YILDIZ, ITUC-ETUC TEMSİLCİLERİYLE BİR ARAYA GELDİ

04 Mayıs 2017 15:00, Haberler


Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ETUC) ve Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) temsilcilerinden oluşan heyet Türkiye’deki gelişmelerle ilgili olarak 3 Mayıs 2017 tarihinde Türkiye’deki sendika temsilcileriyle bir araya gelerek bir toplantı gerçekleştirdi.

HAK-İŞ başta olmak üzere tüm sendika temsilcilerinin katılım sağladığı toplantıya HAK-İŞ Genel Sekreteri Dr. Osman Yıldız katıldı.

Toplantıya Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) Genel Sekreteri Luca Visentini, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Genel Sekreter Vekili Jaap Wienen, ETUC Genel Sekreter Danışmanı Patrick İstchert’in yanı sıra ülke ve uluslararası işkolları federasyonu temsilcileri Simon Dubbins, Kemal Özkan, Jan-Willem Goudriaan, Valeryia Despaihne, Susanne Wixforth, Christy Hoffman, Rudy De Leeuw, Marina Irimie katıldı.

Genel Sekreterimiz Dr. Osman Yıldız, konuşmasına uluslararası sendikal heyeti selamlayarak konuşmasına başladı.

Yıldız konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


“Uluslararası kuruluşlarımızın bizlerle birlikte hareket etmesini istiyoruz”

“Uluslararası sendikal heyetimize hoş geldiniz diyorum. Uluslararası sendikal kuruluşlarımıza, Türkiye’de biz üyeleriyle yakın temas, işbirliği ve dayanışmada bulunmasına teşekkür ederiz. Uluslararası kuruluşlarımızın bizlerle görüşüp, tartışarak birlikte hareket etmesini istiyoruz. Böyle olmasından memnuniyet duyuyoruz. ITUC-ETUC, Türkiye’deki 15 Temmuz Darbe girişimini net bir şekilde kınamış, tavır almıştır. Bu dayanışma için teşekkür ederiz. Süreçle ilgili iki ortak deklarasyon yayınlandı. Birlikte hazırladık. Birlikte karar verdik. Biz HAK-İŞ olarak katkı verdik.


“Türkiye demokratik gelişimini sürdürüyor”

Herkesin 1 Mayıs’ını kutluyoruz. Türkiye’de önemli açılımlar oluyor. Türkiye önemli demokratik bir ülkedir. Bu anlamda demokratik gelişimini sürdürüyor. Türkiye referandum sürecini yaşadı ve geride bıraktı.


“ETUC-ITUC toplantılarına katılarak birlikte değerlendirme ortamının oluşmasını istiyoruz”

HAK-İŞ, uluslararası işbirliğine önem vermektedir. ITUC, ETUC ve işkolu federasyonlarıyla işbirliğine önem vermektedir.

Türkiye’deki demokratik süreçlere katkı vermelerini istiyoruz. Batıda Türkiye aleyhine ön yargılı ezbere dayanan bir tepki var. Sendikaların hep ezberle ve ön yargı ile hareket etmemelerini, bizlerle sürekli olarak süreci değerlendirerek kendi politikalarını yapıcı bir üslupla ortaya koymalarını istiyoruz.

ETUC’un İcra Kurulu kararına katkı verdik.Daha önceki ETUC+ITUC Türkiye Misyonunda ortak deklarasyona katkı sağladık. ETUC’un ve ITUC’un toplantılarına katılarak birlikte değerlendirme ortamı oluşsun istiyoruz.


“Türkiye 15 Temmuz’dan 1 gün sonra toparladı, yola devam etti”

Türkiye 15 Temmuz’u yaşadı. Demokrasi kesintiye uğramadı. 1 gün sonra toparladı, yola devam etti. Elbette darbelerin etkileri oluyor. 15 Temmuz darbesinin kısa, orta ve uzun vadeli negatif etkileri olacaktır ve olmaktadır. Biz HAK-İŞ olarak süreçte güvenlik boyutuna önem verdik. Ancak Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu biliyoruz.

Darbecilerin izlerini silmek, Türkiye’ye önemli bir maliyet çıkarmaktadır. Çünkü bu darbeciler ahtapot gibi, örümcek ağı gibi. Tanımlayıp temizlenmeleri ciddi bir sorun. Özellikle kamudan yüksek sayıda atılmalar var, mağduriyetler ortaya çıkmaktadır. Mağduriyetlerin giderilmesini, yargılanmaların hızlandırılmasını istiyoruz. Hükümetin oluşturduğu 7 kişilik komisyonun etkin hale gelmesini istiyoruz. Bu talebimiz 1 Mayıs’taki taleplerimizin başında yer almıştır.


