HAK-İŞ’TEN ESKİ GENEL BAŞKANIMIZ USLU’YA ZİYARET

31 Mayıs 2011 14:00, Haberler


HAK-İŞ’TEN ESKİ GENEL BAŞKANIMIZ USLU’YA ZİYARET

   

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan başkanlığındaki HAK-İŞ heyeti eski Genel Başkanımız ve Ak Parti Çorum Milletvekili Adayı Salim Uslu’yu seçim çalışmalarını yürüttüğü Çorum’da ziyaret etti. Ziyarete HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Toruntay, HAK-İŞ Genel Teşkilat Sekreteri Mehmet Şahin, Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, Öz Gıda İş Sendikası Genel Mali Sekreteri Emin Sürücü ve Genel Örgütlenme Sekreteri A. Kadir Çelebioğlu ile Öz Orman İş Sendikası Genel Teşkilat Sekreteri Zeki Sungur Kızılkaya da katıldı.

   

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, “Sayın Başkanın 15 yıllık genel başkanlığı döneminde HAK-İŞ’in Türkiye kamuoyunda, gerek üye sayısı, gerek varlıkları itibariyle kamuoyunda daha etkin, daha faal, daha güçlü bir HAK-İŞ olmasında çok büyük emeği var. HAK-İŞ ailesi olarak kendisine müteşekkiriz” dedi. Salim Uslu döneminde HAK-İŞ’in çok büyük bir atılım gerçekleştirdiğini, yeni sendikalar kurulduğunu, Uslu liderliğinde HAK-İŞ ailesinin daha da büyüdüğünü ifade eden Arslan, “HAK-İŞ, etkinliği ve saygınlığı itibariyle, Türkiye'nin en büyük Konfederasyonu olmuştur. O nedenle; Sayın Başkanın HAK-İŞ’te kalmasını arzu etmemize rağmen, siyasette de yapacağı çok iş olduğuna inanıyoruz” dedi. Arslan, Uslu’nun Türkiye'nin geleceğinde çok önemli hizmetlere imza atacağını belirterek şöyle devam etti:

      

“Özellikle, sosyal politikalar konusunda Türkiye'nin yapması gereken, gerek mevzuat değişiklikleri, anayasa değişiklikleri, sivil toplum örgütlerinin daha etkin ve daha güçlü olabilmeleri konusunda yapılacak çok şeyler olduğunu biliyorum. Bu konuda Sayın Başkanın da büyük hizmetler yapacağından hiç kuşkumuz yok. HAK-İŞ’ten ayrılmasından dolayı burukluk yaşasak da, siyasette daha etkin ve daha önemli görevler üstlenerek, başta HAK-İŞ Konfederasyonu olmak üzere sivil toplum örgütlerinin talepleri ve karşılaştıkları zorlukların çözümü konusunda bize destek ve güç verecektir.”

Uslu’nun HAK-İŞ başkanlığı dönemde önemli hizmetlere ve gelişmelere imza attığını ifade eden Arslan, Uslu’nun özellikle 1 Mayıs’ın normalleştirilmesi konusundaki rolüne dikkat çekti. Uslu’nun Taksim alanının kutlamalara açılması, 1 Mayıs’ın emek dayanışma günü olarak kabul edilmesi ve tatil edilmesi, 1 Mayıs’la ilgili hatıra pulu bastırılması gibi pek çok konuda önemli faaliyetler yürüttüğünü anlatan Arslan, “Türkiye ciddi bir sorunu geride bırakmıştır. 1 Mayıs kaos, gerilim, gaz bombalarının, çatışmaların, copların gündemde olduğu günden, artık normalleşen bir 1 Mayıs’a dönmüştür” dedi.

   

HAK-İŞ’in Salim Uslu liderliğinde yürüttüğü önemli faaliyetlerden birinin de 12 Eylül Referandumu olduğunu ifade eden Arslan, şunları kaydetti: 

                “HAK-İŞ ailesi önemli bir inisiyatif alarak 12 Eylül Referandumu’nda ‘Evet’ kampanyası başlatmış. Ciddi bir organizasyonla, bütün Türkiye'de çok değişik platformlarda anayasa değişikliği konusundaki geçmişten gelen istikrarlı ve ilkeli tutumunu bir kez daha ortaya koymuştur. 1986 Referandumu’nda nasıl ki siyasi yasakların kalkması için anayasa referandumuna HAK-İŞ ‘Evet’ demişti. Aradan geçen 25 yıl sonra yine Türkiye'deki 12 Eylül rejiminin ürünü olan, meşruiyeti tartışmalı 1982 Anayasasının 27 maddesi de olsa değişikliğini yine ilkesel olarak da ve geçmişten gelen sorumluluklarını da dikkate alarak, ‘Evet’ diyerek, önemli bir inisiyatif almıştır.”

    

Arslan, 12 Eylül Referandumu’nun ne anlama geldiğinin bugün daha iyi anlaşıldığını belirterek, 12 Eylül darbesini gerçekleştiren generallerin mahkemeye, özel yetkili savcıya ifade vermek üzere çağrıldığını anımsattı. Arslan, “Bu aslında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bir dönüm noktasıdır. Bugüne kadar darbeciler ne yazık ki yargı önüne çıkarılamamıştı; hesap sorulamamıştı. Bu önemli bir aşamadır. İşte aslında, bu kudretli generallerin, darbeci generallerin yargı önüne gelmesini sağlayan süreç 12 Eylül Referandumu’dur” dedi. 

Salim Uslu liderliğindeki HAK-İŞ’in tarihe not düşecek, önemli başarılara imza attığını ifade eden Arslan, “Ben Salim Uslu’nun Çorum için önemli bir kazanç olduğunu düşünüyorum. HAK-İŞ ailesi olarak hem Çorum’a, hem de ülkemize çok önemli hizmetler yapacağına inanıyoruz. Salim Uslu’yu biz sadece bir sendikacı olarak değil, ülkesini düşünen bir entelektüel, yeri geldiğinde bir siyaset bilimcisi; yeri geldiğinde bir sivil toplum örgütü lideri olarak görüyoruz. Biz HAK-İŞ ailesi olarak, Uslu’nun HAK-İŞ’teki 15 yılı Genel Başkanlık olmak üzere toplam 30 yılı aşkın sürede gerçekleştirdiği hizmetlerini hiçbir zaman unutmayacağız” dedi. 

 

   

  

Arslan, Salim Uslu’nun Çorum için önemli bir kazanım olduğunu, Çorum’u şaha kaldıracak birikime sahip olduğunu belirterek, “Çorum halkının Salim Uslu’ya destek vereceğine inanıyorum” dedi. Arslan, Uslu’ya HAK-İŞ’te yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür ederken, “Sayın Başkanımıza başarılar diliyoruz. Gönlümüz, kalbimiz HAK-İŞ ailesi olarak kendisiyle beraber olacak” dedi. 

     

     

 

USLU: “TÜRKİYE’NİN HAK-İŞ’E İHTİYACI VARDIR” 

Ak Parti Çorum Milletvekili Adayı ve eski Genel Başkanımız Salim Uslu ise, Genel Başkanımız Mahmut Arslan Başkanlığındaki HAK-İŞ heyetine ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederken, şunları söyledi: 

“Gerçekten, beni duygulandıran bir ziyaret oldu. Ama şundan eminim ki, HAK-İŞ Konfederasyonu bizden öncekilerin ortaya koyduğu misyonu ve çizgiyi bizimle beraber sürdürmüş, bizden sonra da aynı çizgiyi, aynı demokrat duruşu; emekten yana olan tavrını, tutumunu, uzlaşmacı ve barışçı tutumunu; demokrat tavrını sürdürecektir. Bunu çok önemli görüyorum. HAK-İŞ Konfederasyonundan ayrılmış olmak, arkadaşlarımdan ayrı kalmak her ne kadar benim için son derece zorsa da emanetin emin ellerde olması, arkadaşlarımın, HAK-İŞ Konfederasyonunun sahip olduğu ve savunduğu değerleri ve bayrağını yükseltme konusundaki performansları, duyarlılıkları benim açımdan son derece önemlidir ve hiçbir şekilde gözüm arkada değildir. Kaldı ki arkadaşlarımızla biz mücadele arkadaşıyız. İyi günde, kötü günde beraber olduk. Tasayı da, kıvancı da birlikte paylaştık; varı da, yoğu da birlikte paylaştık. HAK-İŞ yok günlerde, sıkıntılı günlerden, çileli günlerden bugün Türkiye'nin en etkin, en saygın sendikası olduysa, bunun arkasında özverili çalışmalar ve adanmış hayatlar vardır.

Bu çalışmaların ve adanmış hayatların önemli bir bölümü de buradadır. Burada olmayan arkadaşlarımız da vardır. HAK-İŞ bir gönül işidir. Öyle çok kolay şartlarda verilen bir mücadele, çok kolay şartlarda yürütülen bir örgüt değildir. Gerçekten, HAK-İŞ’in ve HAK-İŞ’e bağlı sendikaların her birisinde zaman zaman yaşanan dramatik öyküler de vardır; ama bununla beraber başarı öyküleri de vardır. 

Bunun arkasında da bir gönüllü sivil, demokrat, özverili çalışma vardır. HAK-İŞ’i HAK-İŞ yapan değerler de bunlardır. HAK-İŞ’i kimse için bir kazanç ya da ikbal kapısı yapmadık. HAK-İŞ’te hizmet etmeyi bir gönül davası olarak gördük. Böyle bir geleneğimiz var bizim. HAK-İŞ’i emek davasının, hak davasının, adalet davasının kutsal bir mekânı olarak görüyoruz. 

Bazıları işte bizim için “dernek başkanına, sendika başkanına, Çorum’un ihtiyacı yokmuş” gibi lüzumsuz laflar etmişler. Evet, Türkiye'nin HAK-İŞ’e ihtiyacı var; Türkiye'nin HAK-İŞ gibi Konfederasyonlara ihtiyacı var. Türkiye'nin HAK-İŞ’teki kadrolara ihtiyacı var, bunu biliyoruz. Bir diğer husus da, HAK-İŞ Konfederasyonu ülkenin demokratikleşmesi konusunda daima dik durmuş, omurgalı durmuş bir örgüttür. En zor şartlarda bile demokrasi mesajları vermeyi ihmal etmemiştir. En zor koşullarda, karanlık günlerde bile darbelere karşı demokrasinin aydınlığını savunmuştur.

Darbelerin karanlığına karşı demokrasinin aydınlığını savunmak gibi erdemli bir davranış, cesur bir davranış sergilemiştir ve aynı zamanda HAK-İŞ Konfederasyonu sadece üyelerine toplu sözleşme yapan bir örgüt olmanın ötesinde, üyelerinin kadro sorunuyla ilgilenen ya da üyelerinin ya da sokaktaki işsizlerin meslek eğitimiyle ilgilenen ya da kayıtdışı istihdamla mücadele eden aklınıza gelen her alanlarda kendisini sorumlu sayan bir hizmet sendikacılığını benimsemiştir. 

O açıdan; siyasete girdikten sonra da gördüm ve siyasetten önce de biliyordum ki, Türkiye'nin sorun çözme kabiliyeti yüksek, sivil toplum örgütlerine ihtiyacı var. Siyasetle, siyaset yoluyla sorunları çözebilme şansınız oldukça sınırlı. Evet, nihai karar verici siyaset kurumlarıdır, ama sonuçta siyaset kurumlarının toplumda karşılığı olan, toplumun desteğini alacak projelerde sivil toplum örgütlerinin yeteneklerini de kullanması ve karar süreçlerine katması gerekiyor.  Bunun adına “demokratik katılım ve demokratik çoğulculuk” deniliyor. Bu bağlamda; sivil toplum örgütlerinin de siyasi kurumların alternatifi ya da müzmin muhalifi değil; ülkenin sorunlarının çözümünde çözümün tarafı olarak kendilerini, çözüm ortağı olarak görmesi gerekir. Çözüm ortağı olarak, çözüm üreten sadece muhalefet eden değil; aynı zamanda çözüm üreten ya da çözüm kabiliyetlerini ortaya koyan örgütler olarak kendilerini değiştirmesi, dönüştürmesi, kapasitelerini geliştirmesi gerekmektedir. Bütün dünyada böyledir, Avrupa’da böyledir. Bunun dışında, geleneksel sendikacılık tavrını sürdürmek isteyen varsa, onların da dünyayla söylem farklılığında ne kadar geri olduğunu kısa zamanda göreceklerini düşünürüm.”

Anayasa konusuna ve bu konuda bugüne kadar yürüttüğü çalışmalara da değinen Uslu, “Çorum’a geldikten sonra bir şey daha öğrendim ki, anayasa sorunu halkın gündelik yaşamıyla birebir ilgili. Çorum’un herhangi bir köyündeki yol sorunu, anayasayla doğrudan ilgili” dedi. Uslu, bundan sonraki siyaset yürüyüşünde yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, yerel yönetimlerin özelikle mali özerkliğe kavuşturulması gerektiği konusunda da epey bir yol kat edilmesi gerektiği konusunda bir önceliğinin olacağını kaydetti. 

 

 

HABERE AİT GÖRSELLER :

31 Mayıs 2011 14:00, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu