ARSLAN, SGK 5. GENEL KURULUNDA KONUŞTU

26 Aralık 2018 12:47, Haberler


ARSLAN, SGK 5. GENEL KURULUNDA KONUŞTU

ARSLAN: “ASGARİ ÜCRET UYGULANABİLECEK EN DÜŞÜK ÜCRETTİR”



Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 5. Olağan Genel Kurulu 26 Aralık 2018 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi. Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un katılımlarıyla gerçekleştirilen genel kurula, işçi, işveren ve memur konfederasyonları ile çeşitli meslek kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

SGK 5. Olağan Genel kuruluna Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Şahin, Genel Sekreter Yardımcımız Erdoğan Serdengeçti, HAK-İŞ Uzmanlarımız, SGK Başkanı Selim Bağlı, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, TÜRK-İŞ Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın, İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Kudret Önen ve basın mensupları katıldı.

Genel kurula hitaben konuşmalarını gerçekleştiren Genel Başkanımız Mahmut Arslan, yeni belirlenen asgari ücret, emeklilikte yaşa takılanlar ve SGK’nın çalışma hayatındaki önemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Genel kurulda konuşan Genel Başkanımız Mahmut Arslan, “Yeni asgari ücret hayırlı olsun. Türkiye’nin içinden geçtiği zor dönemde asgari ücretin uzlaşı ile gerçekleştirilmesi önemlidir. HAK-İŞ olarak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına itirazımız var. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun daha katılımcı, daha çoğulcu, farklı kesimleri de içine alan yeni bir anlayışla kurulmasını istiyoruz. Bugünkü komisyonun yapısı 1970’li yılların bize armağanıdır. Türkiye’de 15 milyon 600 bin sigortalı işçimiz var. Bunların 1 milyon 800 bini sendikalara üye. Bizi orada temsil eden konfederasyonumuzun üye sayısı 1 milyona yakın. 1 Milyona yakın kişiyi temsil eden bir konfederasyon, 15 milyon 600 bini temsilen komisyonda tek başına yer alıyor. Bunu daha katılımcı yapamaz mıyız? Daha farklı, daha geniş, daha uzlaşmacı bir süreci gerçekleştiremez miyiz?” sorularını yöneltti.

“Asgari Ücret Uygulanabilecek En Düşük Ücrettir”

Asgari ücretin hangi anlama geldiğinin Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından kamuoyuna iyi bir şekilde anlatılması gerektiğini vurgulayan Arslan, “Asgari ücretin Türkiye’deki uygulamaları ve dünyadaki uygulamaları farklı. Türkiye’deki uygulama, asgari ücret eşittir geçim ücreti. Çünkü 8 milyona yakın insan asgari ücretle çalışıyor. Dünyada asgari ücret uygulanabilecek en düşük, en az ücrettir. Bizim ülkemizde 8 milyonu daha sonra da 15 milyonu ilgilendiren bir noktaya gidiyor. O yüzden asgari ücreti tartışırken, eğer bunu geçim ücreti olarak tartışırsanız geldiğimiz noktadaki asgari ücret yetersiz kalır. Asgari ücretin belirlenmesindeki sistemin yeniden oluşturulması gerekiyor. Bunun yolu da örgütlenmekten geçiyor. Asgari ücret alan 8 milyon insanı sendikalara, toplu sözleşme sistemine dahil edersek, asgari ücretin altında insanların ücreti olmazsa, bu tartışmalar olmaz” şeklinde konuştu.

“Örgütlü İş yerlerinde Desteklerin Daha Fazla Olmasını İstiyoruz”

Asgari ücretin günümüz şartlarında tespit edilmiş olmasını olumlu ancak yeterli bulmadıklarını söyleyen Arslan, “Örgütlü işyerlerinde desteklerin daha fazla olmasını istiyoruz. Ülkesini, vatanını seven, üretim yapan, ihracat yapan, istihdam eden, büyük fedakarlıklarla üretim yapan işverenlere teşekkür ediyoruz. Krizi bahane edip konkordato ilan eden, hileli iflaslarla işçileri tehdit ederek, baskı yaparak, işçilerin haklarını geri götürmek, asgari ücretten vazgeçirmek, işten çıkarma anlayışında olanlara karşı da şiddetli bir şekilde mücadele etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“IMF Reçetesinin En Tipik Örneği, Emeklilikte Yaşa Takılanlardır”

1999 yılında mezarda emeklilik konusuna Kızılay’da yaklaşık 500 bin işçinin katılımıyla karşı çıktıklarını anımsatan Arslan, “O yıllarda mezarda emeklilik konusundaki itirazlarımız, SGK’nın içinde bulunduğu şartlar önümüze konularak bizi ikna etmeye çalışıldı. İnsanlar daha önceden işe girmişler, siz diyorsunuz ki hayır bu tarihten itibaren sizin emeklilik sisteminizi değiştiriyoruz. Emeklilikte yaşa takılanların aslında karşılaştıkları zorlukları 1999 yılında ve sonrasında konuştuk. Emeklilikte yaşa takılanlar konusu, IMF reçetelerinin bizi hangi noktalara getirdiğinin en tipik örneğidir. Bu sorunun nasıl çözüleceğini oturup konuşmamız gerekiyor” açıklamasında bulundu.

“Kayıt Dışı Çalışmanın Faturasını Biz Ödüyoruz”

Konuşmasında kayıtdışı işçilik konusuna değinen Arslan, “Üretimde, sanayide, hizmet sektöründe kayıtdışı çalışmanın en büyük faturasını biz, çalışanlar ve emekçiler ödüyor. Emekli maaşlarımızla ödüyoruz, hizmetler anlamında ödüyoruz. Bu durum kayıtlı işletmeler için de büyük bir haksızlık ve adaletsizliktir. Kayıtdışı işçilik konusunda kararlı olmamız gerekiyor. Kayıtdışı işçilik konusu kayıtlı işletmeleri ciddi şekilde etkileyen ve çözülmesi gereken bir konudur. Bu konuda işçi sendikaları olarak üzerimize hangi sorumluluk düşüyorsa yapmaya hazırız” diye konuştu.

“İşsizlik Primi Ödeyenler Fondan Yararlanamıyor”

İşsizlik sigortası fonundaki kaynakların kullanılması konusunda önemli hususlara imza attıklarını belirten Arslan, “AK Parti hükümeti son 16 yılda işsizlik sigortası fonu hakkında ciddi teşvikler verdi. Ancak prim ödeyen işçilerin ve işverenlerin, primi ödeyenlerin bütün bu gelişmelerden hakları yok mu? İşverenlerimize kaynaklar ve imkanlar veriyoruz. Peki çalışanlara ne veriyoruz? İşsizlik sigortası fonunun kurulduğu günden bugüne kadar ne kapsamında, ne de yararlanma şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmadı. Geçici ve mevsimlik işçilerimizin çalışma süreleri 6 aydan 9 aya çıkarıldı. 9 ay çalışıyorlar, diğer dönemlerde çalışmıyorlar. ÇAYKUR’daki mevsimlik işçiler ise ancak 6 ay çalışıyorlar. Çalışmadığı dönemlerde işsizlik sigorta fonundan para alamıyorlar. Diyorlar ki sizin hizmet hakkınız askıda, siz yararlanamazsınız diyorlar. Primi ödeyenler bu insanlar. 9 ay boyunca prim ödüyorsunuz, ama diyorlar ki mevzuata göre siz bundan yararlanamıyorsunuz, kadronuz askıda diyorlar. Bu insanlar boşta kalıyorlar ve bu primi almak gerçekten çalışanların, prim ödeyen insanların hakkıdır. Bunların iyileştirilmesi gerekiyor. Peki bunu nasıl yapacağız? Birlikte çalışarak yapacağız” sözlerine yer verdi.


HABERE AİT GÖRSELLER :

26 Aralık 2018 12:47, Haberler


© 2019 HAK-İŞ Konfederasyonu