli olan işçi ve işverenlerin hak ve hukukunu gözetecek adil çalışma ortamlarının oluşturulmasıdır. Bu çalışma ortamlarının oluşturulmasında sendikal örgütlenme kilit rol oynamaktadır. Yeni bir sosyal sözleşme yapabilmek için güçlü sendikalara ihtiyaç duyulmaktadır. Onun için de sendikal örgütlülüğün arttırılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

“Yeni Stratejilere İhtiyacımız Var”

Tüm dünyadaki sendikalaşma oranının düşük seviyelerde olduğunu belirten Arslan, “Yeni stratejilere ihtiyacımız var. HAK-İŞ olarak özel sektörde örgütlenmeyi en önemli stratejilerden birisi olarak kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Yeni Sosyal Sözleşme Eşitlik ve Adalet İlkelerine Dayandırılmalı”

Küresel adaletsizliğin günden güne artarak rahatsız edici boyutlarda devam etmesinin ve servetin adaletsiz paylaşımının, beraberinde yoksulluk, çatışmalar, açlık gibi başka sosyal problemlerin ortaya çıkmasına neden olduğuna işaret eden Arslan, “Sorunların etkilerini azaltacak, işçi-işveren-hükümet üçlüsünü dahil eden yeni bir global modele yani yeni bir sosyal sözleşmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Taraflar kesinlikle bu sözleşmede özgür ve eşit bir seviyede olmalıdır. Sözleşme uzlaşmaya dayalı, ortak bir mutabakatla oluşturulmalıdır. Yeni bir sosyal sözleşme ancak eşitlik ve adalet ilkelerine dayandırılırsa başarılı olabilir. Bu çerçevede refahın yeniden dağılımına ihtiyacımız var. Bu dağılım tesis edilirken ITUC Genel Sekreteri Sharan Burrow’un söylediği gibi sözleşme bütün işçileri kapsamalı, asgari ücret, dijitalleşme, adil geçiş, çalışma saatleri gibi konular hedeflediğimiz yeni bir sosyal sözleşmenin temelini oluşturmalıdır” sözlerine yer verdi.

“Güçlü Bir Sendikal Örgütlülüğe İhtiyaç Var”

Yeni sosyal sözleşmenin güçlü bir tarafı olabilmek için güçlü bir sendikal örgütlülüğe ihtiyaç duyulduğunu, bunu sağlamak için de güçlü örgütlenme stratejilerinin üretilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, “Dünya emek hareketinin öncüleri olarak yeni sosyal sözleşmede masadaki yerimizi almak istiyorsak önce güçlü örgütler inşa etmek durumundayız. Güçlü örgütlenme stratejileri ile ancak, “İşçinin Gücünü inşa edebiliriz.” Kimse bu hakkı bize kendiliğinden vermeyecektir. Yeni sosyal sözleşmeyle güçlü olabilmenin yolu, uluslararası sendikal dayanışmadan geçmektedir. Burada ITUC’un gücü, rolü ve misyonu belirleyici olmaktadır. Onun için ITUC’un daha etkin olması için ITUC üyelerinin güçlü örgüt yapılarına ihtiyaç olduğu açıktır. Bu gücü inşa edebildiğimiz ölçüde yeni bir sosyal sözleşmenin ancak güçlü bir tarafı olabiliriz. Onun için hepimize büyük sorumluluk düşmektedir” şeklinde konuştu.

“Her Toplantıda Örgütlenmenin Önemini Anlatıyoruz”

HAK-İŞ olarak, her toplantıda, örgütlenmenin önemini anlattıklarını söyleyen Arslan, “Sendikanın olduğu yerde, kayıtdışılık olmaz. İş kazaları en az seviyededir. Çocuk işçiliği, örgütlülüğün olduğu yerlerde olmaz. Ücret adaletsizliği olmaz. Bu nedenle, hükümet yetkililerine, işveren kuruluşlarına, örgütlenmeden korkmayın. Gelin, sorunlarımızı sosyal diyalog anlayışı ile beraber çözelim diyoruz” sözlerine yer verdi.

“Örgütlenme Konusunda Özel Bir Strateji Belirledik”

HAK-İŞ’in temel önceliklerini anlatan Arslan, “Ülkemizde yaşayan ve sayıları 4 milyona yaklaşan Suriyelileri, kadınları, gençleri, ev işlerinde çalışan temizlik işçilerini, özel temizlik şirketi işçileri, konut işçilerini, kamuda toplum yararına çalışan işçilerin örgütlenmesi konusunda özel bir strateji belirledik. Bu doğrultuda mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.

“HAK-İŞ Büyük Bir İnisiyatif Almıştır”

Kamuda çalışan 1 milyon civarındaki taşeron işçinin kadroya alınması konusunda HAK-İŞ’in büyük bir inisiyatif aldığını vurgulayan Arslan, “Kapitalizme karşı, Neo-liberal uygulamalara karşı ‘Devleti küçültün’ politikalarına karşı büyük bir başarı elde edilmiştir. 1 milyon civarında taşeron işçi kadrolarını alarak kamuda kadrolu işçi statüsünü elde etmiştir. Burada HAK-İŞ’in büyük bir mücadelesi ve başarısı yatmaktadır” diye konuştu.

Türkiye’de 31 Mart’ta gerçekleştirilen yerel seçimlerden sonra Büyükşehir Belediye Başkanlıklarını muhalefet partilerinin kazanması sonucunda sendikal örgütlülüğe karşı büyük bir saldırı başlatıldığını açıklayan Arslan, 

“Yaklaşık 25 bin HAK-İŞ mensubu sendikalarımızdan baskı ve tehditle istifa ettirildi. Binlerce üyemiz işten çıkarıldı. Dün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan binlerce arkadaşımızın iş akdi feshedilmiş. Bunlar için mücadele ediyoruz” dedi.

Arslan, “HAK-İŞ olarak ITUC önderliğindeki mücadeleyi yükselterek sürdürmeye ve bu konuda birlikte yürümeye kararlıyız. Asla umutlarımızı kaybetmeden, geleceğe ait beklentilerimizden vazgeçmeden inşallah birlikte yeni bir sosyal sözleşmenin ortaya çıkmasını başaracağız” şeklinde konuştu.

HABERE AİT GÖRSELLER :

31 Ağustos 2019 17:56, Haberler


© 2019 HAK-İŞ Konfederasyonu