EMEK VE ADALET YÜRÜYÜŞÜ 10. GÜNÜNDE

20 Haziran 2019 10:09, Haberler


EMEK VE ADALET YÜRÜYÜŞÜ 10. GÜNÜNDE 


Yerel seçimlerin ardından AK Parti’den CHP ve HDP’ye geçen belediyelerde işçi çıkarma, sürgün etme ve sendika değiştirme baskısına tepki olarak Bolu Belediyesi önünden başlatılan “Emek ve Adalet Yürüyüşü” 10. Gününde Kahramankazan’ın Karadere Mevkii’nden başladı. 

Yürüyüşe Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın yanı sıra, KKKTC KAMU-SEN Genel Başkanı Metin Atan, HAK-İŞ'e bağlı sendikaların genel merkez yöneticileri, şube başkanları, HAK-İŞ İl Başkanları, sanatçı Ahmet Yenilmez ile çok sayıda emekçi katıldı.


“Bizi Herkes Duydu Bir Tek Onlar Duymadı”

Emek ve Adalet Yürüyüşü’nün 10. gününde olduklarını belirten Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 59 gündür Bolu Belediyesi’nden işten atılan işçilerin seslerini duyurmaya çalıştıklarını belirterek, “24 Mayıs tarihinde Bolu’ya gittiğimiz zaman kendilerine dedik ki “Bizi duyun, bizi anlayın. Biz ciddiyiz, kararlıyız. 24 Mayıs’tan 11 Haziran’a kadar geçen süre içerisinde bize işimizi, aşımızı geri verin. Aksi halde Bolu’dan Ankara’ya yürüyeceğiz” dedik. Anlatamadık. Bizi duyun dedik, herkes duydu onlar duymadı veya duymazdan geldiler” şeklinde konuştu.

Yürüyüşün 9. Gününde ilk defa yürüyüşle ilgili CHP sözcüsü tarafından basına bir açıklama yapıldığını belirten Arslan, “Nihayet Ankara’ya yaklaştık. Bir açıklama. Bu açıklamanın yapılmasını önemli buluyorum. Nihayet duymuş olmaları önemli. Geç de olsa, uzun bir süre geçmişte olsa, 59 gün sonra yürüyüşümüzün 10. Gününe girerken sesimizin CHP tarafından duyulması önemli bir gelişme. Bu eylemin, bu yürüyüşün bir tek amacı var o da arkadaşlarımızın işe geri dönmesi. Her zaman bunu söyledik. Bunun dışında bizi bir kısım hedefler için yollara düşmüş gibi tanımlamaya çalışmak büyük haksızlıktır, bu insanlara büyük haksızlıktır” dedi.

Bir kısım çevreler tarafından yürüyüşün farklı noktalara çekilmeye çalışıldığının da altını çizen Arslan, “Sanki diyorlar bu yürüyüş bir yerlerden talimat alarak yapılmış ve İstanbul belediye seçimlerini manipüle etmeye yönelik gibi bir his doğuruyor içimizde diyorlar. Sizin hislerinizde bir sorun var. Siz farklı şeyler hissediyorsunuz. Bizim hissettiğimiz ise bu yürüyüşün samimiyeti, içtenliği. Bütün bunları soylu ve onurlu yürüyüşümüzü başka taraflara doğru göndererek, yürüyüşümüzü küçümsemek olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

“HAK-İŞ’i Yok Saydılar”

Bolu Belediyesi’nde yetkili sendika olduklarını belirten Arslan, eğer ortada ekonomik bir sorun varsa bunun kendileri ile de paylaşılması gerektiğini sözlerine ekledi. Arslan, “Ekonomik sorununuz varsa çağırırsınız sendikayı, bu sorunumuz var dersiniz. Yapmadılar. Sendikayı, Hak-İş'i yok saydılar, işçiyi yok saydılar” dedi.

Her zaman sosyal diyalogdan yana adımlar attıklarını ve yürüyüşün başladığı günden bugüne kadar geçen süre içerisinde her zaman CHP’ye çağrıda bulunduklarını belirten Arslan, amaçlarının bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek olduğunu belirtti. Arslan, “Gelin anlaşalım. İşten atılan arkadaşlarımız işlerine dönsünler. Sendikal baskıları kaldırın, bütün bu süreçlerin içerisindeki bize yönelik toplu sözleşmelerimizi sabote eden, sözleşme görüşmelerini tıkayan, sözleşmeleri imzalamayan belediye başkanlarınıza talimat verin, sözleşmeleri imzalayalım, sendikal baskıları durdurun. Gelin el sıkışalım. Bizim kimseyle husumetimiz olamaz. Bizim hiçbir siyasi partiye karşı düşmanca tavrımız olamaz” diye konuştu.

“Sessiz mi Kalacaktık?”

Arslan, işçilerin yaşadıkları karşısında sessiz kalamayacaklarını belirterek, “Biz sendikacıyız. Biz işçiyiz, emekçiyiz. Bizim ekmeğimiz aşımız elimizden alınıyorsa, susacak mıyız? Bunlara teslim mi olacağız, baskılara boyun mu eğeceğiz? Yeter ki sizlerle beraber bu dayanışmayı sürdürelim. Geç kaldılar ama yine de geç kalmalarına rağmen, atılan bu adımı önemsiyoruz. Ancak yürüyüşümüzün amacı dışına götürmeye çalışmalarını da asla kabul etmiyoruz. Tam tersi bu yürüyüşümüzü dönüştürüp, dolaştırıp CHP’nin lehine bir tutum olarak kullanmaya çalışıyorlar, bunu da asla kabul etmiyoruz ve bunu yaptırmayacağız” şeklinde açıklamalarda bulundu.

“Bizi Mecbur Ettiniz”

Emekten, haktan, özgürlükten, adaletten bahseden bir siyasi partinin yaptıkları karşısında işçinin CHP’ye olan güveninin kaybolduğunu belirten Arslan, “Halkımıza, sendikalarımıza düşmanca bir tutum sergilemeleri CHP’ye olan güveni ve emekçinin CHP’ye olan sempatisini ortadan kaldırmıştır. Bunun sorumlusu biz değiliz. İşten atılan arkadaşlarımız işe alınsın, sendikal baskılar bitsin, toplu sözleşmelerimizi sonuçlandırmak konusunda irade ortaya koysunlar, gelsinler burada el sıkışalım ve geri dönelim. Bizim amacımız illa da bu eylemi yapmak değil. Bizi mecbur ettiniz” diye konuştu.

“Bu Yürüyüş Aslında Tarihi Bir Meydan Okumadır”

59 gündür devam eden eylemin Türkiye’nin her kesiminden büyük destek gördüğünü belirten Arslan, “Türkiye’de herkesin desteğini, duasını almış bu hareket maalesef adı sendika olan bir kısım çevreler tarafından duyulmadı, görülmedi, hissedilmedi. Onlar sadece birilerine taşeronluk yapmakla uğraşıyorlar. İşçi hareketi bunun hesabını onlardan soracak. Bolu Belediyesi’ndeki yetkili sendika olarak 59 gündür yollardayız, gelip yolunuz açık olsun demediler, tam tersine üyelerimizin baskı görmesine, üyelerimizin işten çıkarılmasına alkış tuttular. Bunlar sendikacı falan değil, bunlar taşeron. Bu taşeronlara karşı da bu yürüyüş aslında tarihi bir meydan okumadır” dedi.

“Gelin Demiştiniz, Biz De Geldik”

Bundan sonra da aynı istikamette ve aynı hedefe doğru sağduyu ile yürüyeceklerini sözlerine ekleyen Arslan, Cumartesi günü CHP Genel Merkezi önünde yürüyüşü sonlandıracaklarını belirti. Arslan, “Bu yürüyüşümüzün sonucunda nihai hedefimiz belli. CHP Genel Merkezi önünde binlerce arkadaşımızla Sayın Kılıçdaroğlu’nun çağrısını yerine getirmiş olacağız. Sayın Kılıçdaroğlu’nun sözü üzerine biz kendisini ziyarete gidiyoruz. Kılıçdaroğlu demişti ki: “Seçim öncesinde bizim belediyelerimizin hiçbirisinde herhangi bir siyasi parti mensubu işten çıkarılmayacak, ben teminat veriyorum” demişti. Namus sözü demişti. Namus sözü. Eğer bunun aksi olursa gelin beni bulun demişti. Biz de diyoruz ki “Sayın Kılıçdaroğlu gelin demiştiniz, biz de geldik” Sorunumuzu da çözün” diye konuştu.

“Buna Sebep Olanları Aklı Selime Davet Ediyorum”

Emekçilere yürüyüşlerinde destek vermek için bulunan Sanatçı Ahmet Yenilmez’de konuşmasında “Dünyada parayla veya altınla, aklınıza gelebilecek her dünya adına bir değerle asla karşılığı ödenemeyecek bir şey var ise oda da işçinin bir damla alın teridir. Bu insanlar yürüyorsa, kendi alın terini içindir, alın terinin nasıl döküldüğünü bildiği içindir ya da alın teri döküp hakkını arayan insanlara destek vermek içindir. Bu ülke alın terini tartışmamalıydı, bu ülke bugün 100. Yılda Mersin Kıbrıs arasında benim ata toprağım, ata denizimin altında gazımı işgal etmeye Fransız savaş gemilerini tartışmalıydı ve biz bugün onun için yürümeliydik. Buna sebep olanları aklı selime davet ediyorum. Bu insanların samimiyetini kimsenin test etmeye hakkı yoktur” dedi.

KKTC KAMU-SEN Genel Başkanı Metin Atan konuşmasında “Bu onurlu hak uğruna yapmış olduğunuz yürüyüşe Kıbrıs’tan destek olmaya geldik. Bu yürüşünüz, gazanız mübarek olsun, hayırlara vesile olsun. Onurlu yürüyüşünüzün hayırlara vesile olmasını diliyorum, tüm desteğimizle sizlerin yanınızdayız” şeklinde konuştu.


20 Haziran 2019 10:09, Haberler


© 2019 HAK-İŞ Konfederasyonu