ARSLAN: “TAŞERON İŞÇİLERİ KAMUDA KADROLU İŞÇİ OLARAK İSTİHDAM EDİLMELİ

02 Nisan 2016 14:00, Haberler


ARSLAN: “TAŞERON İŞÇİLERİ KAMUDA KADROLU İŞÇİ OLARAK İSTİHDAM EDİLMELİ


Hizmet-İş Sendikamızın Genişletilmiş Başkanlar Kurulu “Taşeron İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşları Bünyesine Atanmaları İle İlgili Gelişmeleri Değerlendirmek” üzere 2 Nisan 2016 tarihinde Olağanüstü Toplandı. Toplantıya Genel Başkanımız Mahmut Arslan da  katıldı.


Başkanlar Kuruluna hitaben bir konuşma yapan Genel Başkanımız Mahmut Arslan, taşeron işçilikle mücadeleyi HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in başlattığına dikkat çekerek, taşeronla mücadeleyi bugünlere getirmenin haklı gururunu yaşadıklarını söyledi.


TAŞERON İŞÇİLİK SİSTEMİNDEN VAZGEÇİLMESİ HAK-İŞ’İN BAŞARISIDIR


Arslan, “Kamuoyunun gündeminde taşeron meselesi yokken biz birçok yerde taşeron örgütlenmesine başladık. Taşeron işçileri için yıllardır mücadele ediyoruz. Bu mücadelemizin sonucunda onlara sendika üyesi olma, toplu iş sözleşmesi haklarından yararlanma, kıdem tazminatı haklarını güvence altına alma vb. birçok  düzenleme yapıldı. Bu düzenlemeler neticesinde başta HİZMET-İŞ Sendikası olmak üzere HAK-İŞ’e bağlı sendikalarda 200 binin üzerinde üye yaptık, bu bir örgütlenme rekorudur” dedi.


Taşeron işçilikle mücadeleyi bir kısım haklar elde edilmesi ve taşeron işçilerin üye yapılmasıyla sınırlı tutmadıklarını, çözüm önerileri geliştirerek modern kölelik sistemi olan taşeron sistemden vazgeçilmesi için modeller geliştirdiklerini kaydeden Arslan, “Taşeron sisteminin iflas ettiğini ve artık sürdürülebilir bir sistem olmadığını ilgili her platformda muhataplarımıza ilettik. Yürüttüğümüz haklı mücadele neticesinde gerek yerel yönetimler ve özel idarelerde gerekse kamuda taşeron sisteminden vazgeçilmiştir” şeklinde konuştu.


YENİ DÜZENLEME TAŞERON İŞÇİLERİ KAZANILMIŞ HAKLARINDAN KOPARIYOR


Başbakanın kamuoyuna açıkladığı şekliyle taşeron işçilerin asıl iş, yardımcı iş ayrımına bakılmaksızın bütünüyle kamuda istihdam edilmesi kararını coşku ile karşıladıklarını, ancak taşeron işçilerinin kamuda nasıl istihdam edileceğine dair alınan kararların kendilerinde büyük bir hayal kırıklığına sebebiyet verdiğini belirten Arslan, şanları kaydetti:


“Bütün taşeron işçilerin kamuda kadrolu işçi olarak atanması baştan beri talebimizdir. 10 yılı aşkın süredir bu talep doğrultusunda mücadele verdik. Ancak bugün getirilmeye çalışılan yeni düzenleme ile taşeron işçiler sendikalarından kopartılmakta, özel sözleşmeli personel adı altında kıdem tazminatı haklarından, serbest toplu pazarlık yapma haklarından, ikramiye ve sosyal haklarından mahrum bırakılmaktadır. Bu düzenlemelere asla rıza göstermiyoruz, bu düzenlemenin asla yanında yer almayacağız. Bizim talebimiz tüm taşeron işçilerin işçi statüsünde kadrolu olmasıdır. Taşeron işçilerin beklentisi de budur. Taşeron işçiler özel sözleşmeli personel statüsünde çalışmak istemiyorlar. Biz tarihsel bir yürüyüşün sonunda bu haklarımızı talep ediyoruz. Bu talebimiz bize bir bağış olarak değil, anayasanın, yasaların, uluslararası sözleşmelerin bize sağladığı bir haktır. Dolayısıyla getirilmek istenen düzenlemenin, statünün tamamen karşısındayız ve onun asla bu uygulamanın içerisinde yer almaması için bundan sonra da çabamızı sürdüreceğiz.”


KADRO DÜZENLEMESİNDE HAK-İŞ’İN ÖNERİLERİNİN DİKKATE ALINMASINI İSTİYORUZ


Her zaman mazlumların, mağdurların, haksızlığa ve adaletsizliğe uğramışların yanında yer alacaklarını ifade eden Arslan, taşeron uygulamasına yönelik düzenlemelerde sosyal diyalog kapılarının kapatılmaması gerektiğini, HAK-İŞ Konfederasyonu olarak sundukları çözüm önerileri ve geliştirdikleri modellerin dikkate alınmasının başta çalışma hayatı olmak üzere Türkiye’nin geleceği için önemli olduğunu söyledi.


Arslan, parlamentonun gündeminde olan özel istihdam bürolarının geçici iş ilişkisi kurması konusundaki yasal düzenlemelere de değindi. Türkiye’deki yapının dikkate alınarak özel istihdam bürolarının beş şekilde geçici iş ilişkisi kurabileceğini baştan beri söylediklerini ifade eden Arslan, eğer üç işçi konfederasyonu bir araya gelebilir ve ortak bir bildiri üzerinde anlaşabilirse ilgili düzenlemenin komisyondan geçtiği şekliyle üzerinde yapılacak değişikliklerde ortak bir mücadele sürdürebileceklerini söyledi. Getirilen önerileri hiçbir zaman işin kolayına kaçarak külliyen reddetmediklerini söyleyen Arslan, önemli olanın ilgili düzenlemeler karşısında uluslararası alandaki uygulamalara bakıp Türkiye şartlarını da dikkate alarak tavır almak olduğunu söyledi.


KIDEM TAZMİNATINDA TÜM EMEKÇİLERİN YARARLANABİLECEĞİ BİR MODEL İSTİYORUZ

 

Arslan, kıdem tazminatı sisteminin sorunlu olduğuna, özel sektörde çalışanların yüzde 90’ının bundan faydalanamadığına da işaret ederek, “SGK’nın 2014 verilerine baktığımızda bir yıl içerisinde 14 milyon işten çıkış bildirgesi vermiş işverenler. Toplam sigortalı işçi sayımız ise 13 milyon 700 bin. Yani bir işçi yılda beş defa işten çıkarılmış. Niye? Kıdem tazminatından mahrum bırakılmak için. Dolayısıyla biz diyoruz ki, var olan kıdem tazminatı sistemini herkesin alabileceği şekilde bir modele dönüştürelim. Kıdem tazminatı konusunda var olan kazanılmış haklarımızı geri götürmeden, herhangi bir hak kaybı olmadan, eksikliklerinin ve yanlışlıklarının düzeltilerek kıdem tazminatından bütün emekçilerin yararlanabileceği bir model istiyoruz” diye konuştu.




 


HABERE AİT GÖRSELLER :

02 Nisan 2016 14:00, Haberler


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu