HAK-İŞ
KONFEDERASYONU AB EĞİTİMLERİ
YAYIN:
AVRUPA SENDİKALAR KONFEDERASYONU (ETUC)
KONU:
AVRUPA SOSYAL MODELİ
Orijinal
Metinden Tercüme
Temmuz 2006
Avrupa Sosyal
Modeli
Avrupa Birliği üye
ülkeleri dünyanın diğer yerlerinde farklı olan, toplumun nasıl
örgütleneceği konusunda ortak bir görüş paylaşmaktadırlar. Bu
görüş Avrupa Sosyal Modeli olarak bilinir. Avrupa Sendikalar
Konfederasyonu (ETUC), birçok gelişmenin olmasına ve AB’nin
ideal bir toplumu yakalamaktan çok uzak olmasına rağmen, Avrupa
Sosyal Modelini savunmanın ve güçlendirmenin sadece Avrupa
halkları için değil tüm dünya hakları için hayati önem
taşıdığına inanmaktadır.
Sosyal
Avrupa’nın menşei
İkinci Dünya
Savaşı’nı takiben, Avrupa Liderleri bu kıtanın tarihini
belirleyen milletler arasındaki çatışmaları iyileştirecek bir
çerçeve aradılar. Altı kurucu ülkeden (Altılar), Avrupa Birliği
yakında 27 olacak 25 Üye Devlet ile karar alma ve işbirliği için
yek bir sistem bazında büyüdü.
Avrupa
Topluluğu’nu Kuran Antlaşma (TEC)
temel sosyal hedefleri ortaya koymuştur:
İstihdamın
teşviki, iyileştirilmiş yaşam ve çalışma koşulları... düzgün
sosyal koruma, yönetim ve işçi arasındaki diyalog, ihraca karşı
savaşan ve uzun vadeli bir görüşe sahip insan kaynaklarının
geliştirilmesi.
AB Temel
Haklar Şartı özgürlükler, eşitlik ve
dayanışma, adil çalışma şartları haklarının eklenmesi, sosyal
güvenlik ve sosyal yardım, kadın ile erkek arasında eşitlik ve
toplu pazarlık ve grev gibi sendika hakları üzerine bölümleri
kapsar. Ab sadece yarım yüzyıllık bir barış getirmekle kalmamış
aynı zamanda ekonomik ve sosyal ilerleme de sağlamıştır.
Merkezdeki temel ilke dayanışma ve birleşmedir: yani, ekonomik
büyüme, toplumun herhangi bir bölümünde yer almamalı, tüm
toplumun refahına hizmet etmelidir.
Örneğin İrlanda –
daha önceleri Avrupa’daki en fakir ülkelerden biriydi – her ne
kadar tüm vatandaşlarına refah sağlamada pek başarılı olmasa da
dinamik ve başarılı bir ekonomiye sahip olmak adına AB’den
faydalanmıştır. Benzer büyüme ve gelişme şu an için Doğu
Avrupa’da bulunan bazı yeni AB Üye Devletlerinde de
gözlenmektedir. Sürdürülebilir ekonomik ve sosyal gelişme aynı
zamanda çevreye saygı ve doğal kaynakların akılcı kullanımına da
işaret eder.
Avrupa Sosyal
Modelinin Özellikleri
Sosyal Avrupa’nın
genel hedefi daha eşit bir toplum yaratmak olmalıdır: yoksulluğa
ve yoksulluk ücretlerine son vermek, temel insan haklarını,
hizmetlerini ve her bireyin insanca yaşayabileceği bir geliri
garanti altına almak.
ETUC beş ana öğe
belirlemiştir:
- temel sosyal
haklar, birlik kurma özgürlüğü, grev hakkı, haksız işten
çıkarılmaya karşı koruma, adil çalışma şartları, eşitlik ve
ayırımcılılığın olmamasını da içerir;
- oldukça gelişmiş
evrensel sistemlerden alınan sosyal koruma, ve asgari gelir veya
ilerleme vergilendirmesi gibi refahın yeniden dağıtılmasına dair
tedbirler;
- toplu
sözleşmelere kara verme, işçinin temsil edilmesi ve konsültasyon
hakkı ile sosyal diyalog, ve ulusal ve Avrupa İş Konseyi
Toplantıları;
- örneğin, sağlık
ve güvenlik, çalışma saatlerini sınırlandırılması, tatiller, iş
korunması ve eşit fırsatları içine alan sosyal ve istihdam
düzenlemesi;
- tam istihdamda,
genel menfaat ile ekonomik ve sosyal birleşmeyi sağlamak için
devlet sorumluluğu.
