ARSLAN, SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ’NDE ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU

04 Aralık 2017 18:00, Haberler


ARSLAN, SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ’NDE ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU


Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 4 Aralık 2017 tarihinde Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi’nde konferans verdi. 

Konferansa HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Süleyman Demirel Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız, HAK-İŞ'in Isparta ve Bölge İl Başkanları ile, konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın yöneticileri katıldı.

“Her Biriniz Birer Cevhersiniz”

Arslan, HAK-İŞ’in üniversitelileri önemsediğini söyledi. Gençlere, kendilerine güvenmeleri gerektiğini söyleyen Arslan, “Kendinize güvenirseniz, başarırsınız” dedi. 

Arslan, “HAK-İŞ ve bağlı sendikalarımızda bütün birimlerimizde çalıştırmak üzere üniversitelerin ilgili birimlerinden mezun arkadaşlarımızı tercih ediyoruz. Bu arkadaşlar sendikalarımızda önemli görevler üstleniyorlar. Bunun en güzel örneği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Jülide Sarıeroğlu’dur. Kendisiyle 10 yıl boyunca birlikte çalıştık, bir dönem Genel Başkan Danışmanlığımızı ve kadın komitemizde başkanlık yaptı. Şimdi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak, emekçileri başarılı bir şekilde temsil etmektedir. Bu işler inanmakla oluyor. Pir Sultan Abdal, ‘Her insanda çok derin hazineler var’ diyor. Her biriniz birer cevhersiniz. Önemli olan içinizdeki cevheri çıkarmak ve kullanmaktır” şeklinde konuştu.

Gençleri sendikal mücadeleye katmak için Gençlik, Kültür-Sanat, Kadın ve Engelliler komiteleri oluşturduklarını anlatan Arslan, sendikal mücadeleyi gençler için de etkin kılma çabası içerisinde olduklarını söyledi.

“HAK-İŞ, Dünya Sendikal Hareketinin Önemli Bir Partneridir”

HAK-İŞ’in sadece üyesi sayısıyla değerlendirilmeyen bir kuruluş olduğunu ve üye sayısından çok daha fazla güce ve imkâna sahip olduğunu ifade eden Arslan, “Biz uluslararası sendikalar ağının da bir parçasıyız. Dünyada 360 konfederasyon ve 180 milyon işçiyi temsil eden ITUC’un icra kurulu üyesiyiz. Yine Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ETUC’un ve PERC’in icra kurulundayız. Bu kuruluşlarda yerli ve milli kimliğimizle, kendimiz olarak bulunuyoruz” dedi.

“Sosyal Diyalog İle Hareket Ediyoruz”

Sendikal hareketin sloganlara hapsedilemeyeceğini ve 200 yıl önce başlayan işçiler için olmazsa olmaz sendikal mücadelenin artık yeni bir alana doğru evrildiğini belirten Arslan,  “Küreselleşmenin etkileri bizi yeniden kafa yormaya itiyor. 20. yüzyılın sloganları ile 21. yüzyılı tanımlayamazsınız. Sorunları çözemezsiniz. O yüzden biz, sosyal diyalogla hareket diyoruz” şeklinde konuştu.

“15 Temmuz’da Ülkemizin Geleceğini Düşünerek Meydanlardaydık”

Arslan, HAK-İŞ’in tarihi boyunca hep demokrasiden yana tavır aldığını söyledi. 

Demokratik tavrın bir bedel gerektirdiğini belirten Arslan, sözlerine şu şekilde açıklık getirdi: “HAK-İŞ 12 Eylül davalarına müdahil olmuş ve yargılamalara katılmıştır. O günlerde itiraz etmek çok zordu. 1982’de generallerin siparişiyle anayasa hazırlandığı günlerde HAK-İŞ, ‘nasıl bir anayasa olmalıdır’ diye bir sempozyum yapmak istedi. Sıkıyönetim komutanlığı izin vermedi. Kimin hayır dediğini kontrol etmek için asker koydular sandıkların başına. Biz o yıllarda ülkemizin geleceğine, demokrasimize sahip çıktığımız için bedel ödedik. 4 yıl boyunca faaliyetimiz yasaklandı. Ama ilkelerimizden vazgeçmedik. 1997’de gerçekleşen 28 Şubat postmodern darbesi sendikal hareket için turnusol kağıdıdır. O gün de yine demokrasiden yana tavır aldık. 5 örgüt, daha sonra kendilerini Beşli Çete (TİSK, TESK, TOBB, DİSK, TÜRK-İŞ,) olarak isimlendiren STK’lar, emirle hareket ederek, hükümeti yıkmayı görev addettiler. Bizi tehdit ettiler, direndik. 1997’de Refahyol Hükümeti yıkıldı. Türkiye en az 300 milyar doları kaybetti. Bunun bedelini emekçiler olarak bizler ödedik.  Demokratik tutum bedel ister. 15 Temmuz’da ülkemizin geleceğini, kendi gedeceğimizi düşünerek meydanlardaydık. Onun için HAK-İŞ haklı ve özgün bir yerde duruyor.”

“Demokrasinin Olmadığı Yerde Özgür Sendikacılıktan Bahsedilemez”

 “Demokrasi bizim için ekmeğimiz, aşımız, suyumuz, maaşımız kadar önemlidir. Demokrasinin olmadığı yerde özgür sendikacılıktan bahsedilemez. Bu yüzden hayatımızın bir bölümünü demokrasi mücadelesiyle geçirdik. Çünkü demokrasi bizim varlık nedenimizdir” şeklinde konuşan Arslan, “Demokrasi yoksa özgür sendikacılık yok. HAK-İŞ olarak çoğulcu sendikal demokrasiden yana olduk. Sayıca çok sendikayı çoğulculuk adına gerekli gördük. Birden fazla sendikaya üye olma hakkını kutsal ve önemli gördük. Çok sayıda sendika ve konfederasyon var diye sorgulayamazsınız. İhtiyaç varsa olacaktır. Birden fazla parti varsa sendika da olacaktır. Önemli olan bu sendikaların ne yaptığıdır. Biz çoğulcu ve katılımcı sendikal anlayışı savunageldik. HAK-İŞ’te aşağıdan yukarı bütün süreçler katılımcı bir anlayışla yürütülmektedir. Bu da bizim diğer konfederasyonlardan farkımızdır” dedi.

“Ülkemizi Korumak Sorumluluğumuzdur”

Türkiye’nin Türkiye’den ibaret bir ülke olmadığını ifade eden Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyanın neresine gidersek gidelim, Türkiye’den umutlar ve beklentiler çok fazla. Dünyadaki mazlumların gözü bu ülkede. Türkiye’yi gelecekleri için merkez olarak gören dünyada milyonlarca mazlum insan var. Bu yüzden bu ülke sadece sizler için bizler için değil yeryüzünün bütün mazlumları için çok önemli. Çünkü bu ülke GSMH itibariyle dünyada en çok yardım yapan ülkedir. Dünyanın en güçlü ülkesi değiliz, 17. ekonomiyiz ama en çok yardımı biz yapıyoruz. Bu da mazlumlara karşı olan sorumluluğumuzdan dolayıdır. Dünya Türkiye’den bir şeyler bekliyor. Filistinliler ‘Türkiye yoksa bizim geleceğimiz yok’ diyorlar. Mısırlılar, Suriyeliler aynı şeyi söylüyor. Bu ülke dünya için çok önemli. İşte biz sendikal mücadeleyi bu çizgide, bu idrakle sürdürüyoruz. Onun içindir ki mazlumlarla birlikte olmayı, onlara yardım etmeyi Genel Kurul Kararlarımızdan birine dönüştürdük. HAK-İŞ olarak, yeryüzündeki bütün mazlumların sizden alacaklı olduğuna inanıyoruz. Bir taraftan sendikal mücadelemizi sürdürürken ülkemizi de içerden ve dışardan tehditlere karşı korumamız gerekiyor. Bu da bizim sorumluluğumuzdadır.”

Konferansta konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız, sendikaların demokrasi ve çalışma hayatının en önemli aktörleri arasında yer aldığını söyledi. Ayyıldız, her geçen gün önemi daha da artan sendikaların hak ve menfaatlerin korunması noktasında büyük rol oynadığını belirterek “Neredeyse yarım yüzyıldır var olan HAK-İŞ, önemli bir işleve sahip” dedi.

Arslan, konuşmasından sonra öğrencilerin sorularını cevaplandırdı.

Konferansın ardından Arslan, Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı’yı makamında ziyaret etti.

HABERE AİT GÖRSELLER :

04 Aralık 2017 18:00, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu