İSTANBUL BİR MEDENİYET ŞEHRİDİR

29 Mayıs 2011 14:00, Basın


İSTANBUL BİR MEDENİYET ŞEHRİDİR

   

      HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut ARSLAN, Fatih Sultan Mehmet tarafından 29 Mayıs 1453 tarihinde fethedilen İstanbul’un dünden bugüne cazibe merkezi ve pek çok kültürün bir arada yaşadığı bir medeniyet şehri olduğunu söyledi.

   

     ARSLAN, “İstanbul’un fethi sadece Orta Çağ’ın kapanıp Yeni Çağ’ın açılmasına sebep olmamış, pek çok kültürün barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşayabildiğini de tüm dünyaya göstermiş ve bu topraklarda hep bir dünya devleti olma özelliği devam etmiştir” dedi. 

  

 HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut ARSLAN, 29 Mayıs 1453 olan İstanbul’un fethinin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

   

             “İstanbul, 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmiştir. İstanbul’un fethi, hem Türkiye hem de dünya tarihi için önemli bir olaydır. Türkiye tarihi için önemi İstanbul’un fethiyle, Avrupa’da ilerleyişini sürdüren Osmanlı Devletinin, üç kıtaya yayılan büyük bir imparatorluk haline gelmesidir. Dünya tarihi bakımından ise İstanbul’un fethi, Orta Çağ’ın kapanıp Yeni Çağ’ın açılmasıdır.

            İstanbul’un fethi sadece Orta Çağ’ın kapanıp Yeni Çağ’ın açılmasına sebep olmamış, pek çok kültürün barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşayabileceğini de tüm dünyaya göstermiştir. Bu topraklarda hep bir dünya devleti olma özelliği devam etmiştir. İstanbul, dünden bugüne bir cazibe merkezi ve pek çok kültürün bir arada yaşadığı bir medeniyet şehri olmuştur.

            Kaosların ve huzursuzlukların her geçen gün arttığı bir dünyada, 1453 tarihinde Fatih tarafından gerçekleştirilen, barış ve kardeşlik temelinde yükselen modern bir yönetim ruhunun güçlenmesine ihtiyaç bulunmaktadır.

            İstanbul’un fethi ile modern devlet tarihinin dönüm noktalarından biri oluşmuştur. Bugünkü dünyada fetihler yok ve belki hiç olmayacak ama bireyi, kardeşliği, kucaklaşmayı ve barışı esas alan yönetim ve yönetişim anlayışı yaygınlaşarak devam edecektir. Türkiye, Atatürk’ün de dediği gibi hem kendi içinde barışa sahip ve hem de dünyada ve bölgesinde barışın savunucusu ve yapıcısı olmak zorundadır. Türkiye bu rolü yerine getirmeye çalışmaktadır. Bugün ‘fetih’, açılmak, kucaklaşmak, dostluk ve işbirliğini başarmaktır.”

HABERE AİT GÖRSELLER :

29 Mayıs 2011 14:00, Basın


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu