Genel Başkan Salim USL'U'nun Bugün Gazetesi Yazıları     -3-           08.05.2006

 

9 Mayıs'ta Doğan AB, Türkiye ile Büyüyecek !

                                                                                                           Salim USLU

                                                   (Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı)

         Her şey o gün başladı…

Barış ve istikrar, demokrasi ve hukukun üstünlüğü üzerine kurulan ve 40 yılı aşkın süredir inişlerle-çıkışlarla ilişkilerimizin devam ettiği bugünkü Avrupa Birliği'nin temelleri, bundan tam 56 yıl önce, 9 Mayıs 1950'de atıldı.

Zamanın Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schumann tarafından AB'nin oluşumuna yol açan, geniş kapsamlı siyasi bir Birliğin kurulmasının ardındaki fikirlerin ilk kez dile getirildiği bu tarih, 1985 Milano Zirvesi'nde alınan kararla her yıl 'Avrupa Günü' olarak kutlanmaktadır. 9 Mayıs bir anlamda AB'nin doğum günü olarak görülmektedir.

Türkiye'nin AB'ye adaylığının tanındığı Helsinki Zirvesi'nden bu yana ülkemizde de kutlanan "Avrupa Günü", 3 Ekim 2005 tarihinde katılım müzakerelerinin resmen başlaması ile bu yıl daha da fazla anlam kazanmıştır.

3 Ekim'de Türkiye açısından önemli bir çapa hayata geçmiş ve engelleri, dolambaçlı yolları olan uzun ve zorlu bir yolculuğa benzettiğim Türkiye-AB ilişkileri çok ileri ve adeta geri dönülmez bir aşamaya gelmiştir.En zor kavşağı geçtiğimizi düşünsek de önümüzde hala çetrefilli bir yol bulunmaktadır.

Bu yol; siyasi, ekonomik, sosyal ve hukuksal alanda önemli uyumsal gelişmelerin, işvereninden, çalışanına tüm toplum kesimlerini yakından ilgilendiren konularda büyük bir demokratik dönüşümün yaşanacağı teknik, yoğun, titiz ve uzun erimli bir çalışmayı gerektiren bir yoldur.

Yakın ve orta vadeli geleceğimiz bu yoldaki sürecin etkisine ve sonuçlarına göre şekillenecektir.Aslında ülke olarak, bu yolda nelerle karşılaşacağımızı, ne yapmamız gerektiğini çok iyi biliyoruz.

Bu süreçle birlikte, demokrasi, örgütlenme ve katılım mekanizmaları, yargı sistemi, bürokrasi ile eğitimden sağlığa, çevreye kadar hayata dair ne varsa her alanda yeni ve çağdaş standartlara kavuşmak için büyük bir değişim ve dönüşüm yaşayacağımızı biliyoruz ve buna hazırız. AB'ye üyelik, toplumumuzun büyük çoğunluğuyla ve tüm kesimleriyle desteklediği bir amaçtır.Bu yüzden bu sürece devletle birlikte sivil toplumun ve bireylerin mümkün olduğunca katılması ve sürecin proaktif olması gerekmektedir.

Bugüne kadarki performansıyla tüm Avrupa ülkelerini hayran bırakan Türkiye'nin bu yoldaki yürüyüşünü başarıyla tamamlayacağına inancım tam.Ancak başarıya ulaşmamız için AB, katılım sürecinde diğer adaylara sağladığı desteği Türkiye'den esirgememelidir.Bu destek, Türkiye'nin atacağı adımları hızlandırıp kolaylaştıracaktır.

Şimdiye kadar hep ülkemizin evrensel standartları yakalamasına katkı sağlayacağı üzerinde durduğumuz bu süreç aslında, Birlik açısından da büyük önem taşımaktadır. Bugünkü Avrupa Birliği'nin temellerini atanların hayal ettikleri barış, refah ve güvenlik içinde demokrasinin hâkim olduğu, çok kültürlü bir Avrupa, kendine özgü tarihe ve zengin kültürel çeşitliliğe, genç ve nitelikli insan kaynaklarına sahip olan Türkiye'nin katılımından kazanç sağlayacaktır.

Türkiye AB'ye katıldığı gün, AB için yeni bir doğum günü olacaktır.

   Salim USLU

   Hak-İş Konfederasyonu

   Genel Başkanı

   uslu@hakis.org.tr