Neden Sosyal
Model Saldırı altındadır?
Küreselleşme
dünyadaki pazarlarda rekabeti arttırmaktadır. Aynı zamanda, son
yıllarda, Ab büyüme oranları beklentiler doğrultusunda
gerçekleşmemiştir. Bu da Avrupa’nın daha rekabetçi bir ortam
içinde güçlü refah tedbirleri ‘lüksünü’ daha fazla devam
ettiremeyeceği yönünde iddiaları beraberinde getirmiştir. AB’nin
Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkeler ile rekabet etmek
istiyorsa, sosyal korumayı bir kenara bırakması ve iş
yönetmeliğini daha kolay hale getirmesi tartışılmaktadır.
Cevaben ETUC, AB
liderlerini işçi hakları ve yaşama koşulları boyutunda ekonomik
reforma karşı uyarmıştır. Avrupa Sosyal Modelinin tehdit altında
olmasına dair korkular, halkın AB’den kuşku duymasına ve Avrupa
Anayasası’nın 2005 yılında Fransa ve Hollanda’da reddedilmesine
sebep olmuştur.
Bir veya birkaç
sosyal model?
Akademik ve siyasi
çevrelerdeki birçok tartışmada tek bir Avrupa Sosyal Modelinden
bahsetmenin mümkün olup olmadığı veya gerçekte örneğin iş
güvenliği ve toplum refahına farklı yaklaşımlar getiren beş
değişik model mi olduğu üzerinde odaklanmıştır.
ETUC uygulamada
bazı değişkenlikler olmakla beraber, Avrupa evriminin altında
ortak hayati değerler ve ilkelerin yattığına inanmaktadır. AB
sosyal ortaklık ilkesi üzerine inşa edilmiştir: herkesin
menfaati için toplumdaki farklı menfaatler arasında fedakârlık.
Sosyal
müktesebatın kabul edilmesinde – Avrupa sosyal politika mevzuatı
– tüm 25 AB Üye Devletleri aynı kurallar çerçevesine imza
atmışlardır. Bu da gelecekteki Avrupa entegrasyonu için hayati
önem taşıyan bir ilerlemedir. AB daha fazla büyümeyi ve mal ve
hizmetler için tek bir iç market ile refaha ulaşmayı
hedeflemektedir; ancak bu durumda herkes için bir level playing
field (tarafların aynı
avantaj ve dezavantajlara sahip olduğu durum) oluşturmak için
bir düzenleme gerektiren tek emek piyasasına da acil ihtiyacı
olduğunu bilmelidir. Aksi takdirde,
bu ’race to the bottom’ (Dibe doğru yarış) diye adlandırılan,
işçilerin düşen standartlar ve çalışma şartlarını yanında artan
rekabetin bedelini ödediği, firmaların ise bilgi ve yeniliğe
yatırım yapmak yerine, çalışma koşullarını düşürerek rekabet
sağladığı bir durum oluşturur.
AB’nin sosyal
mevzuatı, toplumsal dampingden korumak amacı ile minimum
standartların belirtildiği bir önemli güvenlik yaratır.
Bazı Üye
Devletlerin ve özellikle de Kuzey ülkelerinin yüksek büyüme ve
düşük istihdamda daha başarılı oldukları doğrudur. Avrupa
Birliği’nin ‘best practice’ (En iyi uygulama)’lardan ders
almayı; esneklik ve güvenlik
(flexibility & security) kelimelerinin birleştirilmesiyle
oluşturulan ‘flexicurity’ denen yeni bir terim – işler
arasındaki daha büyük mobiliteye aktif refah tedbirlerinin eşlik
ettiği durum – gibi sistemlerin daha geniş çapta uygulanabilir
olup olmadığını incelemeyi
öğrenmesi gerekmektedir.
Sosyal Avrupa =
küreselleşmeye cevap
Sosyal Avrupa
değişim şartları ve sonuçları göğüslemek açısından halklara
yardımcı olan bir çerçeve önermelidir.
Bu bağlamda ETUC,
büyük endüstriyel yeniden yapılanmadan darbe alan işçilerini
desteklemek için Avrupa Komisyonu’nun bir Globalleşme
(Küreselleşme) Ayarlama Fonu (GAF) ile ilgili önerisini
memnuniyet ile karşılamıştır. Ancak ETUC aynı zamanda, mevcut
ayarlama tedbirleri, özellikle de toplu pazarlık uygulamasında
belirtilenler ile herhangi bir karışıklık veya yanlış anlamayı
da bertaraf etmek için GAF’ın sosyal ortaklar ile yakın bir
konsültasyon içerinde uygulanmasında da ısrar etmektedir.
İşçilerin
fazlalığından dolayı emekliye ayrılma durumu ile karşı karşıya
kalan emekçiler önceden çok iyi bilmelidirler ki kendilerine
yeniden eğitim veya başka bir iş bulmaları için zaman
verilecektir. İsveç AB’deki en uzun bildirim dönemlerinden
birini (4 YILLIK tasarruf şartından 6 ay sonra) ve aynı zamanda
dünyadaki en yüksek istihdam oranlarından birini ortaya koyar.
Araştırma, daha önceden uyarı ile kişilerin yeni işleri daha
kolay bulduklarını ispat etmektedir. AB bilgi ve konsültasyon
mevzuatı ve Avrupa İş Konseyi Toplantıları ile iş yerlerindeki
gelişmelerle ilgili işçiler temas halinde tutulmalıdır.
4 yıllık
çalışma tasarrufu olan işçi için toplu işten çıkarma halinde
bildirim süreleri
|
Danimarka
|
4 ay |
|
Avusturya
|
2 ay |
|
Belçika |
4 ay |
|
Finlandiya |
2 ay |
|
Fransa |
2 ay 20
gün |
|
Almanya |
2 ay |
|
İtalya |
2,5 ay |
|
İsveç |
6 ay |
|
İngiltere
|
3 ay |
Uygun menfaat
sistemleri işçilerin değişikliklere direnmekten ziyade yapıcı
olarak cevap vermelerini sağlar.
Yüksek sosyal
standartlar ekonomik performansı arttırır
Hali hazırda
Avrupalı işçiler dünyadaki en üretken olanlar arasındadır ve bu
durum da güçlü sosyal koruma politikaları olan Üye Devletlerde
doğrudur. Alman işçi saat başı üretkenliği ABD ortalamasına
yakındır; Fransa ve Belçika da bundan çok geride değildirler.
Yakın tarihte
yapılan bir Dünya Bankası Anketinde, 11 AB milleti, özellikle
Kuzey Denizi ve Baltık Ülkeleri olmak üzere dünyadaki en
rekabetçi 30 ülke arasında yer aldılar. Danimarka en büyük
ekonomik refah, en yüksek istihdam oranı ve sosyal korumaya
yapılan en yüksek yatırım ile AB’de liste başı geliyordu,
işsizlik oranı sadece %5 idi ve emeğin %80’i sendika üyesiydi.
Bu durumda AB-25’in aynı zamanda en geniş küresel ticaret bloğu
olması ve dünya ihracatındaki payını artırması şaşırtıcı
değildir. Son beş yıl içerisinde Çin’e ihraç %87 oranında
gerçekleşmiştir.
İş
organizasyonundaki reform sürecine çalışanlarını da dâhil eden
şirketler yenilenme ve üretim performansı aççısından ektiklerini
biçiyorlar. Almanya’da, modernize edilmiş olan imalatçı firmalar
rakiplerine kıyasla %8-30 emek üretkenlik avantajı elde
etmişlerdir.
Aile
sorumlulukları olan kişilerin, özellikle de kadınların emek
piyasasında tam bir rol oynamalarını sağlayacak tedbirler,
kişilerin hayat kalitelerini de iyileştirerek aynı zamanda
ekonomik katkılar da sağlayacaktır. AB üniversiteleri
mezunlarının %56’sını şu an için kadınlar teşkil etmektedir, o
halde bilgilerini ve becerilerini emek piyasasında
kullanmalarını sağlamak önemlidir.
Refahın yeniden
dağıtılması
Yoksullukla
savaşan ve refahın yeniden dağıtımına dair aktif politikalar,
dünyanın diğer yerlerine nazaran Avrupa’da yüksek derecede
eşitliğe çok katkıda bunmaktadır. (aşağıdaki şekle bakınız).
Düzenlenmemiş bir serbest piyasada, nüfusun %30’u yoksulluk
riski taşıyacaktır (OECD tahminleri). Sosyal transferler, ABD’de
%20-25 civarında kalan bu rakamları %10-15’e indirmektedir.
Rakamlar durumu
anlatıyor
Her ne kadar ABD
yüksek sosyal mobilite, yoksul kişilerin durumunun
iyileştirilmesi ile ünlü olsa da, gerçekler tamamen farklı bir
tablo ortaya koyuyor. Örneğin, ABD’Deki yoksul ailelerin
çocuklarının %40’ı, AB’de %25–30 olan bu rakam düşünüldüğünde,
bu yoksulluğun içinden çıkamıyorlar. Amerika Birleşik
Devletlerinde yoksullukta yaşayanların sayısı her yıl 1 milyon
artıyor.
Bilginin Değeri
Avrupa hiçbir
zaman ödemeleri keserek ve çalışma koşullarını gerileterek Çin
gibi gelişmekte olan ülkeler ile rekabeti ümit edemez- ödeme
alanı çok geniştir. Öyleyse AB yüksek beceri, bilgiye dayalı
ekonomi ile yapabileceği en iyi üzerinde odaklanmalıdır. Bu da
araştırma ve yenilenmeye yatırım, daha yüksek kaliteli işlerin
yaratılması ve işçilerin bu işleri yerine getirebilmeleri için
becerilerinin olmalarını sağlamak anlamına gelmektedir. Yaşam
boyu öğrenme hayati önem taşıyan bir unsurdur. 2002’de Avrupa
sosyal ortakları yaşam boyu öğrenmeyi geliştirmek için çerçeve
yasalar üzerinde anlaşmışlardır.
Değişen bir
Toplum
Daha iyi sağlık
hizmeti ve sosyal koruma Avrupa’ya yaşam süresini uzatmada en
önemli hedeflerden birini elde etmesinde yardımcı olmuştur.
Ancak bu, 2030 yılı itibarı ile 55 yaşın üzerinde tahmini 24
milyon daha fazla işçisi olacak yaşlanan bir toplum için bazı
sorunları beraberinde getiriyor. AB tercih etmeleri halinde daha
iler yaştaki kişilerin işlerinde kalmalarını ve
emekliliklerinden sonra rahat ve insanca bir yaşam sürmelerini
sağlamak için yollar bulmalıdır. Avrupa’nın aynı zamanda AB
ekonomisi için taşıdıkları hayati önemi artmakta olan seyyar ve
göçmen işçilerin de güvenliğini garanti etmeye ihtiyacı vardır.
Sosyal Diyalog:
üretken bir faktör
Ekonomik büyümeyi
alı koymaktan uzak olan sosyal diyalog, işçilerin moralini
artırarak ve onlara yaptıkları işte daha fazla kontrol vererek
yenilenme ve üretkenliği artırmaktadır.
Sosyal ortaklar
arasındaki Avrupa düzeyindeki diyalog, yönetim ve işgücü
arasındaki bilgi ve konsültasyon ile sınır ötesi şirketler
arasında gerçekleşen EWC’ler (Avrupa İş Konseyi Toplantıları)
Avrupa Sosyal Modelinin önemli hususlarıdır. Politika
yapıcıların işçi haklarının becerili ve yenilikçi işgücü
yaratmaya yardımcı olduğunu anlamaları gerekmektedir.
Küresel bir
sorumluluk
Avrupa Sosyal
Modeli, ekonomik ve sosyal ilerlemenin eşit öncelik getirdiği ve
uygun iş ile sosyal korumanın yoksullukla ve sosyal dışlanma ile
savaştığı, sosyal adalet ve dayanışmaya dayandığı bir toplum
için dünyanın geri kalanına bir örnek teşkil etmektedir. İşte bu
nedenle Sosyal Avrupa’nın başarısı sadece Avrupa vatandaşları
için değil, aynı zamanda diğer ülkelerdeki doğru ve adil siyasi
sitemlerin geliştirilmesi için de önem arz etmektedir.
(Sosyal
Transferlerden önce ve sonra yoksulluk riski)

(Transferden
önce
Transferden
sonra)
Faydalı
linkler:
ETUC
websitesi:
http://www.etuc.org./
Daha fazla bilgi
için lütfen irtibat kurunuz: Patricia Grillo, Basın ve İletişim
Şefi
Tel: + 32 (0)2
2240430, Mobile: +32 (0)477 770164, pgrillo@etuc.org
Pencereyi Kapat