ETUC’TAN TÜRKİYE RAPORU

10 Aralık 2016 13:41, Haberler


                                                                                        ETUC’TAN TÜRKİYE RAPORU


  • Üyesi olduğumuz ETUC 14 Aralık 2016 tarihli icra kurulunda Türkiye’ye ilişkin ilişkin tespit, kaygı ve önerileri içeren kararlar aldı. 


  • Kararda, Kanun Hükmünde Kararnameler ile Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PYD) karşı hızlı ve kararlı bir ortaya konulduğu ifade edildi. 


  • ETUC ve ITUC’un 15 Temmuz darbe girişimini en sert biçimde kınadığı anımsatıldı. 


  • PKK ve DAEŞ tarafından gerçekleştirilmiş birçok büyük ölçekli terörist saldırıya maruz kaldığı belirtilerek, ETUC’un her türlü terörist saldırıyı kınadığı kaydedildi. 


ETUC’un 14 Aralık 2016 tarihli İcra Kurulunda Türkiye’ye ilişkin durum değerlendirmesi raporu şu şekildedir: 


1. 15 Temmuz tarihinde Türkiye’de bir darbe girişimi yaşandı.  ETUC ve ITUC bu darbe girişimini en sert biçimde kınadı; demokrasiyi ortadan kaldırmak ve yönetimi ele geçirmek amacıyla yapılan anayasaya aykırı girişimlere veya terörist saldırılara karşı durulması gerektiğini belirttiler. Dahası, Avrupa ve Uluslararası Sendikal hareket Türk halkına olan yakınlıklarını ve onlarla dayanışma içerisinde olduklarını ve aynı zamanda Türkiye’deki sendikalar ile de dayanışma içerisinde bulunduklarını ifade etti. Son olarak ETUC ve ITUC bağımsız bir araştırma yapılması ve sorumluların muhtemel adli takibatlarının hukukun üstünlüğü ilkesine tam anlamıyla uyulması şartı ile yürütülmesi için çağrıda bulundu. 

2. Başarısız darbe girişiminin ardından ETUC ve ITUC kamu çalışanları ile diğerlerinin hukukun üstünlüğüne uymadan veya birçok vakada hiçbir kanıta dayanmadan Türk hükümetince toplu olarak işten çıkarılmalarının yanı sıra demokratik hakları kısıtlayan kanun hükmünde kararnamelerden ötürü endişe duymaktadır.  

3. Kasım sonu itibariyle 120.000’den fazla sivil- (ağırlıklı olarak kamu personelinin) yanı sıra öğretmen, akademisyen, basın mensubu, polis, asker, sağlık, adalet ve içişleri bakanlığı personeli, yerel yönetimler ve iş dünyası mensupları da ya işten çıkarılmış ya da görevinden uzaklaştırılmıştır. 35.000 civarında vatandaş tutuklanmış ve gözaltına alınmıştır. Uluslararası Af Örgütü işkence rapor etmiştir. İş akitleri feshedilen tahmini 75.000 kişi ile aileleri hükümetten herhangi bir para almamaktadır. 170’den fazla medya kuruluşu, 1.000’den fazla sivil toplum örgütü, sendika konfederasyonu, vakıf ve özel şirketin de faaliyetine son verilmiştir 

4. PKK ve DAEŞ tarafından gerçekleştirilmiş birçok büyük ölçekli terörist saldırıya maruz kaldığından beri, Türkiye’nin güneydoğu bölgesinde durum kötüleşmiştir. ETUC her türlü terörist saldırıyı kınamaktadır. Ancak güneydoğuda güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanımı artmıştır. Birçok seçilmiş temsilci ve belediye başkanı görevlerinden alınmış veya tutuklanmıştır. 

