ARSLAN, KIDEM TAZMİNATI ÇALIŞTAYINA KATILDI

05 Haziran 2017 15:13, Haberler


Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 5 Haziran 2017 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Emek Büroları tarafından düzenlenen Kıdem Tazminatı Çalıştayı’na katıldı.

Çalıştaya HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Cengiz Gül, Konfederasyonumuz Genel Sekreteri Dr. Osman Yıldız, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Vekili Av. Hüseyin Öz ,konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın başkan ve yöneticileri ile Konfederasyonumuz Avukatı Ahmet Serdar Karagöz katıldı.

Çalıştayda konuşan Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından düzenlenen kıdem tazminatı çalıştayını çok anlamlı ve önemli bulduğunu söyledi. 

“KAZANIMLARIN GERİYE GÖTÜRÜLDÜĞÜ TARİH 1980 DARBESİDİR”

Kıdem tazminatı konusunda 80 yıllık sürece bakıldığı zaman 1980 yılına kadar sürekli olarak bir iyileşme, olumlu yönde çalışmalar ve yeni düzenlemelerin yapıldığını anlatan Arslan, “İlk defa emek tarihimizde, sendikal ve emekçilerin bu süreçteki kazanımlarının geriye götürüldüğü tarih 1980 darbesidir. O tarihe kadar 1936’dan 1967, 1971,1975 yılına kadar bütün bu süreçlere bakıldığı zaman kıdem tazminatı konusunda sürekli olarak olumlu gelişmeler olduğunu görürüz” dedi.

“1980 DARBESİYLE 30 GÜNLÜK İŞÇİ ÜCRETİ AŞAĞI ÇEKİLMİŞTİR”

1980 darbesinin hemen ardından 1 ay dolmadan 17 Ekim 1980 yılında kıdem tazminatına ilk müdahalenin geldiğini anımsatan Arslan, “37 yıldır bizim her ne kadar literatürümüzde, mevzuatımızda işçinin 30 günlük brüt iş ücreti bulunuyor dense de fiili olarak 1980 darbesiyle birlikte bu 30 günlük ücret aşağı çekilmiştir. Çünkü kıdem tazminatına tavan uygulaması getirilmiştir” şeklinde konuştu.

“1980 DARBESİNİN TAHRİP ETTİĞİ 2 TEMEL HUSUS VAR”

1980 darbesinin tahrip ettiği 2 tane temel husustan birisi kıdem tazminatı, ikincisi de ikramiyelere getirilen sınırlamalar olduğunun altını çizen Arslan, “Bu konuları tartışmaya buradan başlamak gerekiyor. Biz buradan başlanmasının daha sağlıklı olduğunu düşünüyoruz. Kıdem tazminatıyla ilgili konuyu bir savunma refleksine, var olanları koruma refleksine dönüştürürsek inanın kaybederiz. Biz var olan sorunlardan kaçmayalım, sorunları doğru teşhis edelim. Yaşadığımız gerçeklerden yola çıkarak bu sorunları ortaya koyalım” ifadelerini kullandı.

“1 YILDAN AZ ÇALIŞAN EMEKÇİLER KIDEM TAZMİNATI ALAMIYOR”

“2013 yılındaki toplam istihdam sayısı 13 milyon ama SGK’nın bize verdiği 1 yıl içerisinde kuruma sunulan işten çıkış bildirgelerinin sayısı 14 milyon olarak belirtiliyor. Demek ki çalışanların büyük bir bölümü 1 yıldan daha az çalışıyor.  1 yıldan az çalışan emekçiler de kıdem tazminatı alamıyorlar. Bu da en temel sorunlarımızın başında gelmektedir” diye konuşan Arslan, “Tespitlerimize göre 20 bin civarında işyerinde çalışan binlerce işçi bugün patronundan hiçbir şey alamadığı için kıdem tazminatını alamıyor. Bunu oturup çözmemiz gerekiyor. Bugün bazı işverenlerin kıdem tazminatı sistemi mevcut sistemle devam etsin demelerinin altında bu yatıyor. Buna karşı beraber bir çözüm bulmamız gerekiyor. Bizim oturup bir model üzerinde çalışmamız gerekiyor. Bu model olur, fon olur, başka bir şey olabilir” açıklamasında bulundu.

“YENİ BİR MODEL İNŞA ETMEMİZ GEREKİYOR”

“Kıdem tazminatı meselesinin hangi ülkede kıdem tazminatı var hangi ülkede yok yerine şöyle düşünmek gerekiyor” diye konuşan Arslan, “Kıdem tazminatı ve benzeri emekçiler için olmazsa olmaz temel bir kısım düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. İş güvencesi, işsizlik ödeneği ve kıdem tazminatı ve hatta sosyal yardımların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekiyor. Bizim için esas olan nasıl bir düzenleme yapılırsa yapılsın, bugüne kadar elde ettiğimiz kazanılmış olan haklarımız korunarak, bütün emekçilerin kıdem tazminatına ulaşabileceği bir modeli ortaya koymamız gerekiyor. Kazanılmış bütün haklarımızı güvence altına alan ama aynı zamanda da var olan sorunları ortadan kaldıracak yeni bir modeli inşa etmememiz gerekiyor” 

“KIDEM TAZMİNATI TEK BİR KONFEDERASYONUN SORUNU DEĞİLDİR”

Çalıştayda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Kıdem tazminatı sorunu bir konfederasyonun sorunu değil, bütün çalışanların ortak sorunudur. Dolayısıyla çözüm üretilecekse çözümün ortak üretilmesi gerekir” dedi. 

“SÖYLENENLER FARKLI DİLLENDİRİLİYOR AMA AMAÇLAR ORTAK”

Söz konusu çalıştayın kendisine göre bir dönüm noktası olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, “Aslında bugün burada söylenenler farklı şekilde dillendirilse de amaçlar ortaktır. Alın terinin kazandığı bir kazanımdan geri atmamak gerekiyor. Bütün konfederasyonlar açıkça bunu söylüyorlar” diye konuştu.

Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın işçi haklarından geriye gidiş tarihinin 1980 darbesi olduğuna yürekten katıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Darbelerin hiçbir zaman Türkiye’ye yarar getirdiği görülmemiştir. Her darbe Türkiye’yi en az 10 yıl geriye götürmüştür. 

“KIDEM TAZMİNATI SORUNU SENDİKA BAŞKANLARINDAN DİNLENMELİ”

Kıdem tazminatı konusunda işin aktörleri olan ve işçileri temsil eden sendika başkanlarıyla konuşulması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “Kıdem tazminatı sorununun sendika başkanlarından dinlenmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

Çalıştayda Prof. Dr. Korkut Boratav da Türkiye'de Emeğin Genel Durumu konulu oturumda iş gücünün günümüzde geldiği durum, gayri safi milli hasıla ve insanların alım gücü konularında bir sunum yaptı.

"BÜTÜN ÇALIŞANLAR KIDEM TAZMİNATINA ULAŞMALI"

Çalıştayın Forum bölümünde, Ne Yapmalı?- Nasıl Bir Kıdem Tazminatı? konulu forumuna katılan Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Vekili Av. Hüseyin Öz, kıdem tazminatı konusunda konfederasyonumuz HAK-İŞ ve sendikalarımızın görüşlerine ve nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusunda açıklamalarda bulundu.

 Öz, “Bizim çalışan kesim olarak beklentimiz bütün çalışanların kıdem tazminatına ulaşması noktasında bir çalışma yapılması. Bunun için var olan düzenlemenin korunması lazım ve var olan haklarımızdan geriye gidiş olmadan eksiklikler nerede ise bunların tespit edilerek haklarında yasal düzenleme yapılması için çaba sarf etmemiz gerekmektedir” şeklinde konuştu.


05 Haziran 2017 15:13, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu