HAK-İŞ’TEN ITUC ve ETUC’A DARBE MEKTUBU

06 Ağustos 2016 14:00, Basın


HAK-İŞ’TEN ITUC ve ETUC’A DARBE MEKTUBU

“SAYIN ERDOĞAN ÜLKENİN SEÇİLMİŞ LİDERİDİR”

“TÜRKİYE’DE İŞLEYEN BİR DEMOKRASİ VARDIR VE DİKTATÖR BENZERİ YAKLAŞIMLARI ENGELLEYECEK KADAR GÜÇLÜDÜR”

“DÜNYA SENDİKA LİDERLERİNİ TÜRKİYE’YE DAVET EDİYORUZ”


HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut ARSLAN, Türkiye’deki darbe girişiminin ardından yaşanan olaylar konusunda bilgilendirmek amacıyla ITUC Genel Sekreteri Sharan Burrow ve ETUC Genel Sekreteri Luca Visentini’ye hitaben ikinci kez mektup yazdı. 15 Temmuz gecesi, istisnasız olarak sokaklara dökülüp canını hiçe sayarak tanklara direnen Türk halkının tek amacının “demokrasi” olduğunu ve bunun tersi davranışların kabul edilemeyeceğini ifade eden Arslan, “Burada mesele Cumhurbaşkanı Erdoğan değildir. Sayın Erdoğan ülkenin seçilmiş lideridir. Türkiye’de işleyen bir demokrasi vardır ve diktatör benzeri yaklaşımları engelleyecek kadar güçlüdür” dedi.

 

Arslan, ITUC ve ETUC liderleri başta olmak üzere tüm dünyadaki sendika yöneticilerini Türkiye’ye, durumu doğrudan incelemeye davet etti.

 

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut ARSLAN, ITUC Genel Sekreteri Sharan Burrow ve ETUC Genel Sekreteri Luca Visentini’ye hitaben ikinci kez mektup yazdı. Arslan, mektubunda şunları kaydetti:

 

“Sizi Türkiye’deki darbe girişiminin ardından yaşanan olaylar konusunda bilgilendirmek istiyoruz. Ayrıca, başsağlığı dileklerinizden dolayı teşekkür ederiz.

 

Türkiye bir bütün olarak darbeyi reddetmiş, cesurca direnmiş ve 10 saat içinde darbeyi yenmeyi başarmıştır. O gece bir daha hiç kimsenin hatırlamak istemediği bir kâbus gecesidir. Darbenin sözde darbe olarak adlandırıldığını görüyoruz. Bu yaşanan “sözde” bir darbe değildir. Son derece gerçek, acımasız ve barbarca yapılmış bir darbe girişimidir. Bu girişimi bir saldırı olarak adlandırmak daha doğrudur. Fakat darbe başarılı olsaydı darbeci generallerin üzerlerinden çıkan listelerde öldürülecek insanların listeleri bile ele geçirilmiştir.

 

Bizler de bizzat darbe ile karşı karşıya geldik, Ankara ve İstanbul şehir merkezlerinde savaş uçakları ve helikopterlerin ateşine maruz kaldık. Daha önceden de belirttiğimiz üzere, yarısı ağır yaralı olmak üzere 2.150 kişi yaralanmış, 246 kişi şehit düşmüştür. Eğer bu olaya sözde darbe girişimi diyen varsa, ellerindeki delilleri olayın açıklığa kavuşması için uluslararası topluma ve Türk otoritelerine sunabilirler. Herkes youtube gibi birçok linkten darbe girişimine ilişkin videoları izlemiştir.

 

Türkiye riskleri ortadan kaldırmak ve gelecekteki muhtemel darbe girişimlerini önlemek için birleşmiştir. Özellikle Türk Parlamentosu ve tüm siyasi partiler Türkiye sathına yayılmış ve uluslararasılaşmış olan bu terörist örgütün yarattığı riskleri ortadan kaldırmak amacıyla birleşmiştir.

 

Türkiye hukukun üstünlüğü ilkesi ile yönetilen, demokratik bir ülkedir. Olağan üstü hal ilan edilmiştir. Hükümet sözcüsü OHAL’in halka karşı değil, devlete karşı yapıldığı şekilde yenilikçi bir yaklaşım ortaya koymuştur. Hepimiz hükümetin ve devlet yetkililerinin gelecekteki darbelerin engellenmesi, demokrasi, hukukun üstünlüğü, adalet yönünde tedbirlerin alınması ve hak ve özgürlüklere saygı duyulması konusunda adımlar atmasını istiyoruz. Hükümet demokrasi, hukukun üstünlüğü ve adalet yönünde hareket edeceğini, intikam peşinde olmadığını ve konuyla ilgisi olamayan kişileri cezalandırmayacağını belirtmiş ve vurgulamıştır. Bu herkesin ortak kaygısıdır. Hepimiz bunun sıkı takipçisiyiz. İşten çıkartmaların ve açığa almaların hükümetin bu yaklaşımı dâhilinde gerçekleştirilmesini istiyoruz.

 

Türkiye’de gözaltına alınan kişiler konusunda hiçbir yerde işkence ve cinsel saldırı haberleri gelmemektedir. Böyle bir durumun olması asla kabul edilemez. Benzer suçlamalar, Adalet Bakanı tarafından da reddedilmiştir ki bu açıklamaya itimat ediyoruz. Biz de bunun takipçisi olacağız.

 

Hak-İş olarak bizler her zaman demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, açık, liberal ve demokratik toplumun savunucusu olduk.

 

HAK-İŞ olarak, ITUC ve ETUC’un ortaya koymuş olduğu, “darbe girişimi” sorumluları ile ilgili soruşturma ve bu insanların ceza infazlarının hukukun üstünlüğü ilkesi kapsamında gerçekleşmesi fikri konusunda aynı düşünüyoruz.

 

İstisnasız olarak sokaklara dökülüp canını hiçe sayarak tanklara direnen Türk halkının tek amacı ‘’demokrasiydi’’. Bunun tersi davranışlar, tavırlar ve politikalar kabul edilemez. Burada mesele Cumhurbaşkanı Erdoğan değildir. Sayın Erdoğan ülkenin seçilmiş lideridir. Türkiye’de işleyen bir demokrasi vardır ve diktatör benzeri yaklaşımları engelleyecek kadar güçlüdür.

 

Ortaya koymuş olduğu “Türk Halkı ile dayanışma içinde olma ve demokrasinin, insan haklarının ve hukukun üstünlüğünün tesisi” desteğinden dolayı ITUC ve ETUC’a teşekkür ediyoruz.

 

ITUC ve ETUC liderleri başta olmak üzere tüm dünyadaki sendika yöneticilerini Türkiye’ye, durumu doğrudan incelemeye davet ediyoruz.”

 

 

 


HABERE AİT GÖRSELLER :

06 Ağustos 2016 14:00, Basın


© 2016 HAK-İŞ Konfederasyonu