5. İş akitleri feshedilen veya açığa alınan kişiler arasında ETUC’ un Türkiye’deki üyeleri olan TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK ve KESK’den birkaç bin sendikacı da bulunmaktadır. En fazla rakam KESK’ e aittir Özellikle kamu sektöründen olmak üzere toplamda yaklaşık 20.000 sendika üyesinin işten atıldığını veya uzaklaştırıldığını söylemek mümkündür.(ve bunlara FETÖ tarafından kurulmuş olan 2 Konfederasyonun on binlerce üyesi dahil değildir).



6. 23 Temmuz tarihinde 3 aylık bir süre için yürürlüğe giren 20 Temmuz tarihli OHAL Kanunun 4. Maddesi Türkiye’nin taraf olduğu en az üç uluslararası yasal enstrümana aykırı olmasına rağmen daha evvel ki OHAL kararı ile birleştirilerek 3 Ekim tarihinde uzatılmıştır; Avrupa Sosyal Şartı (İş Akdinin Fesh Edilmesi Durumunda Hakların Korunması başlıklı 24. Madde, ILO’nun 158 Sayılı ‘ İş Akdinin Sonlandırılması’ başlıklı Sözleşmesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin ‘Adil Yargılanma Hakkı’ başlıklı 6. Maddesi).

7. Bu kanun hükmünde kararnameler ilk başta Fetullah’çı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) karşı hızlı ve kararlı bir tepki olarak sunulmuş ancak bu kararnameler ile ardından gelen diğerlerinin (28 Kasım itibariyle 10’dan fazla) kapsamı ivedi biçimde sayıları 120.000’i bulacak şekilde diğer terör örgütleri veya bunların destekçilerini içerecek biçimde genişletilmiştir.  

8. Söz konusu arka plan mukabilinde ITUC ve ETUC Türkiye’deki üye 4 konfederasyonu ile istişarede bulunmak kaydıyla Ekim ortalarında Ankara’ya ilk ortak misyon ziyaretinde bulunmaya karar verdi. Amaç, darbe girişiminin ardından Türkiye’deki üye sendikaları etkileyen son gelişmeleri değerlendirmek ve onlarla dayanışma içerisinde bulunmaktı. Ortak delegasyon ILO sözleşmelerinde, uluslararası ve Avrupa şartnamelerinde belirtilen sendikal özgürlüklere ve demokratik değerlere olduğu kadar hukukun üstünlüğüne tam olarak bağlı kalınmasına olan koşulsuz desteğini de yineledi. Türkiye deki 4 Konfederasyon ile birlikte kabul edilen bildiride; sendikalar, başarısız darbe girişiminin binlerce işçinin geçimlerini yıkıma uğratacak veya demokratik hakları sınırlayacak değişikliklere neden olacak şekilde sonuçlanmaması gerektiğinde ısrarcı oldular. 

9. Birçok AB kurumu ve Uluslararası kuruluş o günden beri Türkiye’deki durumun gelişimi ile ilgili çok derin endişe duyduklarını ifade etmiştir; Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri’nin (7 Ekim tarihli muhtırası), Avrupa Komisyonu’nun (9 Kasım tarihli 2016 Türkiye İlerleme Raporu), Fikir ve İrade Özgürlüğü Hakkı üzerine Birleşmiş Milletler Özel Sözcüsü’nün (18 Kasım tarihli raporu), ve son olarak da Avrupa Parlamentosu’nun (25 Kasım tarihli kararı). 

10. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ETUC Sığınmacılara yönelik Ortak Faaliyet Planı konusunda AB-Türkiye arasındaki anlaşmaya son verilmesi için defalarca çağrıda bulunmuş, bunun yerine göçe ilişkin resmi kanalları açmaları, daha bonkör yerleşim planlarını uygulamaya koymaları ve ortak bir göç sistemini kabul etmeleri konusunda Üye Ülkeleri teşvik etmiştir. AB-Türkiye arasındaki anlaşmaya ilişkin değerlendirme hiçbir şekilde Türk insanının sığınmacılara yardım etme isteğinin yargılanması manasına gelmemektedir. Türk insanı cömertliğini göstermiş; sendikalar ve sivil toplum örgütleri ise çoğunluğu Suriye kökenli milyonlarca sığınmacının gelişleri ile başa çıkılmasına yardımda bulunmuştur. 

11. Haliyle bugün esas iddialı konu AB- Türkiye arasındaki diyalogun teşvik edilmesidir. Türkiye’nin AB ve değerlerine sırtını dönmesini önleyecek orta ve uzun vadeli bir strateji ile öngörülebilir bir yaklaşımın ortaya konmasına ihtiyaç vardır. Aksine Türkiye gerekli reformları takip etmelidir.

12. ETUC Türkiye ve Avrupa’daki sendikalar ile genel anlamıyla sivil toplum örgütleri arasında diyalog sağlanması ve bu diyalogun geliştirilmesinin önemini vurgular ve Türkiye’deki üyeleri ile uzun vadeli işbirliğine olan bağlılığını yeniden teyit eder. ETUC yıllardır Türkiye’nin üyeliğini desteklemiştir. Ama yinede bu sadece temel hak ve özgürlüklere saygı gösterildiği sürece mümkündür.




BU NEDENLE

13. ETUC Türk hükümetini aşağıdaki hususların yerine getirilmesi konusunda uyarmaktadır:

a) Olağanüstü hal kapsamında alınan kanun hükmündeki kararnameleri ILO Sözleşmeleri ile AB Şartnamelerine uygun hale getirmek için bir an önce gözden geçirin;

b) Sayıları 120.000’i bulan işten çıkarılan yada açığa alınanların yanında tüm üye sendikalar için insanların gelişigüzel biçimde işten çıkarılmalarına, soruşturulmalarına, eza görmelerine ve tutuklanmalarına adil, tarafsız ve şeffaf yargılanma ve temyize gitme haklarına saygı göstermek suretiyle son verin;  

c) Olağanüstü hal kapsamında alınan kanun hükmünde kararnamelerin yürürlükten kaldırılmasına başlayın; masumiyeti, ferdi suç sorumluluğunu ve buna yönelik cezalandırmayı esas alan, savunma hakkı ile kuvvetlerin eşitliği ilkesini gerekli kılan normal yasama sürecine geri dönüş sağlayın;

d) Acilen tutuklanan ya da açığa alınan masum insanların yakınmalarına kulak vererek, tazmin yoluna gidin;

e) İfade basın ve konuşma özgürlüğünü iade edin; demokratik yapıdaki medya kuruluşları ile dernekleri geri açın;

f) Fikir ve ifade özgürlüklerini kullandıkları için gözaltında tutulanlar da dâhil olmak üzere, cezaevlerine konan sendikacılar ile diğerlerini derhal salıverin; 

g) Özellikle sendikal haklar konusundaki 89 ve 97 Sayılı Sözleşmeler başta olmak üzere ILO’nun temel çalışma standartlarına saygı gösterin ve bunları uygulayın;

14. İnsan hakları, temel özgürlükler ve demokrasi konusunda Avrupa değerlerinin teşvik edilmesinin menfaati gereğince ETUC, 15-16 Aralık tarihli toplantıda 2016 Türkiye İlerleme Raporunu inceleyecek olan Komisyonun yanı sıra AB liderleri ve AB Konseyi Başkanını şu hususları yerine getirmeleri konusunda ayrıca uyarmaktadır;

a) Türk hükümetine geçtiğimiz 6 aylık süreçte temel hak ve özgürlüklerin ihlalindeki hızlı artışı kınayan açık, güçlü fakat yapıcı bir mesaj gönderin. Hukukun üstünlüğünün sağlanması, demokrasi ve adaletin yeniden tesis edilmesi konularında Türk hükümetini uyarın ve AB üyeliğine aday olan bir ülke olması itibariyle Türkiye’ye AB Sözleşmelerine uyması konusunda çağrı yapın;

b) Sadece gerekli olması durumunda AB-Türkiye kabul müzakerelerinin ya da AB-Türkiye ticari ilişkilerinin çağdaşlaştırılmasına yönelik görüşmelerin geçici olarak askıya alınması gibi bir sonraki adımları son çare olarak göz önünde bulundurun;

c) Sorunların çözülmesine yönelik yapıcı diyalog içine girmeleri konusunda tarafları uyarın;

15. ETUC, ITUC ve üye örgütleri ile beraber Haziran 2017’de toplanacak Uluslararası Çalışma Konferansında ILO’nun konu ile ilgili organlarından olası şikâyetleri incelemelerini rica edecektir:

a) Örgütlenme Özgürlüğü Komitesinden;

b) ILO’nun 158 Sayılı Hizmet İlişkisine Son verilmesi konusundaki Standartların Uygulanması Komitesinden;

c) 2017 Haziran tarihinde gerçekleştirilecek Uluslararası Çalışma Konferansından;

16. Buna ilaveten ETUC şunları yapacaktır;

a) Türkiye’deki üyelerinin işbirliği ile Türk sivil toplumu ve ilgili kurumlar ile yapıcı diyalogu yoğunlaştırmak; projeler vasıtasıyla ülkedeki varlığını güçlendirmek;

b) Demokratik olmayan gelişigüzel faaliyetler hususunda Türkiye’nin içinde ve dışında toplumsal farkındalığı yükseltmek;

c) Sendikalar arası bir bilgi ağı tesis etmek, gelişen durumun gözlemlenmesi için ulusal konfederasyonların yanı sıra Avrupa ve Uluslararası federasyonları ilgili bilgi ağına dâhil etmek;

d) Ulusal konfederasyonların yanı sıra Avrupa ve Uluslararası federasyonlardan temsilcileri de içeren yeni bir misyonun Ankara’ya gönderilmesi için hazırlıklara başlamak; ilgili ziyaret 12-13 Ocak için planlanmaktadır.

e) Kanuni takibat sürecindeki üyelere destek verilmesi için bir mali dayanışma fonu kurmak;

f) Avrupa Parlamentosunda olağan üstü hal ve sendikalar üzerindeki etkisi konulu bir özel oturum yapılmasını sağlamak;

g) Birleşmiş Milletler özel sözcüsü ile birlikte çalışmak ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Avrupa Konseyi / İnsan Hakları Komisyon Üyesi ile sendika üyelerinin en iyi biçimde nasıl desteklenebilecekleri hususunda inceleme yapmak; devam eden davalara Uluslararası Barolar Birliği ve Uluslararası Hukukçular Komisyonu üyelerinin katılımlarını sağlamak;

h) Sığınmacıların Türkiye’de ve Avrupa’da toplumla ve işyerleri ile daha hızlı bütünleşebilmeleri için Türkiye’deki sendikalar ile işbirliğine devam etmek;

i) Şayet olağan üstü hal uzatılırsa ulusal üyelerin Türk hükümetine, ülkelerindeki Türk Büyükelçiliklerine ve kendilerinin Türkiye’deki Elçiliklerine mesaj ve mektup göndermelerini teşvik etmek gibi uygulanabilir diğer faaliyetleri planlamak; 

17. Üyelerimizin farklı görüşlerini barındıran mevcut bildiri temelinde ETUC sekretaryası Ocak’ta gerçekleştirilecek ortak misyon konusunda İcra Kuruluna raporlama yapacak olup; gerekli olması halinde üyelerimizle yapılacak müzakerelerin sonuçları ışığında yukarıda belirtilen önlemlere ilaveler yapacaktır.”


ETUC Türkiye Raporu İngilizce'si için tıklayınız..


HABERE AİT GÖRSELLER :

10 Aralık 2016 13:41, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu