AB ile müzakere süreci
geliştikçe bir şeyi daha net görüyoruz ki; sosyal haklar genişletilmeden
Türkiye’nin AB üyeliği hayaldir.
13-14 Temmuz 2006
tarihlerinde Kayseri’de düzenlenen Türkiye-AB 21. KİK (Karma İstişare
Komitesi) Toplantısı’nda bir kez daha görülmüştür ki, Türkiye’nin AB
üyelik müzakerelerinde, daha çok sendikal örgütlenme, grev ve sendikal
hakları ‘öncelikli konu’ dur.
Toplantıda Hollanda’lı
raportör Tom Etty, sunduğu raporda, Türkiye’nin sendikal mevzuatında,
ILO’nun 87 ve 98 Sayılı Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi’ne
aykırı birçok unsurların barındığına işaret etmiştir.
Cenevre’de yapılan ILO 95.
Çalışma Konferansı’nda da sözkonusu sendikal düzenlemelere ilişkin
herhangi bir gelişmenin olmadığı konusunda vurgular yapılmıştır. Zaten, 3
Ekim tarihli Müzakere Çerçeve Belgesi, 2005 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi
ve İlerleme Raporlarında Türkiye’nin eksikliklerinin altı daha net
çizgilerle çizilmişti.
AB müktesebatının Sosyal
Politika ve İstihdam başlıklı 19. bölümünde yapılan tanıtıcı ve ayrıntılı
tarama toplantılarında da ülkemizde sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık
hakları, ikili ve üçlü sosyal diyalog mekanizmalarının oluşturulması ve
bunların demokratik temsil ve katılıma uygun şekilde etkin işletilmesi,
kadınlara fırsat eşitliğinin sağlanması ve ayrımcılığın önlenmesi gibi
konularda mevzuat ve uygulama açısından eksiklikler somut olarak ortaya
çıkmıştır.
ilki 6 Şubat 2002’de
yayınlanan ve bugüne kadar sayısı dokuza ulaşan “AB’ye Uyum
Paket”leri, üyelik sürecinde önemli kilometre taşlarını
oluşturmaktadır.
Uyum paketleri sürecinde
Türkiye’nin ‘Sosyal Paket’e ihtiyacı olduğunu söylemiş ve AB üyelik
sürecinde sosyal mevzuatın uyumunun önemine işaret etmişizdir.
Kayseri’deki 21. KİK toplantısı, bizi bir kez daha haklı çıkarmıştır.
Türkiye’nin AB üyeliğine
salt ekonomik veya siyasal bir proje bakmak eksiktir. Bize göre AB daha
çok sosyal bir projedir. Çalışanların ekonomik ve sosyal hakları, iş
sağlığı ve güvenliği, asgari sosyal destek, sosyal yardım ve fonlar Sosyal
Avrupa’nın önemli gerekçeleridir. Bu hali ile AB, ‘Sosyal Avrupa’
diye tanımlanabilir.
Hazırlanacak yeni bir AB
Uyum Paketi, sosyal içerikli olmalıdır. AB üyelik müzakerelerinde
‘Sendikal ve Sosyal Haklar’ Türkiye’nin yumuşak karnı olarak önümüze
gelecektir.
ILO’nun tespitlerine göre
Türkiye’nin sendikalar, grev ve toplu sözleşmeler, kamu sendikacılığı ve
bir takım diğer konulara ilişkin onun üzerinde temel noktada büyük
eksiklikleri var. Sendikalara getirilen kısıtlamalar, grev yasakları,
sendikacıların yurtdışına çıkışları ve yabancı konuk kabullerindeki bilgi
verme zorunlulukları gibi bir dizi sorunlar bulunmaktadır.
Sendikalar Yasası, Grev ve
Toplu Sözleşme Yasa tasarılarının geniş sosyal taraflarca, sakin ve
telaşsız, bir ortamda, tartışılmalıdır.
AB – TR KİK olarak, ILO’nun
Türk çalışma mevzuatına ilişkin temel itirazlarını, her kurum kendi
önceliklerini öne alarak, hemen her platformda bunları dile getirmeye
devam edeceğiz.
Eğer siz, üzerinizdeki
defoyu gidermez, eksiği tamamlamazsanız, her zaman birileri bunlara işaret
edecektir. Eksiğimizi söyleyene değil, düzeltmediğimiz için kendimize
kızmalıyız.