“HAK-İŞ Türkiye’nin demokratik gelişimi açısından aktif rol üstlenmiştir”

HAK-İŞ hiçbir seçimde taraf olmamıştır. HAK-İŞ referandumlarda, parti üstü olarak değerlendirildiğinden Türkiye’nin demokratik gelişimi açısından aktif rol üstlenmiştir. Katılımcı demokrasi açısından bakarak rol almayı, görüşünü paylaşmayı görev bilmiştir.


“Önemli olan uyum yasalarıdır”

Referandumdan sonra önemli olan uyum yasalarıdır. Uyum yasalarının özellikle de siyasi partiler ve seçim kanunun katılımcı demokrasiye göre yapılması önemlidir. Bunun için gayret sarfetmeliyiz.

Terör örgütlerini temizlemenin Türkiye’ye bir maliyeti var. Bütün azılı terör örgütleriyle ciddi bir mücadele yapılıyor. Bu terör örgütlerinin sivil uzantıları ile de mücadele ediliyor. Kamudan atılmalar bu açıdan zor bir süreç. Bu konuda Türkiye’yi anlamak lazım. Terör örgütleri kamuya sızmış. Hukuk devleti anlayışı çerçevesinde mücadele edilmelidir.

KİK Eylül ayında Türkiye’de toplantı yaptı. Orada da karar aldık. OHAL’in bir an önce sona ermesi beklentimizi ortaya koyduk.


“OHAL’ler, istisnadır”

AKPM Türkiye ile bir karar aldı. Bu kararın Türkiye ile diyaloğun kesilmesini değil diyaloğu hedef almalıdır. Buna göre hareket edilmelidir.

OHAL, bir egemen devletin kullanması gereken bir hak ve enstrümandır. Devlet bu hakkını kullanır. Bunu destekliyoruz. Ancak Türkiye bir demokratik ülke. OHAL’ler, istisnadır. Önemli demokratik sürecin işlemesidir.


“Olağan üstü halin bir an önce kalkmasını bekliyoruz”

Olağan üstü halin bir an önce kalkmasını bekliyoruz. Türkiye’nin tamamen normal demokratik hayata dönmesi Türkiye’ye yakışan bir durumdur. Fransa ile olağan üstü hal konusunda yarışır olmasının kimseye faydası yok. Fransa’yı örnek almaya gerek yok. Fransa OHAL’e devam ediyorsa biz daha iyisini yapalım.

KHK’ler, darbe ve terörle mücadele için gerekliydi, hala da bu mücadelede önemlidir. Ancak Türkiye’nin artık KHK’lardan normal kanun sürecine geçmesi önemlidir.


“Uluslararası sendikal kuruluşların Türkiye’de toplantı olmasın demesini anlamak mümkün değil”

ILO’nun Avrupa Konferansı’nın İstanbul’da olması kampanyası yapıyorlar. Uluslararası sendikal kuruluşların Türkiye’de toplantı olmasın demesini anlamak mümkün değil. Bunu sendikal mücadele ile ilişkili bulmuyoruz. Hükümet istiyor, sendikalar istemiyor. Bu çelişkidir. Biz sendikalar olarak mücadeleyi her yerde yapma cesaretimiz olmalıdır.


“Taşeron, geçici ve mevsimlik işçiler konusunda yeni bir açılıma ihtiyaç var”

Taşeron, geçici ve mevsimlik işçiler konusunda yeni bir açılıma ihtiyaç var. Bir diğer daimi gündem maddesi ise Suriyeli göçmenler. Kalıcı ve sürdürülebilir politik önerilere ihtiyaç bulunmaktadır. Bütün güçlü ülkeler, Suriye ve Irak ile ilgili ilgileri ve yarışları var. Hiçbiri Suriye’deki sorunun çözümüne katkı sağlamıyor, dengeler daha da karışık hale geliyor, insanlar için gelecek beklentisi daha karışık hale geliyor. 

“Türkiye olarak darbe atmosferinden çıkmak istiyoruz”

Türkiye’nin terör mücadelesinin bilinmesi gerekiyor. Terör örgütleri uluslararası olmuş ve egemen devletler ile yarışıyor. Bunun Türk toplumu üzerindeki etkisi görülmelidir.

Biz Türkiye olarak darbe atmosferinden çıkmak istiyoruz.”

HABERE AİT GÖRSELLER :

04 Mayıs 2017 15:00, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu