Genel Başkan Salim USL'U'nun Bugün Gazetesi Yazıları     -2-           01.05.2006

 

1 MAYIS

                                                                                                           Salim USLU

                                                   (Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı)

1 Mayıs ile barışmak…

 

1 Mayıs, çalışanların bugünkü kazanımlarına gebelik yapmış bir analık yüceliğini, bir olmanın, iri olmanın, diri olmanın erdemini, inanmanın, direnmenin, dayanışmanın zirvesini ifade ediyor.

İçeriği, anlamı, önemi, gücü sahip olduğu değerlerde saklı olan 1 Mayıs yaklaşırken, toplumumuzun bir bölümünün umarsızlığı, bir bölümünün de korku ve coşku ikilemine sıkışmışlığı can yakıyor. Birbirini anlama ve güvenme yeteneğini kaybetmiş bir toplumsal dağınıklık görüntüsü yaşanıyor. 1 Mayıs üzerinden ötekini köşeye sıkıştırma kurnazlığı dahiyane(!) bir biçimde sergileniyor.

 Oysa ki, biçimselliğe indirgenmiş, yasak ve slogan duvarları arasına hapsedilmiş 1 Mayısları yeni nesillere taşıyamıyor, gençlerin doğru tanıma, anlama ve katkı sunmasına fırsat vermiyoruz. Bu zihin bulanıklığı içinde, değerleri gelecek kuşaklara nasıl taşıyacak, umut ve ufuk zenginliğine sahip gençlerin toplumsal değerlere ilgisini nasıl artıracağız? Toplumsal birikimler, gelenekler, kültürler nasıl oluşacak?

Bireysel ya da toplumsal yetenekler, demokratik olgunluklar ancak özgürlük ortamında gelişir. Önce zihinleri, sonra alanları ve de 1 Mayısları özgür bırakalım!

 Devlet 1 Mayısları özgür bırakmalıdır. Çünkü, 1 Mayısları tatil olmayan AB üyesi tek ülke Türkiye olacaktır. Her yıl yaşanan miting alanı tartışmaları, kimi zaman görülen güvenlik zaafları katılımı zayıflatmakta ve coşkuyu gölgelemektedir.

Medya 1 Mayısları özgür bırakmalıdır. Çünkü, geçmişteki kimi kötü izleri her defasında yeniden hatırlatmak ya da coşku selleri içerisinde damla bile olmayacak görüntülere haber değeri kazandırmak sendrom yaratmakta, verilen mesajlar ıskalanmakta ve 1 Mayıslarla kitlelerin buluşması engellenmektedir.

Örgütler, özgür bırakmalıdır. Çünkü, politik, ideolojik hatta mezhepsel örgütlerin kutlama alanlarını güç gösterisi zemini olarak görmeleri, 1 Mayısa katkı vermekten çok, kullanma alışkanlıkları; emeğe, üretime ve emekçilere hem haksızlık hem de saygısızlık olarak değerlendirilmekte, kitlesel katılımlarda caydırıcı olmaktadır.

Ve son olarak da sendikalar, 1 Mayısları doğru anlamak, doğru takdim etmek ve kitlelerin 1 Mayıslara sahiplenmesini sağlamak zorundadırlar. Yaşanan adres, slogan ya da sıra gibi biçimsel tartışmalardan daha önemli ve öncelikli şeyler vardır. 1 Mayısların etkileri ve mesajları konusunda daha ciddi ve katılımcı olmalı, kamuoyuna karşı daha sempatik argümanlar geliştirmelidirler.

Ortak coşkuya değer verenler, insana ve geleceğe dair umudu olanlar, 1 Mayısa katılıp katkı verelim.

 İnsana ve emeğe saygının gereği olarak Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın TBMM Başkanı, Sayın Başbakan, Sayın Genelkurmay Başkanı, yargı kurumları, siyasi partiler, üniversiteler ve işveren örgütleri alanlara gelmeseler bile, bugün hiç olmazsa mesajlarla emeği yüceltip üretenleri selamlasınlar.  

 Selam; barış demektir.

1 Mayıs’ta dostluk, barış ve Türkiye kazansın.

 

   Salim USLU

   Hak-İş Konfederasyonu

   Genel Başkanı

   uslu@hakis.org.tr