Genel Başkan Salim USL'U'nun Bugün Gazetesi Yazıları     -1-              23.04.2006

 

GELİŞMENİN KAYIP HALKASI

                                                                                                           Salim USLU

                                                   (Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı) 
 

    ''Oku'' kültürüne sahip bir toplumun her sorunun başı olarak ''eğitimi'' görüyor ve tartışıyor olması sizce de bir çelişki değil mi? Eğitim ve öğretim sistemi ciddi olarak planlanıyor mu? Eğitim sistemi iş gücü piyasalarının farklı nitelikte ki insan gücü ihtiyacını karşılıyor mu? Okul eğitimi bireyin iş yapma ve üretme yeteneğini geliştiriyor mu? Genel kapasiteyi geliştirip arz talep dengesine göre esnek geçişlere fırsat veriliyor mu? Eğitim, istihdam ilişkilerinde etkin ve belirleyici bir imaja sahip mi?

    Soru çok, sorun yakıcı olduğu gibi, üstüne üstlük eğitime ilişkin tartışmalar da çözümü daha karmaşık hale getiriyor. Ülkemizde, fikir üretmenin, reform yapmanın en riskli olduğu alan eğitimdir. Eğitime ilişkin reform tartışmalarının her defasında rejim sorunu boyutuna taşınması adeta ulusal saplantımız oldu.

    Geçtiğimiz günlerde Sabancı Üniversitesi ile Eğitim Reformu Girişimi, AÇEV ve A. Doğan Vakfı bir konferans düzenlediler. Eğitimde iyi örnekler konulu konferansa konuşmacı olarak davetliydim. Katılımcı ilgisi ve bilgi düzeyini gördüğümde hem etkilendim hem de düşündüm. Etkilendim, çünkü soruna kafa yoran ve örnek güzellikte pratiklere sahip, yetkin, donanımlı insanlarla tanıştım. Düşündüm, çünkü bu kadar çok insanın gerçek gündemi ile Ankara'nın sanal gündemi örtüşmüyordu. Gerçek eğitimciler daha teknik ve bilimsel boyutta tartışırken, Devletlü kimliğini taşıyanlar maalesef daha politik bir düzeyde kalıyorlardı.

    Eğitim sadece siyaset ve bürokrasi odaklı değil tabii ki. Türk girişimcisi de yanlışın ortaklarından olmuştur. Ne yazık ki işe girmede, kariyer yapmada performanstan çok referans önemsenmiştir. Nitelik, verimlilik, kalite, rekabet ve performans gibi bilgi toplumunun unsurlarını ön planda tutacak bir kararlılığı göstermemiştir.

   Zaten doğru olan değil, kolay olanı seçme alışkanlığı işletme kültürümüzün vazgeçilmezi olmuştur. Türk müteşebbisi başardıklarını ''bireysel başarı''görmekte, başaramadıklarını da ''Devlete ağlama '' gerekçesi yapmaktadır. Rekabeti, kaliteyi, verimliliği ya ucuz iş gücünde ya torpilli teşvik ve ucuz kredilerde ya da ''af''larda aramaktadır. Kayıt dışılık ise rekabetin olmazsa olmazı gibi son çare olarak algılanmaktadır.

   Eğitim sorununu çözümsüzlüğe mahkum etmek, ülkeye, ve geleceğimize en büyük haksızlıktır. Sorun çözümsüz, çözüm de imkansız değildir. Yeter ki duygular ve ideolojiler yerine aklı ve bilgiyi koyabilelim.

   Her bir insanın hayatı boyunca ortalama beş kez iş/meslek değiştirdiği, 7 milyonluk Danimarka ' da yılda 600 bin kişinin meslek değiştirebildiği gerçeğini göz önünde bulundurursak, yatay ve dikey geçişlere uygun altyapı oluşturulmalıdır. Dünya standartlarında, örgün ve yaygın eğitimin ötesinde yeni açılım, kavram ve kurumlara ihtiyaç vardır. Açık öğretim, uzaktan eğitim, ömür boyu eğitim, sanal eğitim, yetişkin eğitimi, meslek kolejleri gibi yeni modellere açık olmalıyız. Sınav sistemi ezberlerin test edilmesi yerine ilgi ve bilgi düzeyini arttırmayı hedeflemelidir. Uluslar arası geçerliliği olan mesleki sertifikasyon sistemi benimsenmelidir.

   Dünya Bankası, eğitim harcamalarımızı Dünya ortalamasının üzerinde ancak eğitim bütçesini hayli düşük bulmaktadır. Özel Dershane, inşaat ve maaş bütçesinin ötesinde gerçek eğitim bütçesi, yeni finans kaynakları ve modellerini de tartışmalıyız.

    Gelişmiş ülkelerin bilgi esaslı ekonomi ve üretim sistemlerine uygun olarak öğretim kurumlarını ve müfredatını organize edememiş olmak Türkiye'nin bir başka kayıp halkasıdır.

   Salim USLU

   Hak-İş Konfederasyonu

   Genel Başkanı

   uslu@hakis.org.tr