ARSLAN, SİVİL TOPLUM PLATFORMU TOPLANTISINA KATILDI

24 Nisan 2011 14:00, Haberler


Sivil Toplum Platformu’ndan AB Katılım Süreci İçin “Tıkanma” Uyarısı

  

    

Genel Başkanımız Mahmut ARSLAN, Türkiye'nin AB katılım sürecine ilişkin oluşturulan Sivil Toplum Platformu’nun İstanbul’da 22 Nisan 2011 tarihinde düzenlediği ortak basın toplantısına katıldı.

   

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) ve Türkiye Avrupa Vakfı (TAV) öncülüğünde bir araya gelen 100'ü aşkın sivil toplum kuruluşu ve üniversite temsilcileri, ''Türkiye'nin AB Katılım Süreci İçin Sivil Toplum Platformu''nu oluşturdu. ''Türkiye AB Katılım Süreci İçin Sivil Toplum Girişimi Platformu''nda HAK-İŞ’in yanı sıra Türk-İş, DİSK, Türkiye Barolar Birliği, TOBB, TÜSİAD, TİM, TİSK, TESK, MÜSİAD, KALDER, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği, Reklamcılar Derneği, Sosyal Demokrasi Vakfı, Tescilli Markalar Derneği, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği, Tüketiciler Birliği, Tüketiciyi Koruma Derneği ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu gibi 100'ü aşkın sivil toplum kuruluşu ile üniversite temsilcileri yer alıyor.

      

    

Genel Başkanımız Mahmut ARSLAN, AB sürecinin yeniden hızlandırılmasına, 19. Fasılın açılmasının önemine, bu çerçevede sendikal kanunların değiştirilmesinin gerekliliğine, AB sürecinde sivil toplum ve sendikaların oynayacağı rolün önemine dikkat çekti.

   

     

Genel Başkanımız Mahmut ARSLAN’ın da katıldığı Platform, bugün basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantının ardından ortak bir açıklama yapıldı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

     

            TÜRKİYE AVRUPA BİRLİĞİ KATILIM SÜRECİ İÇİN SİVİL TOPLUM GİRİŞİMİ: ORTAK AÇIKLAMA

22 NİSAN 2011

   

Bizler; Türkiye’de sivil toplumun farklı kesimlerinin, iş dünyasının, emeğin, küçük işletmelerin, zanaatkârın, esnafın, çitçinin ve bilim çevrelerinin temsilcileri olarak, Türkiye’nin Avrupa Birliği katılım sürecine ilişkin geniş bir mutabakatı temsil ediyoruz.

    

Türkiye’nin AB’ye katılım süreci bir tıkanma noktasına gelmiştir. Bu gidişatın önüne geçilememesinin yaratacağı sonuçlardan endişe duymaktayız.  Bu endişemizi Hükümetimiz, siyasi partilerimiz, kamuoyumuz ve Avrupa Birliği kurumları, üye ülke Hükümetleri ve AB Kamuoyu ile paylaşmak üzere bir araya geldik.

    

Mevcut ortam AB sürecinin her iki tarafta da öncelikli gündem maddesi olmaktan çıkmaya başladığı ve durma noktasına geldiği izlenimini vermektedir. AB üyeliği Türkiye’nin vazgeçilmez hedefi olmaya devam etmektedir. Bizler için Türkiye’nin AB üyeliği hedefi sürdürülebilir kalkınma, yüksek demokratik standartlar,  hukuk güvenliği, bireysel özgürlükler, toplumsal cinsiyet  eşitliği ve refah toplumu anlamına gelmektedir. Ne AB’deki, ne Türkiye’deki dönemsel siyasal ve ekonomik gelişmeler bu temel doğrultuyu değiştiremez. 

     

Hatırlatmak gerekir ki AB yönelimi öncelikle bizim kendi meselemizdir. Bu anlayış içinde, Hükümetimizi, siyasi partilerimizi Türkiye’nin tam üyelik hedefi anlayışıyla daha fazla gayret göstermeye davet ediyoruz. Bu nedenle önümüzdeki seçimlerin yeni bir başlangıç olmasını diliyor ve Haziran 2011’de oluşacak siyasi iradeyi partiler üstü bir anlayışla reform sürecini süratle canlandırmaya davet ediyoruz. Özellikle, AB’nin yeni bütçe döneminde Türkiye’nin AB üyeliğini dikkate alması sağlanmalıdır AB’nin 2014 yılında başlayacak yeni bütçe çalışmalarında, Türkiye’nin üyeliğinin göz önünde tutulabilmesi için reformlar hızlandırılmalıdır.

     

Sürecin ayrılmaz parçası olan ve bizlerin de içinde bulunduğu sivil toplumun, bu hedef doğrultusunda gösterilecek çabaya katkısı esastır ve bu sorumluluğun tam olarak bilincindeyiz. Diğer yandan, var olan AB İletişim Stratejisinin etkinliği değerlendirilmeli, AB’ye verilen mesajların ne kadar ikna edici olduğu irdelenmeli, yeni ve daha etkin bir iletişim stratejisi geliştirilerek güçlü bir şekilde uygulamaya konulmalıdır. Başmüzakerecimizin çabalarına rağmen, vize konusu sivil toplum diyalogu önünde engel olmaya devam etmektedir. 

     

Buradan AB liderlerine ve kurumlarına da çağrıda bulunuyoruz: Türkiye ve AB tam üyelik iradelerini yarım asrı aşkın süredir ortaya koymuşlardır.  Esasen bu nedenledir ki, Türkiye’nin AB üyeliği, AB’nin küresel bir aktör olma sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu anlayış içinde, AB liderlerini, üyelik sürecindeki hukuki yükümlülüklerini ve Türkiye’nin üyeliğine yönelik tutum ve söylemlerini süratle ve ciddiyetle ahde vefa ilkesini de dikkate alınarak gözden geçirmeye davet ediyoruz.

    

Bu çerçevede hem AB’ye hem hükümetimize ve siyasi partilerimize konuya esastan bakmaları çağrısını yapıyor ve diyoruz ki: Gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünün!

 

     

 

    

HABERE AİT GÖRSELLER :

24 Nisan 2011 14:00, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu