HAK-İŞ GENEL KURULU ŞÖLEN HAVASINDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

10 Temmuz 2019 10:26, Haberler


HAK-İŞ GENEL KURULU ŞÖLEN HAVASINDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

HAK-İŞ 14. OLAĞAN GENEL KURULU TOPLANDI


Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in 14. Olağan Genel Kurulu, “Emek, Demokrasi, Özgürlük, Adalet İçin İleri” temasıyla şölen havasında başladı.

14. Olağan Genel Kurulumuz, üst düzey protokol, üyesi bulunduğumuz ITUC ve ETUC temsilcileri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen uluslararası sendika temsilcileri, delegelerimiz ve binlerce HAK-İŞ’li emekçinin katılımıyla 10 Temmuz 2019 tarihinde ATO Congresium’da başladı.


Genel Kurulumuza, Genel Başkanımız Mahmut Arslan başta olmak üzere Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Ahmet Erdem, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfi Elvan, HAK-İŞ Yönetim Kurulu üyeleri ve Genel Sekreterimiz, sendikalarımızın genel başkan ve yönetim kurulu üyeleri, delegelerimiz, HAK-İŞ Kurucuları ve eski Genel Başkanlarımız, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Koç, Bakan Yardımcıları, TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol, TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç, TOBB Yönetim Kurulu üyesi Faik Yavuz, MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın, KAMU-İŞ Genel Sekreteri Erhan Polat, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, Danıştay üyesi, Öz Büro-İş Sendikası Kurucu ve Onursal Genel Başkanı Muharrem Özkaya, Uluslararası İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ITUC) Genel Başkanı Ayuba Philibus Wabba, ETUC Genel Sekreter Yardımcısı Patrick Itschert, OATUU Genel Sekreteri Arezki Mezhoud, Angola, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Brezilya, Benin, Bosna-Hersek, Botsvana, Bulgaristan, Burkina Faso, Cibuti, Çad, Endonezya, Eritre, Fas, Fildişi, Filistin, Fransa, Gabon, Gambiya, Gana, Gine, Gürcistan, İran, İngiltere, İtalya, Kamerun, Kazakistan, Kenya,  Kongo, Kosova, Lübnan, Madagaskar, Makedonya, Malavi, Mali, Moritanya, Morityus, Nijerya, Pakistan, Romanya, Ruanda, Senegal, Somali, Sudan, Tanzanya, Togo, Tunus, Uganda, Ürdün, Zambiya’dan gelen sendika temsilcileri, Belediye Başkanları, işveren temsilcileri, Genel Müdürler, akademisyenler, gazeteciler ve HAK-İŞ teşkilatı katıldı.

GENEL KURULA ŞÖLEN HAVASINDA GİRİLDİ

Genel Kurulumuzun gerçekleştirileceği ATO Congresium, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun hareketliliğe sahne oldu. 

Fuaye alanında 15 Temmuz fotoğraf sergisi, HAK-İŞ Komitelerimizin faaliyetlerini yansıtan, HAK-İŞ MEYEB’in çalışmalarını anlatan ve sendikalarımızın faaliyetlerini gösteren stantlar ilgiyle karşılandı.

Delegelerimiz, HAK-İŞ üyeleri, sabahın erken saatlerinden itibaren salonu doldurmaya başladı.

Devlet Halk Dansları Topluluğu’nun Türkiye’nin renklerini yansıtan gösterisi ilgiyle izlendi. HAK-İŞ Marşı ve HAK-İŞ tanıtım filmleri büyük bir ilgi ve coşkuyla dinlendi. 

Genel Kurul’un açılışını HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Toruntay yaptı. 

Toruntay, HAK-İŞ’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle adına ve büyüklüğüne yakışır bir genel kurul gerçekleştirileceğini vurgulayarak, “HAK-İŞ olarak 44 yıllık geçmişimiz ile 14. Olağan Genel Kurulumuzu büyük bir katılım ve coşkuyla gerçekleştirmenin onur ve gururunu yaşıyoruz. Bu muhteşem 14. Olağan Genel Kurulumuzun Konfederasyonumuz HAK-İŞ’e ülkemize, çalışanlarımıza ve emekçilerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum” dedi.

Toruntay, 14. Olağan Genel Kurul’un toplanması için yasal çoğunluğun sağlanmış olduğunu belirterek, Genel Kurul’u sevk ve idare etmek üzere divan heyeti seçimi için verilen önergeyi okuyarak oylamaya sundu. Oylama sonucunda Divan Başkanlığına Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydınlı seçildi. Divan Başkan Yardımcılıklarına ise HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şahin, HAK-İŞ Bolu İl Başkanı Hacer Çınar, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanvekili Hüseyin Öz, Öz Büro-İş Aydın İl Başkanı Nefise Şahin seçildiler.

Divan Heyetinin oluşturulması, gündem gereği saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından HAK-İŞ’in 4 yıllık faaliyetlerini anlatan tanıtım filmi izlendi.

Genel Kurul’a hitaben bir konuşma gerçekleştiren Genel Başkanımız Mahmut Arslan, yurtdışı ve yurtiçinden teşrifleriyle Genel Kurul’u onurlandıran tüm katılımcılar ile 44 yıl önce HAK-İŞ’in temellerini atan kurucularımıza teşekkür etti. 

Arslan, merhum Genel Başkanımız Necati Çelik’i de rahmetle andı.

15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimi ile teröre karşı mücadelede şehit olan güvenlik güçlerimize ve sivil vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet dileyen Arslan, hayatlarının baharında, ekmeğini kazanmak için alın teri dökerken iş kazalarında kaybettiğimiz tüm emekçiler ile 1 Mayıs 2019’da Şanlıurfa’daki kutlamalara giderken yaşanan elim kazada hayatını kaybeden emekçi kardeşlerimizi de rahmetle anarak, tedavileri devam edenlere şifa diledi.

“HAK-İŞ 700 Bin Erdemli Mensubuyla Bir Ulu Çınara Dönüştü”

Genel Başkanımız Arslan, Konfederasyonumuzun 14. Olağan Genel Kurulunun icra edildiği bu günü, HAK-İŞ’in gücünü tahkim ettiği tarihi bir gün olarak değerlendirdi.

Yüreğinde emekçilerin vicdanını taşıyanların 44 yıl önce toprağa attığı tohumun, bugün 700 bin erdemli mensubuyla HAK-İŞ isimli bir ulu çınara dönüştüğünü ifade eden Arslan, Genel Kurulumuzu, toprağa tohum saçanların açtığı yolda, uzun, anlamlı, meşakkatli fakat bir o kadar da onurlu emek mücadelesinin 44. adımında icra ediyor olmanın önemine vurgu yaptı.

Arslan, Emekçileri ‘Ülkemizin Geleceğinin Mimarları’ Olarak Nitelendirdi

Ülkemizin tarihi coğrafyası ve uluslararası arenada, yeniden tüm mazlumların umudu, barış ve merhamet adası olarak duruş sergilediği bir dönemde, medeniyet işçilerinin alınteri ve emeklerinin oldukça önemli olduğunu ifade eden Arslan, “Tarih yeniden canlanıyor, coğrafyalar yeniden çiziliyor. Tarihin bu kırılma ânında alınteri ve emek dökenler, ülkemizin geleceğinin mimarları olacaktır” dedi.

“Dünya Emekçilerinin Başarısı Küresel Emeğin Güç Birliği ile Mümkündür”

Emekçilerin medeniyet tasavvurunun sınırlarımızın ötesine uzanarak küresel emek hareketiyle bütünleşmesi sonucu HAK-İŞ’in Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC)’un etkin ve saygın bir üyesi olduğunu belirten Arslan, dünya emekçilerinin başarısının küresel emeğin güç birliği ile mümkün olacağını söyledi.

“İnsan ve Alınterini Temel Alan Yeni Bir Sosyal Sözleşme İstiyoruz” 

Küresel emeğin güç birliği için HAK-İŞ’in uluslararası emek hareketiyle aynı hedefe yönelerek ortak birikim ve tecrübeyi zenginleştirmeye çalıştığına işaret eden Arslan, Konfederasyonumuzun evrensel taleplerini şöyle yineledi: “Kimsenin geride kalmadığı bir dünya, herkes için refah, herkes için düzgün ve iyi bir iş, daha adil gelir dağılımı, içerisinde, insan olan, emek olan, alın teri olan yeni bir sosyal sözleşme istiyoruz.”

“HAK-İŞ, Yerli, Milli ve Küresel Bir Emek Hareketidir”

Arslan, HAK-İŞ’in yerli, milli ve aynı zamanda küresel bir emek hareketi olarak emekçilerin gücü ve umudu olmaya devam ettiğini söyledi.

“Taşıdığımız yük, emekçilerin üzerimizdeki vebali, onların gözyaşı ve alınterinin manası ve ağırlığı altında bir vicdan ve merhamet çeşmesi olduğumuzu asla unutmadık” diyen Arslan, emek mücadelemizin vicdan ve merhamet üzerine oturtulduğunu kaydetti.

Arslan, “Ruhu inşa edilmemiş bir sendikal anlayış, dünyayı inşa edemez. HAK-İŞ’in emek mücadelesi; medeniyet inşasına yüzyılımıza özgü bir alınteri katkısı, fedakârlığı ve sorumluluğudur” dedi.

Uluslararası 3 Büyük Örgütte Görev Vurgusu

Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası sendikal harekete katkılarını hatırlatarak, şunları kaydetti: “HAK-İŞ Konfederasyonu olarak; 163 ülkeden 331 emek örgütünün bağlı olduğu, 207 milyon işçiyi temsil eden Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC)’un Genel Başkan Yardımcılığını yürütmekteyiz. HAK-İŞ, aynı zamanda 39 ülkeden 89 örgütünün üye olduğu 45 milyon işçinin üyesi olduğu ETUC Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’nun yürütme Kurulu’na seçilmiştir. Ayrıca, 40’dan fazla ülkeden 120’den fazla Konfederasyon ve meslek örgütünün üyesi olduğu Uluslararası Kudüs ve Filistin’e Destek Sendikalar Birliği Başkanlığını da onurla yürütmekteyiz.”

Örgütlenen Türkiye, Özgürleşen Türkiye

HAK-İŞ’in, 20’den fazla Sendikası, 81 İl Başkanlığı ve komiteleriyle tüm ülke sathında örgütlenmiş, ülkemizin en büyük işçi konfederasyonlarından birisi olduğunu vurgulayan Arslan, “Nerede bir özgürlük ve örgütlenme sorunu varsa orada olduk ve olacağız. Nerede bir demokrasi ve insan hakları ihlali varsa orada olduk ve olacağız. Nerede bir mazlumun gözyaşı varsa orada olduk ve olmaya devam edeceğiz. Örgütlenen Türkiye’nin Özgürleşen Türkiye olacağı bilinciyle sürekli doğru çizgide örgütlendik ve örgütlenmeye devam edeceğiz. Bizim HAK-İŞ olarak varlık nedenimiz budur. 14. Genel kurulumuzu bu bilinçle gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

“Yaşanabilir Bir Dünya İçin Emek Veriyoruz”

Alınterini emekçinin sendikal harekete bir emaneti olarak gördüklerini ifade eden Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bize inanan, güvenen, bizi emin bilen emekçilerin, her bir alınteri damlası o derece kutsaldır ki, bunu sadece insan olma erdem ve onurunu taşıyanlar idrak edebilir. HAK-İŞ sorumluluğu budur. Yaşanabilir bir dünya için emek veriyoruz. Geleceğe birlikte odaklanıp, geleceğimizi hep birlikte kuralım istiyoruz. Onun için emek, demokrasi, özgürlük, adalet için İLERİ diyoruz.”

Arslan’dan tüm emekçilere HAK-İŞ’te birleşin çağrısı

Arslan, tüm işkollarında çalışan emekçileri HAK-İŞ’e bağlı sendikalara üye olmaya davet etti. Arslan, “Kendilerine ulaşamadığımız, örgütleyemediğimiz bir işyeri ve emekçi varsa, onların bizden davacı olacağına inanıyoruz” dedi.

Dünyanın derinleşen bir kaosa doğru sürüklenmekte olduğuna işaret eden Arslan, şöyle devam etti: “Küresel canilerin insan neslinin yok edilmesine odaklandığı bir vahşetle karşı karşıyayız. Dünya görmezden gelse de Türkiye olarak biz; milyonlarca Suriyeli mülteciyle sofrasını paylaştı, onlara kucak açtı. Çünkü insanlığın ölmediğini, merhamet damarlarının kesilmediğini birileri insanlığa ihtar etmeliydi. Onun için bu genel kurulumuzla birlikte dünyanın tüm mazlum ve mağdurları için tekrar Emek, Demokrasi, Özgürlük, Adalet için İLERİ diyoruz.”

“Filistin, Bütün İnsanlığın Davasıdır”

Uluslararası Kudüs ve Filistin’e Destek Sendikalar Birliği Başkanı olarak, Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesi ve ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararını asla kabul etmediklerinin altını çizen Arslan, Yüzyılın Anlaşması olarak adlandırılan ve Bahreyn Konferansının da konusu olan İsrail’in işgal ettiği toprakları meşrulaştırmaya ve Filistinlileri yok saymaya yönelik anlaşmayı kabul etmiyor, şiddetle reddediyoruz. Bu emperyalizmin yeni bir oyunudur. Filistin’i bölmek için bu oyuna asla müsaade etmeyeceğiz. Başkenti Kudüs olan bağımsız, özgür Filistin Devleti kurulana kadar mücadelemiz ve desteğimiz devam edecektir” şeklinde konuştu.

“15 Temmuz’u Unutmadık, Unutmayacağız”

15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimine değinen Arslan, HAK-İŞ’in, 15 Temmuz 2016 gecesi 4 şehit verdiğini hatırlattı. Arslan, “Biz HAK-İŞ mensupları olarak; o meş’um gecede vatanımıza sahip çıkarak vakarımıza sahip çıktık. Vakarımız kaderimizdir diyerek, hainlere karşı halislerle birlikte mücadele ettik. Bedel ödedik. Darbe girişimi sonrası demokrasi nöbetlerinde, adalet nöbetlerinde yer aldık. 15 Temmuz Türkiye’yi işgal ve hain darbe girişimini unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” şeklinde konuştu.

Ülkemiz üzerinde küresel senaryoların yazılıp büyük oyunların tezgahlandığına işaret eden Arslan, “Yine saldırıyorlar, saldıracaklar. Yine bir kısım taşeronları üzerimize salacaklar. Ama tarihten ders almadıkları için milletimizin feraset ve direnişiyle yüzüstü evlerine döneceklerdir” dedi.

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından hayata geçirilen OHAL sürecinin sona erdirilmesini, demokrasimiz açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiren Arslan, başta FETÖ ve PKK olmak üzere tüm terör örgütleri ile mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

15 Temmuz şehitlerimiz Celalettin İbiş, Ahmet Özsoy, Ali Karslı ve Hakan Gülşen’i rahmetle yadeden Arslan, “Onlar bizim onurumuzdur. Geleceğimiz için canlarını feda ettiler” dedi.

“Sendikasız İşçilere Ulaşmayı Hedefliyoruz”

Ülkemizde 13.5 milyon sigortalı çalışanın bulunduğunu belirten Arslan, bunların sadece yüzde 13,8’inin sendikalı, geri kalan yüzde 86’sının sendikasız ve örgütsüz olduğuna işaret etti. Arslan, “Bizim sendikasız emekçilere ulaşmak gibi bir sorumluluğumuz var. Bu sorumluluğumuzun gereği olarak, yeni örgütlenme alanları, yeni hedefler, yeni stratejiler belirleyerek sendikasız işçilere ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

“HAK-İŞ, taşerona çözümün en önemli aktörüdür”

1 milyona yakın taşeron işçisinin kadroya alınarak, çalışma hayatımızın en büyük reformunun gerçekleştirildiğini vurgulayan Arslan, “Bu tarihi reformun en önemli aktörü HAK-İŞ’tir. Bu reformun mimarı başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, dönemin Başbakanına, Bakanlarına, bürokratlarına ve emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz. HAK-İŞ olarak bu sorunun çözülmesi için büyük bir mücadele verdik ve çok şükür başarıya ulaştık. Bu başarı hepimizin başarısıdır. Bize inanan, güvenen, bizimle yol yürüyen yüzbinlerce emekçinin başarısıdır” diye konuştu.

“Kadro kapsamı dışında kalan taşeron emekçileri için mücadelemizi sürdürüyoruz”

“KİT’lerde çalışan taşeron işçileri başta olmak üzere, kadro kapsamı dışında kalan bütün taşeron emekçilerin kadroya geçebilmeleri için de mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Arslan, şöyle devam etti: “HAK-İŞ olarak 696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçilerin sorunlarının çözümü için mücadeleye devam ediyoruz.  Kadroya yeni geçen ve KİT’lerde kadro kapsamı dışında kalan işçilerin ücret artışları yüzde 4 artı 4’te kaldı. Bu arkadaşlarımızın ücretleri enflasyon karşısında eridi.  Bu arkadaşlarımız için enflasyon zammı talebimizi her platformda dile getirdik. Getirmeye de devam ediyoruz. Uluslararası kuruluşların, emperyalizmin kullandığı küresel sermayenin, Dünya Bankası, IMF gibi benzeri kuruluşların ülkemize dayattıkları devleti küçültün, kamuyu küçültün anlayışına karşı 1 milyona yakın taşeron işçinin kadroya alınması bu küresel güçlere meydan okumadır. Buradan bu reformu gerçekleştirenlere bir kez daha teşekkür ediyorum.”

“Enflasyon Farkının Ödenmesi için 400 Bine Yakın İmza Topladık”

Taşerondan kadroya geçen emekçiler için HAK-İŞ’in enflasyon farkı talebinde bulunduğunu hatırlatan Arslan, bu talebe ilişkin 400 bine yakın imza toplandığını ve bunun Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanına teslim edileceğini söyledi.

Arslan, “Kadroya yeni geçen ve KİT’lerde kadro kapsamı dışında kalan işçilerin ücret artışları yüzde 4 artı 4’te kaldı. Bu bizim kabul etmediğimiz bir durumdur. Emekliler, işçi emeklileri, Bağ-Kur emeklileri, bütün emeklilere ve tüm kamu çalışanlarına uyguladığı sistemle enflasyon + ücret zamları devam etmiştir. Sayın Bakanımıza da arz ettik. Bu farkı istiyoruz” dedi. 

HAK-İŞ olarak, 2019 yılı Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi teklifini de geçtiğimiz hafta Bakanlığa sunduğumuzu belirten Arslan, “Bu bağlamda, kadroya geçen işçiler ile kapsam dışında bırakılan taşeron işçilerin de çerçeve protokole dahil edilmesini ve artışlardan yararlanmasını istiyoruz” dedi.

HAK-İŞ olarak sonuna kadar masada kalmaya, müzakere etmeye devam edeceğimizi belirten Arslan, şunları kaydetti: “Bu yolun barış ile sonuçlanacağına inanıyorum. Sayın bakanın başta asgari ücret olmak üzere, bu toplu iş sözleşmelerinin de masada biteceğini umut ediyorum. İnşallah bunu da başaracağız.”

“Geçici İşçilerin Çalışma Süreleri 9 Ay 29 Güne Çıkarılmalı”

Arslan, Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi teklifi ve görüşmelerinde, 696 sayılı KHK ile çalışma süreleri 9 ay 29 güne kadar çıkartılan mevsimlik ve geçici işçilerin, çalışma sürelerinin 9 ay 29 gün üzerinden devamlı hale getirilmesini de talep ettiklerini aktardı.

“1 Mayıs’ın Normalleştirilmesine Katkı Sunduk”

HAK-İŞ’in, 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma gününü amacına ve ruhuna uygun biçimde kutladığını belirten Arslan, 1 Mayıs’ın normalleştirilmesine HAK-İŞ’in katkı sunduğunu ifade etti.

Arslan, Kadın Üyelerimizi Sendikalarımızda Görev Almaya Davet Etti

Çalışan kadınların HAK-İŞ ile buluşup HAK-İŞ’te kendilerini bulduklarını ifade eden Arslan, kadın üyelerimizi sendikalarımızın her kademesinde daha fazla görev almaya davet etti.

Arslan, şöyle konuştu: “İlk defa 20 binden fazla kadın emekçimiz Ankara Arena’da toplanıp, bütün dünyaya kadın emekçilerin sorunlarını ve taleplerini ifade ettiler. Kadın üyelerimizin sendikal harekette daha etkin rol almalarını istiyoruz. Hak-İŞ’in bütün kademelerinde daha çok kadın sendikacı ve emekçileri görmek istiyoruz. Bu bizim hayalimizdir. Bu bizim rüyamızdır. Kadınlarla beraber bu mücadeleyi daha yükseklere taşıyacağız. Yeni dönemde hep birlikte kadınlarımızla birlikte daha etkin çalışmalar yapabilmek için çabalarımızı sürdüreceğiz. Kadınlar sadece eş olarak değil, aynı zamanda anne, aynı zamanda sorumluluk sahibi, toplumun en değerli ailesinin bir parçası olarak önemli bir rol üstlenmektedir.”

Yeni Anayasa Talebi

Arslan, HAK-İŞ’in yeni; sivil ve demokratik bir anayasa talebini de yineledi. Türkiye’nin kendi dinamikleriyle değişmesini ve dönüşmesini istediklerini belirten Arslan, bunun yolunun da Yeni bir Anayasa’dan geçtiğini söyledi.

Türkiye’nin bölgesinde güçlü ve oyun kurucu, etkin bir devlet olması, siyasi ve ekonomik krizlerin, istikrarsızlıkların son bulması için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine Evet dediklerini ve bu konuda önemli çalışmalara imza attıklarını kaydeden Arslan, siyasal krizler ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan ekonomik krizlerin bedelini emekçilerin ödediğini söyledi.

“Parlamenter sisteme geri dönmek olmaz”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin 1 yılını doldurduğunu ve sistemin eksik yanlarının tamamlanması gerektiğini belirten Arslan, “Bu sistemden geri dönüş tartışmalarının Türkiye için haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bunun eksikleri, varsa sorunlarını çözmek başka bir şey, yeniden parlamenter sisteme geri dönmek başka bir şeydir” dedi.

“Emeklilikte yaşa takılanlar için çözüm üretilmelidir”

Son günlerde Türkiye ekonomisi üzerine bazı oyunlar oynandığına dikkat çeken Arslan, “Bu oyunları Türkiye’yi yeniden IMF kapılarına götürme çabası olarak görüyoruz. IMF’nin yeniden Türkiye’ye gelmesini asla kabul etmiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Hükümetimizin IMF ile çalışmama konusundaki kararlılığını buradan bir kez daha tebrik ediyor ve destekliyoruz. IMF politikalarının ortaya çıkardığı Emeklilikte Yaşa Takılanlar konusu bugün çalışma hayatının önemli sorun alanlarından birini oluşturmaktadır. HAK-İŞ olarak, prim ödeme gün sayısını doldurmuş, ancak yaş nedeniyle emekli olamayanlardan, özellikle işten çıkarılan, çalışma gücünü kaybetmiş ya da sektörde iş bulamayanlar için çözüm üretilmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. 

“AB müzakere sürecini önemsiyoruz”

HAK-İŞ olarak, AB sürecini son derece önemsediğimiz belirten Arslan, AB müzakere sürecinde yaşanan tıkanmanın bir an önce aşılmasını, sürecin, amacına uygun olarak sorunları çözen bir anlayışla sürdürülmesini talep etti.

Arslan, “AB’nin ekonomik ve sosyal değerlerin bizim milletimizin ve işçilerimizin de hak ettiği değerler olduğuna inanıyoruz. Bu konuda da hükümeti bütün alanlarda HAK-İŞ olarak desteklemeye bundan sonra da devam edeceğiz. AB’nin Türkiye’nin tam üyeliğine ilişkin tutarsızlığı, Kıbrıs konusunda tutumlarına rağmen şunu da hatırlatmak istiyoruz. Bir tek Avrupa yok” dedi. 

Arslan, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin tam üyeliğine ilişkin tutarsızlığı ile Kıbrıs konusundaki yanlı tutumunun ise endişe verici olduğunu belirtti.

“Bütün Çalışanların Kıdem Tazminatına Kavuşacağı Güçlü Bir Model İstiyoruz”

Arslan, kıdem tazminatı tartışmalarına değinerek, “Kıdem tazminatının kaldırılması, yok edilmesi, düşürülmesi gibi bir yaklaşımı asla kabul edemeyiz. Kıdem tazminatında kazanılmış haklardan geriye gidişe neden olmayacak ve istisnasız bütün çalışanların kıdem tazminatına kavuşacağı güçlü bir model istiyoruz. Yüzbinlerce özel sektör işçisi kıdem tazminatı alamıyor. Bu konudaki sorunlar giderilsin, bütün çalışanlar kıdem tazminatı alabilsin. Kazanılmış haklardan geriye gitmeyen yeni bir model istiyoruz. Bunlara artı bir model getiremeyenler şunu diyorlar: Kıdem tazminatı modeline dokunmayın. Mazlumların, mağdurların en kötü şartlarda çalışıp, üç kuruş ekmek parası için alın teri akıtanların haklarını savunmayacak mıyız? Dolayısıyla siz eskimiş, işe yaramayan sadece kamu işçilerinin kıdem tazminatı sistemine karşı sessiz kalırsanız, vebal altında kalırsınız. Herkesin bu konuyu anlamasını istiyoruz” dedi.

“HAK-İŞ Asgari Ücret Masasında Olmak Zorundadır”

Asgari ücret ve tespit komisyonu hakkında açıklamada bulunan Arslan, şunları kaydetti: “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı, demokratik katılım ve temsile uygun hale getirilmelidir. Asgari ücret, işçinin ailesiyle birlikte geçimini sağlayacak şekilde belirlenmelidir. Bütün ücretlilerin, ocak ayında almış olduğu maaş yüzde 15’lik vergi dilimine tabii iken, önce yüzde 20’ye, sonra yüzde 27 ve yüzde 36’ya kadar çıkmaktadır. Bu oranların indirilmesini talep ediyoruz. Türkiye’de asgari ücret belirlenirken, çalışanların yüzde 50’sinden fazlasını ilgilendiriyor. Masada hükümet var, işçileri temsil eden DİSK var, işçi kesiminde masa eksik, sandalye eksik. Türkiye’nin en büyük toplu sözleşmesinde HAK-İŞ yok. Bunu demokrasi diye bize kimse anlatamaz. Biz masada olacağız, HAK-İŞ asgari ücret masasında olacak, olmak zorunda. En büyük toplu iş sözleşmesi yapılıyor ve hakiş o masada yok. Benim anlamadığım TC’nin tarihinde en büyük reformcu AK Parti hükümetinin asgari ücret komisyonunun arkasında olmasını anlamıyoruz. Meydan birilerine kalınca, asgari ücrette kendilerini karar sahibi görenler, Türkiye’de nelerin konuşulduğunu, tartışıldığını gördük. HAK-İŞ’in ve DİSK’in orada olması son derece doğaldır. Sadece HAK-İŞ’in olmasını istemiyoruz. Üyelerimiz oranında temsil edilelim. Asgari ücret kişinin kendisi değil, ailesinin de geçimini sağlayacağı bir ücret olarak kabul edilir ve bu doğrultuda hareket edilmesini istiyoruz.”

Diğer yandan iş kazaları, sosyal ve ekonomik bir yara olarak, çalışma hayatının en önemli sorun alanlarından biri olmaya devam etmektedir. İnsana saygı temelinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılmasını istiyoruz. Başta iş kazaları ve kayıtdışı istihdamın önlenmesi olmak üzere, çalışma hayatında yaşanan her türlü sorunun çözümü için sendikal örgütlenmenin önemine inanıyoruz.”

“İşten Çıkarmalar ve Baskılara Karşı Mücadelemiz Devam Edecek”

Genel Başkanımız Arslan, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından yönetimleri el değiştiren CHP ve HDP’li bazı belediye Başkanlıklarında üyelerimize yönelik işten çıkarmalar, sürgünler ve sendikalarımızdan istifalara ilişkin mücadelemizin kararlılıkla devam ettirileceğini vurguladı.

“600’e Yakın Üyemiz İşten Çıkarıldı, 17 Bin 500 Üyemiz İstifa Ettirildi”

600’e yakın üyemizin işten çıkarıldığı ve 17 bin 500 üyemizin sendikalarımızdan istifa ettirildiği bilgisini paylaşan Arslan, “İşten çıkarılmalara, sürgünlere, sendika değiştirme baskılarına karşı bir mücadele başlattık. Toplam 6 bin HAK-İŞ üyesi ile Bolu’dan Ankara’ya “Emek ve Adalet” yürüyüşü gerçekleştirdik. Bu yürüyüşümüzle Türkiye sendikal hareketi için yeni bir çığır, yeni bir ufuk açtık” dedi.

Emek ve Adale Yürüyüşü’nde 200 kilometre yol katedildiğini belirten Arslan, “Yağmurda, çamurda, doluda, yokuşta, inişte 200 kilometrelik onurlu bir yürüyüş gerçekleştirdik. Asla vazgeçmedik, geri adım atmadık. Sonuç alıncaya kadar, işten atılanlar işlerine dönünceye, sendikal baskılar son buluncaya kadar mücadelemiz devam edecektir” dedi.

“Arkadaşlarımız İşlerine Dönsünler, Toplu Sözleşmeler İmzalansın”

“Zulme susarsam vebal altında kalırım. Bunlara teslim olmayacağız, sonuna kadar mücadele edeceğiz” diyen Arslan, “Şunu bilin onların hakkı sizi yalnız bırakmayacak. Hesap günü gelecek ve hesap vereceksiniz. Bizim hiçbir siyasi parti ile kavgamız olamaz. Hiçbir partinin önünde, sağında, solunda olmadık. Biz özgür bir örgütüz, konfederasyonuz. Kimsenin arka bahçesi değiliz. Ama bizi ısrarla, inatla bir yere kategorize edenlere de susamayız ve onlara da gereken cevabı vermemiz gerekiyor. Bolu’da sadece ekmekleri için işlerinden atılan arkadaşlarımız için konuşuyoruz. Sesimizi duyurmak istedik, duymadılar, anlayın dedik, anlamadılar. Bize yürüyüşten başka imkan bırakmadılar. Bolu’dan Ankara’ya 200 km yürüdük. Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP yetkililerine mektup yazdık, randevu talep ettik. Bizi anlayın, bizi duyun, bizi farkedin, bizim feryadımıza sakın ha kulaklarınızı tıkamayın. Biz adalet, özgürlük, ekmeğimizi ve geleceğimizi istiyoruz, başka bir talebimiz yok. Bu taleplerimizin yeniden gözden geçirilmesini istiyoruz. Seçim öncesi vaatlerinizi unutmayın. Seçim bitti seçim öncesi konuşmaları bir kenara koyduk. Yeni bir dönem var, gelin masada oturalım, müzakere edelim, arkadaşlarımız işlerine dönsünler, toplu sözleşmeler imzalansın. Kol kola bu masadan birlikte kalkalım. Bizim derdimiz işçiler, emekçiler ve onların hakları. Kılıçdaroğluna buradan bir kez daha seslenmiş olalım.”

Arslan, Bütün Emekçileri Birlikte Mücadele Etmeye Çağırdı

Arslan, bütün emekçileri sürgünlere, baskılara karşı direnmeye, işten çıkarmalara tekrar yürümeye ve gerekirse açlık grevi yapmaya çağırdı.

Divan Başkanı Prof Dr. İbrahim Aydınlı, HAK-İŞ’in emek mücadelesinde ortaya koyduğu çaba ve gayretin ülkemiz için kıymetli olduğunu söyledi.

Taşeron işçiliği sorununun hem idareyi hem yargı sürecini çok meşgul ettiğini belirten Aydınlı, şunları kaydetti: “İstihdam politikasında yapılan değişiklik gereği, kamu kurumları işçi alımını bıraktı, taşeron olarak bilinen yüzbinlerce işçiyi doğrudan çalıştırmaya başladı. Tabi bu bir tercihti. Özellikle sosyal ve ekonomik faaliyetlerin gün ve gün yükseldiğini gördük. Şu anda iş uyuşmazlıklarının arabuluculuk metodu ile çözülmesini sağlayan daha çok taşeron sistemindeki hak mücadelesi konusundaki tıkanıklıklardı. En çok taşeron işçiler haklarını alamıyorlardı. Bu konuda HAK-İŞ’in 10 yıldır, birçok kurumun veya birçok farklı partner kurumların farklı söylemlerine rağmen, taşeron konusundaki mücadelesini ısrarla sürdürdü ve başarıya ulaştı.”

Taşeron emekçilerine kadro verilmesiyle birlikte ortaya yeni bir durumun çıktığını belirten Aydınlı, “Sendikal özgürlüğün önünü açmamız gerekiyor. Bu bütün konfederasyonlar için de aynıdır. Türkiye’de özellikle uluslararası platformlardaki sendikal özgürlük sıkıntısı ile karşılaşmamalıyız” dedi.

10 Temmuz 2019 10:26, Haberler


© 2019 HAK-İŞ Konfederasyonu