Genel Başkan Salim USLU'nun Bugün Gazetesi Yazıları     -10-              14.08.2006

 

 

Kamuda Sadece Kafalar Değil, Statüler de Karışık

                                                                                                           Salim USLU

                                                   (Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı)

Son günlerde geçici işçi sorunun çözüldüğüne dair hazırlıksız yapılan açıklamalar tedirginliği büsbütün artırdı. Oysa yapılan, çözüme dair kalıcı hiçbir karar yokken yine umut dağıtmaktan başka bir şey değil.

 

Geçici işçilerin iş güvencesi, verimsizlik, angarya, sosyal güvenlik gibi belediyelerde ve kamuda yapay statülerle yaşadıkları sorunlar, hukuksuzluk boyutuna ulaşmıştır. Hükümetin, sorunu politik duyarlılıkları ve sosyal hukuk devleti sorumluluğuyla ele almasında kamu düzeni açısından zorunluluk vardır.

 

Sözleşmeli, geçici, mevsimlik işçiler ile işçi ve memur tanımının yeniden yapılamamış olması sorunu çok boyutlu biçimde derinleştirmektedir. Kamuda aynı işi yapanların memur, işçi, sözleşmeli ya da geçici gibi farklı statülere tabi olması hakların ötelenmesine, istismara ya da uygulama kargaşasına neden olmaktadır. Yıllardır tartışılmasına rağmen çözümsüzlüğün sürgit devam etmesi sendikal hakların etkin kullanımını da engellemektedir.

 

Kamu kuruluşlarındaki geçici işçiler, işin süresine ve mevsimine bakılmaksızın 15 günden 12 aya kadar değişen sürelerle çalıştırılabilmektedir. Geçicilerin ne kadar süreli çalışacağı ya da yeniden işe çağrılıp çağrılmayacağına dair kurallar olaylara, ilişkilere, referanslara göre her an değişebilmektedir. Yapılması gereken şey, kadroları şişirmek ya da olmayan işler icat etmek değil belirsizlik, keyfilik ve düzensizliği sona erdirmektir.

 

Belediyelerde çalışan geçici işçilerin durumu ise evlere şenlik. Bu işçiler yılın 11-12 ayı çalışıyor, tamamına yakını sendikalı ve toplu iş sözleşmelerinden faydalanıyorlar. Buna rağmen geçici işçilik gibi yapay bir statü nedeniyle her an işten atılma kaygısıyla yaşıyorlar. İşin ilginç bir yanı da belediyelerde 120 bin kadar geçici işçi çalışıyor ve 100 bin kişilik boş kadro bulunuyor.

 

Kamudaki düzensizliğin, keyfiliğin röntgenini çekmeden “11 ay ve daha fazla çalışanları kadroya geçireceğiz” yaklaşımı sorunu ortada bırakmaktan, haksızlığı ve hukuksuzluğu sürdürmekten başka bir şey değildir. Bu durum 1994, 2000 ve 2002 yıllarında yapılan düzenlemelerle, kadro dağıtılmasındaki sübjektif kriterlerin yarattığı adaletsizliği de gidermiş olmaz. Hele IMF bahanesinin arkasına sığınmak, belediye işçilerinin kamu işçisi sayılmadığı gerçeğini değiştirmez.

 

Belediyelerde çalışan geçici işçilerin, kadrolularla aynı koşullarda çalışmalarına ve toplu sözleşmelerden yararlanmasına rağmen sırf hükümet kararnameleri ve vize sorunları nedeniyle farklı bir statüye tabi tutulması, hükümetlerin sorunu ciddiye almamasından kaynaklanmaktadır.Oysa ilave bir finansman yükü söz konusu değil.

 

Kamu kuruluşlarındaki geçici ve mevsimlik işçilerin iş tanımları ile sezon başlama ve bitiş tarihlerinin işletmenin ve hatta iklimin değişen koşullarına göre yeniden belirlenmesi gerekmektedir. 25 bin kişilik Orman İşletmesinde yangın sezonunun ve mevsimlik işlerin süresinin yeniden belirlenmesi; ormandaki geçici işçilerin çalışma sürelerindeki farklılıkların ya da kadrolulara göre geçici işçilik ayrımının neye göre yapıldığının araştırılması gerekir.

 

Hatalı düzenlemeleri tekrarlamadan, işletmenin koşullarına, işin kapasitesine göre norm-kadroların gerçekçi bir biçimde belirlenmesi zorunludur.

 

Hükümetin soruna oldukça müspet yaklaştığını temaslarımızdan biliyoruz. Ancak bürokrasi çarkları her zaman ki gibi sorunu çözmek yerine ezmeyi tercih edebilir.

 

Daha insani, objektif ve adaletli çözüm, sosyal tarafların katkıları ve etkin bir siyasi iradeyle birlikte mümkündür.

   Salim USLU

   Hak-İş Konfederasyonu

   Genel Başkanı

   uslu@hakis.org.tr