ARSLAN “YENİ BAŞARILARI HEP BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

11 Aralık 2018 15:55, Haberler


ARSLAN “YENİ BAŞARILARI HEP BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”


Genel Başkanımız Mahmut Arslan, konfederasyonumuz HAK-İŞ’in “Yenilikçi Yöntemlerle Kadın Çalışanların Eğitim Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi” kapanış toplantısında konuştu. Arslan, HAK-İŞ’in Türkiye ve çalışma hayatı için herhangi bir yararı olmayan tartışmaların ve kavganın içine çekilmek istendiğini belirterek, “Biz bu kavgaya girmeyeceğiz. HAK-İŞ, istikrarlı bir şekilde ve gerçekten inanarak çıktığı bu yolda büyümeye devam ediyor. Güçlenmeye devam ediyor. Ama onlar kaybediyor. Yeni hedeflere, yeni istikametlere yürüyerek, yeni başarıları hep birlikte inşallah gerçekleştireceğiz” dedi. 

Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in “Yenilikçi Yöntemlerle Kadın Çalışanların Eğitim Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında Türkiye’nin 7 ayrı ilinde (Kahramanmaraş, Trabzon, Van, Aydın, Çorlu/Tekirdağ, Diyarbakır, Yozgat) kadın çalışanların eğitilmesiyle sona eren projenin kapanış toplantısı, 11 Aralık 2018 salı günü Ankara’da gerçekleştirildi. Programa, Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Ayşe Kardaş Ergezen, AK Parti Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Şeref Kazancı, Cumhurbaşkanı Danışmanı Fatima Gülhan Abushanab, MEYAD Başkanı İsmail Akgün, TÜGVA Başkanı Lokman Aylar, HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin, konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın başkan ve yönetim kurulu üyeleri, HAK-İŞ’e bağlı il ve şube başkanları, sendikalarımızın kadın komitesi başkan ve yardımcıları ile basın mensupları katıldı. 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ın Fransa’daki sarı yeleklilerle ilgili yaptığı açıklamaların basında eleştirilmesinin ardından yaptığı açıklamalarda HAK-İŞ’i hedef almasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Konfederasyonların birbirinin rakibi olduğunu, ancak birbirinin düşmanı olmadığını ifade eden Arslan, Atalay’ın konuyu döndürüp dolaştırıp HAK-İŞ’e dayamasını “üzücü” olarak nitelendirdi. 

“HAK-İŞ’i Suçlamak Büyük Talihsizlik”

Atalay’ın açıklamalarına ilişkin HAK-İŞ’in herhangi bir değerlendirmede bulunmadığını, ancak kamuoyunda tartışmalara neden olduğunu ifade eden Arslan, şunları kaydetti:

“Bu tepkiler karşısında özür dilemek yerine bu tepkilerin arkasında HAK-İŞ’i aramak, HAK-İŞ’i ve Memur-Sen’i suçlamak gerçekten büyük bir talihsizlik. HAK-İŞ Konfederasyonu böyle bir şey yapacaksa genel başkanı ile çıkar basın toplantısında bunu yapar. Eleştirmek gerekirse eleştiriyoruz. Ama onların ifade ettiği gibi bir tetikçilik bize yakışmaz. Konfederasyonumuz HAK-İŞ’i 15 Temmuz’da genel başkanı olarak benim Çin’de olmamı başka bir şekilde yorumlayarak suçlamalarını anlamak mümkün değil. 15 Temmuz gecesi biz L20 toplantıları için Çin’deydik. DİSK vardı, Türk-iş Genel Başkanının da L20 başkanı olarak orada olması gerekiyordu. Buradan soruyorum. Niye yoktunuz siz? L20 toplantısında biz oradaydık, ülkemiz adına oradaydık, çalışanlar adına oradaydık, siz niye yoktunuz? Bunun yerine bizi 15 Temmuzda Çin’de olmakla suçluyor. Çin’deydim ancak saat 10.30’dan itibaren oranın saatiyle 03.30’da biz ayaktaydık. Ülkemizdeki sendikalarımızı, konfederasyonumuzu başta Genel Başkan Vekilimiz ve Genel Sekreterimiz olmak üzere harekete geçirdik. Genel Başkan Vekilimiz ve Genel Sekreterimiz Kızılay meydanındaydı. 5 üyemizi şehit verdik o gece biz. 100 üyemiz gazi oldu. HAK-İŞ meydanlardaydı. HAK-İŞ’i suçlamak için bunları yapmak gerçekten büyük haksızlık. 27 Nisan e-bildirisini biz Medine’de havaalanında öğrendik. Sabah hemen geldik ve Sayın Cemil Çiçek’in açıklamasının sonrasında 27 Nisan e-bildirisine itiraz ettik. HAK-İŞ’i suçlamak yerine kendi hatalarını, kendi eksikliklerini ortaya koysalar daha iyi değil mi? HAK-İŞ olarak biz şunları yapmadık. 12 Eylül darbecilerine biz Bakan vermedik. 12 Eylül’ü yapanlarla biz kol kola olmadık. 12 Eylül darbesini yapanların yıllar sonra da olsa mahkemelerde yargılanması için HAK-İŞ müdahil oldu ve mahkemelerde onlardan hesap sormak için vardı. Ama onlar beraber çalıştılar, onlara bakan verdiler. Darbecilerle birlikte bütün geleceğimizi kararttılar. 28 Şubat süreci olmasaydı ben başkan olamazdım diyor. 28 Şubat süreci nice ocakları söndürdü. Nice acıları, ateşe döndürdü. 28 Şubat sürecinden medet ummak, o sürecin arkasında durmak yazıklar olsun. Biz HAK-İŞ olarak, 28 Şubat sürecine, o post modern darbecilere karşı mücadele ettik. Bizi Genelkurmay Karargahına çağıracak cesaretleri yoktu. Ama onları çağırdılar çete kurdurdular ve 5’li çete ile seçilmiş hükümeti, demokratik Meclisi tasfiye etmek istediler. Biz bunları yapmadık. Biz demokrasiden, özgürlükten, haklardan yana yer aldık. Milli iradenin arkasında durduk. 15 Temmuzda durduğumuz gibi. Tarihi başarılarla, gururlarla HAK-İŞ’e yönelik suçlamalar yapmak yerine kendinizi bir gözden geçirmeniz gerekiyor. Neden bunları söylediniz, neden bunların arkasında durmak veyahut özür dilemek yerine HAK-İŞ’i suçluyorsunuz hakikaten üzülüyorum.”

“Sanki Onların Hiyerarşik Emrinde Çalışıyoruz”

Arslan, Türk-İş’in Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanmadan önce asgari ücretle ilgili yaptığı açıklamalara “2 bin lira rakamı ayaküstü söylenmiş bir rakam. Daha ciddi hazırlanarak söylense iyi olurdu” yönünde ufak çaplı bir eleştiride bulunduğunu ancak Türk-İş’in kıyameti kopardığını söyledi. Arslan, “Sanki HAK-İŞ bunların hiyerarşik emrinde çalışıyor. Biz ona mı soracağız ne isteyeceğimizi. Asgari Ücret Tespit Komisyonunda olanlar bizimle hiçbir şeyi paylaşmıyorlar ve bizim önerilerimizden rahatsız oluyorlar. Nedir bu kıskançlık, nedir bu çekememezlik anlamıyorum” dedi. HAK-İŞ’in mesnetsiz ve merhametsiz bir şekilde suçlanması karşısında üzüntülerini ifade eden Arslan, “Keşke Sayın Atalay bunları konuşmak yerine milletin önüne çıkıp bu ifadelerim maksadı aşan ifadelerdir, ben böyle bir şeyi temenni etmedim deyip özür dileseydi mesele biterdi” dedi. 

“Yeni Başarıları Hep Birlikte Gerçekleştireceğiz” 

HAK-İŞ’in her konuda olduğu gibi bu konuda da sorumlu hareket etmeye dikkat ettiğini ancak zorla sahaya çekilmek istendiğini söyleyen Arslan, “HAK-İŞ’i bir şekilde kavganın içine taşımak istiyorlar. Biz bu kavgaya girmeyeceğiz. Ülkemize ve çalışma hayatına bir yararı olmayan bu kavganın içinde olmayacağız. Ama kavgadan medet umanlar bir gün mutlaka kaybedecekler, kaybediyorlar. HAK-İŞ, istikrarlı bir şekilde ve gerçekten inanarak çıktığı bu yolda büyümeye devam ediyor. Güçlenmeye devam ediyor. Ama onlar kaybediyor. Yeni hedeflere, yeni istikametlere yürüyerek, yeni başarıları hep birlikte inşallah gerçekleştireceğiz” dedi. 

“Kadına Yönelik Çok Proje Yapmanın Gururunu Yaşıyoruz”

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ olarak Türkiye’deki işçi ve memur konfederasyonları arasında kadına yönelik en çok proje yapan Konfederasyon olmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, “Bunu yeterli bulmuyoruz daha da artırmamız gerekiyor. Yaptığımız projeleri her yıl daha da geliştirmek istiyoruz. Ulusal düzeyde olduğu gibi uluslararası alanda da HAK-İŞ’li kadınları daha ileri taşımak için büyük bir çabamız var” diye konuştu.

Geçtiğimiz günlerde yapılan ITUC 4. Kongresinde HAK-İŞ’in uluslararası alanda büyük başarılar elde ettiğini de hatırlatan Arslan, HAK-İŞ’li kadınların ITUC Kongresinde yürüttüğü çalışmalar ve sonrasında aldıkları görevler hakkında bilgi verdi. 

Tüm emekçi kadınları HAK-İŞ’te buluşmaya, HAK-İŞ’li olmaya davet eden Arslan, yürütülen projede kadınlarla birlikte erkeklerin de eğitimlere katılmasının memnuniyet verici olduğunu hatırlattı. Arslan, “Birlikte çalışacağız ve birlikte sendikacılık alanında kendimizi geliştireceğiz, kendimizi ifade edeceğiz ve daha iyisini yapmaya çalışacağız” dedi.

“Sendikalarımızın Çabalarını Önemsiyorum”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Ayşe Kardaş Ergezen, ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda gelişmek ve güçlenmek için özellikle kadın çalışanlara yönelik gerçekleştirilen projelerin önem arz ettiğini söyledi.

Ergezen, “Kadınlarımızın çalışma hayatlarında daha etkin, daha üretken, daha verimli ve aynı zamanda daha mutlu olmalarını sağlamak için sendikalarımızın çabalarını önemsiyorum. İş sahasında böyle program ve destekler bizi onurlandırıp güçlendiriyor” diye konuştu.

“Kamu ve STK’larımızla Ortak Çalışmalar Yürütüyoruz”

Kadınların çalışma hayatının her kademesinde etkin bir rol üstlenmesiyle ülkelerin ekonomileri, büyümeleri ve kalkınmalarının süreklilik kazandığını belirten Ergezen, “Kadın girişimciliğini teşvik etmek, kadınların sermayeye erişimini kolaylaştırmak amacıyla kamu kurumlarımız ve STK’larımızla ortak çalışmalar yürütüyoruz. HAK-İŞ konfederasyonumuzun uyguladığı bu proje de çalışan kadınlarımızın ihtiyaçları tespiti ve bu ihtiyaçlara çözüm getirilmesinin hedeflendiğini görüyoruz. Bakanlık olarak, kadınların aile ve iş yaşamı dengesine yönelik sorunların çözümüne katkıda bulunan bu tür projelere daima önem veriyor ve destekliyoruz” dedi.

“Önceliğimiz İş ve Aile Uyumu”

HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin, proje hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Zengin, “HAK-İŞ olarak, önceliğimiz aileyi koruyarak, ailelerimizi güçlü tutarak, iş ve aile uyumunu sağlıklı zemine oturtmaktır. Anne, eş ve iş kadını olma misyonunu birlikte yüklenen kadınlarımızın,  iş ve aile hayatı arasında dengenin sağlıklı bir şekilde kurulması için çalışma yapılması gerekmektedir. Kadın kendi yetenekleriyle, becerileriyle ve kadının alacağı yetkinlikleriyle itibar gördüğünde eşiyle, çocuklarıyla ve sosyal çevresiyle de daha sağlıklı bir iletişim kuracaktır” dedi.

Kadının güçlü olduğu bir toplumda ailenin de güçlü olacağını vurgulayan Zengin, “Sendikacı olarak bizlere düşen görev, kadınların çalışma hayatını aileyi de koruyacak ve güçlendirecek şekilde düzenlemektir” diye konuştu.

“700 Bin Üyemize ve Ailelerine Karşı Sorumluluğumuz Var”

HAK-İŞ’e kayıtlı kadın üye sayısının 165 bine ulaştığı bilgisini veren Zengin, “Başta kadın üyelerimiz olmak üzere, 700 bin üyemiz, aileleri ve çalışanlar için yapmamız gereken görevlerimiz ve sorumluluklarımız var. Yolumuz uzun ve meşakkatli. Eşit haklar, eşit işe eşit ücret hakkı, ayrımcılığın uygulanmaması, kadınların çalışma koşullarının adaletli bir şekilde düzenlenmesi, işyerinde terfi için fırsat eşitliği tanınması, anneliğin korunması, annelerin sosyal haklardan yararlanmaları önceliğimizdir” değerlendirmesinde bulundu.

Proje uzmanı Elif Yıldırım, “Proje eğitimlerinden toplamda 570 kişi faydalandı. Eğitimlere kadın ve erkek üyelerimiz ortak katıldı. Projemize yoğun talepten dolayı çok mutluyuz” şeklinde konuştu.

Program, proje eğitmenlerine verilen teşekkür belgesi takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

Programın sonunda eğitimcilere teşekkür belgesi takdim edildi.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Ayşe Kardaş Ergezen ve Genel Başkanımız Mahmut Arslan tarafından Eğitimci Dr. Nergis Damalı’ya teşekkür belgesi takdim edildi.

Cumhurbaşkanı Danışmanı Fatima Gülhan Abushanab, tarafından Eğitimci Doç. Dr. Mehmet Merve Özaydın’a teşekkür belgesi verildi.

Eğitimci Dr. Nuran Halise Belet teşekkür belgesini AK Parti Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu’nun elinden aldı.

Proje Asistanı Elif Yıldırım teşekkür belgesini Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder’den aldı.

Eğitimci Av. Kiraz Bilge Akçomak Süren’e teşekkür belgesini Genel Başkanımız Mahmut Arslan takdim etti.

Program sonunda Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Ayşe Kardaş Ergezen’e çiçek takdim etti. Program, toplu fotoğraf çekimi ile son buldu. 


11 Aralık 2018 15:55, Haberler


© 2019 HAK-İŞ Konfederasyonu